27 Ekim 2021 - 21 Rebiü'l-Evvel 1443 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 8. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İż kâlû leyûsufu veeḣûhu ehabbu ilâ ebînâ minnâ venahnu ‘usbetun inne ebânâ lefî dalâlin mubîn(in)

Hani onlar, Yusuf'la kardeşi demişlerdi, babamıza bizden fazla sevgili ve bizse birbirini tutan ve daha kuvvetli bulunan bir topluluğuz. Şüphe yok ki babamız, yanlış bir yol tutmuş.

(Hz. Yakub’un; oğlu Hz. Yusuf’a beslediği derin ve engin muhabbeti zaman zaman açığa vurması, üvey kardeşlerini kıskandırıp fesada sürüklemiş) Ve o vakit onlar şöyle demişlerdi: “Yusuf ve (öz) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden fazla sevgili (ve değerlidir). Oysa biz birbirini destekleyen daha kuvvetli ve becerikli bir ekibiz. Babamız, açık bir şaşkınlık ve yanlışlık içindedir.”

Bir vakit Yûsuf'un kardeşleri, kendi aralarında şöyle konuşuyorlardı: “Sayımız bu kadar çok, güçlü bir gurup olduğumuz halde bile, Yûsuf ve kardeşi Bünyamin babamızın yanında, bizden daha sevimli gözüküyor. Gerçek şu ki, babamız açık bir yanılgı içerisindedir.”

Hani kardeşleri:
“Yûsuf ve kardeşi Bünyamin babamızın iki sevgili oğulları. Bizden ilerdeler. Bizse güçlü ve tutkun bir cemaatiz. Babamız bu iki kardeşimize aşırı sevgisi sebebiyle bir sevgi sarhoşluğu içinde.” dediler.

(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz dayanışma içinde, güçlü bir cemaatiz. Şüphesiz babamız apaçık bir yanılgı içindedir.

Onlar şöyle demişti: 'Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren (tutan) bir topluluğuz. Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir.'

Kardeşleri aralarında şöyle demişlerdi: “- Yûsuf ve (ana baba bir) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz, kuvvetli bir topluluğuz. Doğrusu babamız açıkça yanılmadadır.”

Hani onlar: “Biz, on güçlü erkek kardeş olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi, babamız yanında bizden daha çok seviliyorlar. Şüphesiz babamız apaçık bir yanlış içindedir.”

Kardeşleri dediler ki: “Yûsuf ile kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanılgı içindedir.”

Hani onlar demişlerdi: «Yusuf ile öz kardeşi, babamızca bizden daha sevgili, biziz toplu bir dernek, babamız açıkça sapıtmış, gerçek»

(Kardeşleri) şöyle demişti: “Biz güçlü bir grup olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde bizden daha sevgilidir. Doğrusu, babamız (bu konuda) apaçık bir yanılgı içindedir.”*

Yûsuf’u birâderleri beynlerinde "Pederimiz Yûsuf ile Bünyamin’i bize tercîh idiyor halbuki biz ânlardan daha kuvvetliyiz bu âşikâr bir dalâletdir." didiler.

Kardeşleri demişlerdi ki: "Yusuf ve özkardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir."

Kardeşleri dediler ki: “Biz güçlü bir topluluk olduğumuz hâlde, Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.”[283]*

(Kardeşleri) dediler ki: Yusuf'la kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir.  *

(Kardeşleri) demişlerdi ki: "Babamız, Yusuf ve (öz) kardeşini bizden daha çok seviyor, biz ise çoğunluğuz. Babamız açıkça yanlış bir tutum içindedir.

Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."

Zira dediler ki her halde Yusüf ve biraderi babamıza bizden daha sevgili, biz ise müteassıb bir kuvvetiz, doğrusu babamız belli ki yanılıyor

Hani: “Çok sayıda kardeş olduğumuz halde, babamız, Yûsuf ve kardeşini¹ bizden daha çok seviyor. Doğrusu babamız apaçık bir yanılgı içindedir.” demişlerdi.*

Hani onlar (o kardeşler) şöyle demişlerdi: «Yuusufla biraderi babasının yanında muhakkak bizden daha sevgilidir. Halbuki biz. (birbirimizi destekleyen kuvvetli) bir cemâatiz. Babamız her halde açık bir yanlışlık içindedir».

O zaman (kardeşleri) demişlerdi ki: “Gerçekten Yûsuf ve (öz) kardeşi(Bünyâmin),(2) babamıza bizden daha sevgilidir; hâlbuki biz birbirine sıkı sıkıya bağlı bir topluluğuz (faydamız daha çoktur). Muhakkak ki babamız, apaçık bir hatâ içindedir.”*

Yusuf’un büyük kardeşleri “Biz yetişkin ve güçlü bir gurubu oluşturduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevimliler. Babamız bu konuda açıkça yanlış davranmakta (dalalet içinde) dir.”

Bir gün Yusuf’un kardeşleri dediler: "Besbelli ki babamız Yusuf ile kardeşini bizden çok seviyor. Oysaki çokluk bizde. Doğrusu babamızın tuttuğu yol çok yanlıştır."

Hani kardeşleri aralarında demişlerdi: Yusuf ve ana baba bir kardeşi babası yