9 Ekim 2026 - 25 Rebiü'l-Ahir 1448 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İbrahim Suresi 3. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Erdoğdu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elleżîne yestehibbûne-lhayâte-ddunyâ ‘alâ-l-âḣirati veyesuddûne ‘an sebîli(A)llâhi veyebġûnehâ ‘ivecâ(en)(c) ulâ-ike fî dalâlin ba’îd(in)

Onlar dünya yaşayışını ahiretten üstün tutup severler, halkı Allah yolundan menederler ve o yolu eğriltmek isterler. Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.

(Ki onlar) Dünya hayatını sevip ahirete tercih ederek (zalim ve bâtıl yönetimleri destekleyenve insanlarıaldatıp) Allah yolundan çeviren ve onun (İslamgerçeğinin) eğrilmesini (yanlış ve eksik öğretilmesini ve istismar edilmesini) isteyen, işte onlar (bu yüzden de sinsi ve) derin bir sapkınlık içine düşen kimselerdir.

Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip, ahirete tercih ederler ve başkalarını Allah'ın yolundan çevirip, o yolu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte onlar çok uzak ve derin bir sapıklık içerisindedirler.

Kâfirler, dünya hayatını âhirete, ebedî yurda tercih edenler, insanları Allah yolundan, İslâm'a girmekten alıkoyanlar, İslâmî hayatı yaşamaya, İslâmî faaliyetlere engel tedbirler alanlar, Allah yolunda tezat, tenakuz ortaya çıksın isteyenler, bu beklenti içine girenlerdir. İşte onlar tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindedirler.

bk. Kur’an-ı Kerim, 2/257; 57/9.

Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder, (başkalarını) Allah'ın yolundan alıkoyar ve onda çarpıklık ararlar. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.

Onlar, o kimselerdir ki, dünya hayatını ahiret üzerine tercih edip severler; Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Onlar ki, ahiret hayatına karşı dünya hayatını severek tercih ediyorlar. (İnsanları) Allah’ın yolundan saptırıyorlar. Onu eğri büğrü görmek istiyorlar. İşte onlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.

O kâfirler, dünya hayatını âhirete tercih ederler, Allah yolundan alıkoyarlar ve onun yolunu eğri göstermek isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Dünya dirliğini, ahret dirliğine üstün tutanlar, Allahın yolundan yüz çevirenler, yolu da eğriltmek istiyenler, işte bunlar, en batak sapkınlıkta

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Dünyâ hayâtını âhiret hayâtına tercîh idenler, insânları Allâh yolundan ayıranlar, eğri yollara sapdırmak isteyenler derin bir dalâletdedirler.

Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir; işte onlar derin bir sapkınlık içindedirler.

Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.

Onlar, o kimselerdir ki dünya hayatını ahirete tercih ederler, (insanları) Allah'ın yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.

Onlar ki Dünya hayatı sever, Âhırete tercih ederler de Allah yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler, işte bunlar çok uzak bir dalâl içindedirler

Onlar, dünya hayatını âhirete tercih ederler. (İnsanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, Dünya hayatını Âhiret hayatına tercih ederler. Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

Ki onlar dünyâ hayaatını âhiretden üstün (tutub) sevenler, (insanları ve birbirini) Allahın yolundan alıkoyanlar, onu (o yolu) eğriliğe çevirmek isteyenlerdir. İşte onlar (hakdan) uzak bir sapıklık içindedirler.

Onlar ahirete karşı dünya hayatını severler. Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler. İşte onlar derin bir sapkınlık içindedirler.

[3/78; 76/20; 11/19]

Onlar ki, dünya hayâtını (severek) âhirete tercîh ederler;(2) (insanları) Allah yolundan çevirirler ve ona (o yola) bir eğrilik (bulmak) isterler. İşte onlar, (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.

(2)“Âkıbeti (işin sonunu) görmeyen ve bir dirhem (azıcık) hâzır lezzeti, ileride bir batman (kilolarca)lezzetlere tercîh eden hissiyât-ı insâniye (ins... Devamı..

Onlar ki, dünya hayatını (severek) ahirete tercih ederler; (insanları) Allah yolundan çevirirler de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, (doğru yoldan) çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Ahiret hayatına karşılık dünya hayatını sevmek isteyenler ve Allah’ın yolunda eğrilikler arayarak, insanları O nun yolundan çevirip alıkoyanlar, çok uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.

O Kimseler ki bu dünya yaşayışını öbür dünya yaşayışından üstün tutarlar, insanları Allah’ın yolundan alıkoyarlar, bu yolu iğriltmek de isterler, işte bunlar büyük bir sapkınlık içindedirler.

Onlar ki dünya diriliğini âhirete tercih edip nâs/ı Allah yolundan alıkorlar, o yolu eğriliğe çevirmek isterler [⁴]. İşte onlar Haktan uzak bir sapıklıktadırlar.

[4] Tanrı yoluna eğri büğrü derler.

Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyarlar ve o yolu kötü/eğri gösterirler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve bu yolu eğri göstermeye yeltenirler. İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, âhirete karşılık şu gelip geçici dünya hayatını tercih eden, insanları Allah’ın yolundan alıkoyan ve sinsi propagandalarla hakîkati çarpıtarak bu yolu halkın gözünde kötü ve eğri göstermeye çalışan kimselerdir. İşte bunlar, derin bir sapıklık içindedirler. Bu kâfirler, Kur’an’ın Arapça olmasına itiraz edecek olurlarsa, şunu iyi bilsinler ki:

Âhiret’e Dünya Hayatı’nı tercih edenler, Allah’ın yolundan alıkoyanlar ve ona eğrilik arayanlar!
İşte onlar uzaklaştıran bir sapkınlık içindedir.

Vay dünya hayatını ahrete tercih edenlere! Vay Hak yolcusunu yolundan edenlere, vay basiti karmaşık hale getirenlere! Aslında onlar, büyük bir yalnızlık bunalımı içerisindedirler.

Bir deneme, bir imtihan hayatı olarak yaşadıkları dünya hayatını asıl kabul edip, kendilerini dünya hayatına adayıp, asıl hayatları olan ahiret hayatını unutanlar. Ahiret hayatları için hiçbir hazırlık yapmayanlar. İnsanları Allah’ın yolundan ayırıp, Allah’ın yasalarına karşı çıkanlar. Allah’ın yolunu eğriltmek, yasalarını çıkarlarına göre kullanmak isteyenler. Büyük bir sapıklık içindedirler.

Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder; [*] Allah yolundan alıkoyar ve o (yol)un eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedir.

Benzer mesajlar: Tevbe 9:23; Nahl 16:107; Fussilet 41:17.

(Çünkü) onlar dünya hayatını âhiret hayatından çok severler, (insanları) Allah’ın yolundan çevirirler ve onu çarpıtmak¹ isterler. İşte onlar (haktan çok) uzak bir sapkınlık içerisindedirler.

1 Allah’ın dinini kendi keyiflerine göre tanımlarlar, doğruya eğri derler.

Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip ² onu ahiret [düşüncesine bütünüyle] yeğ tutarlar; ve başkalarını Allah’ın yolundan çevirip onu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte çok derin, onulmaz bir sapıklık içinde olan, böyleleridir.

2 Zemahşerî ve Râzî’ye göre, yestehibbûn fiil formunun yukarıdaki anlam akışı içindeki asıl anlamı budur -yani, insanın bütün duygularına ve duyarlığı... Devamı..

O kâfirler dünya hayatını ahirete tercih ederler,1 insanları Allah’ın gerçek dininden saptırırlar ve O’nun yolunu eğri büğrü göstermeğe çalışırlar.2 İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.3, 12/200, 11/15-16, 17/18-19, 42/20, 211/18-19, 47/1, 32/16-174-175, 3/164, 62/2

Onlar ki, sevgilerini dünya hayatına hasrederek onu âhirete tercih ederler; başkalarını da Allah yolundan çevirirler; dahası o (yolu) çapraşık ve dolambaçlı göstermeye çabalarlar. İşte onlar, derin bir sapıklığa gömülmüşlerdir.[¹⁹⁸⁵]

[1985] Krş: 7:45, 86; 11:19. Allah’ın dosdoğru yolunu eğri büğrü, çapraşık ve dolambaçlı göstermenin her türünü kapsar. Bunun bir türü cepheden saldır... Devamı..

O kafirler ki, dünya hayatını ahirete tercih ederler, (halkı) Allah yolundan alıkoymaya çalışırlar ve o yolu bozmaya yeltenirler. İşte onlar (doğru yoldan çok) uzak bir sapıklık içindedirler. (Onların artık kurtuluş yolunu bulmaları mümkün değildir)

O kimseler ki dünya hayatını severek onu ahirete tercih ediyorlar. Allah yolundan engelleniyorlar ve onu eğriltmeye / eğriymiş gibi göstermeye çalışıyorlar. İşte onlar (doğrudan) uzak bir sapıklık içindeler.

Onlar dünya hayatına, ahiret hayatından fazla değer veriyorlar. (İnsanları) Allah’ın yolundan çevirmeye (çalışıyorlar) ve (o yolu) eğri ve çelişkili göstermek istemektedirler. İşte bunlar pek derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar ki, dünya hayatını ahiret üzerine seve seve tercih ederler ve Allah'ın yolundan çevirirler ve onun için eğrilik isterler, işte onlar pek uzak bir sapıklıktadırlar.

1, 2, 3. Elif, Lâm, Râ. Bu, Rab'lerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, azîz ve hamîd (üstün kudret sahibi ve her işi övgüye lâyık olan) Allah'ın yoluna, göklerde ve yerdeki her şeyin sahibinin yoluna insanları çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Kendilerini bekleyen o çetin azaptan ötürü vay o inkârcıların hallerine! Vay onlara ki, âhirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı âhirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler. [2, 257; 57, 9]

Kâfirler, Allah’ın rızasına tâbi olmayıp, Allah’ın dininin kendilerine tâbi olmasını isterler. Bu din, bütün örf, âdet, gelenek ve alışkanlıklarını do... Devamı..

Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yoluna engel olur ve onun eğrilmesini isterler. İşte onlar,derin bir sapıklık içindedirler.

Dünyâ hayâtını âhirete tercîh idüb sevenler Allâh'ın yolunı bağlayub nâsı men' idenler ve halkı eğri yola çevirmek isteyenler hakdan uzak dalâletdedirler.

Onlar, dünya hayatını Âhiretten çok seven, çarpıtma yaparak Allah’ın yolundan uzaklaşma/uzaklaştırma peşinde olan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.

Onlar dünya hayatını ahiretten daha çok severler, Allah'ın yolundan alıkoyup, onun eğri büğrü olmasını isterler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, halkı Allah'ın yolundan alıkoyan ve o yolu eğri göstermeye çalışanlardır. İşte onlar pek derin bir sapıklık içindedirler.

Onlar ki sefil ve iğreti hayatı âhirete tercih ederler ve Allah yolundan alıkoyup o yolu eğri-büğrü yapmayı isterler. İşte bunlar, dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.

Chunki ular o‘‎tkinchi dunyo hayotini oxiratdan afzal deb biladilar va odamlarni Allohning yo‘‎lidan qaytaradilar hamda uni qing‘‎ir qilishni istaydilar.

anlar kim severler yaķın dirliġi āħiret üzere daħı yıġarlar Tañrı yolından daħı isterler anı egrilıķ iken şunlar azġunlıķ içindedür ıraķ.

Anlar kim severler yaḳın dirligi āḫiret üzere. Daḫı yıġarlar Tañrı yolın‐dan. İsterler egrilikler, anlar azġunluḳ içindedürler.

O kəslər ki, dünyanı (fani dünya malını) axirətdən (axirət ne’mətlərindən) üstün tutur, (insanları) Allah yolundan döndərir (islam dinini qəbul etməyə mane olur) və o yolu əyri hala salmaq istəyirlər. Onlar (haqq yoldan) azıb uzaq düşmüşlər.

Those who love the life of the world more than the Hereafter, and debar (men) from the way of Allah and would have it crooked: such are far astray.

Those who love the life(1873) of this world more than the Hereafter, who hinder (men) from the Path of Allah and seek therein something crooked: they are astray by a long distance.

1873 The Unbelievers are here characterised in three ways: (1) they love this ephemeral life and its vanities more than the true Life which goes into ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.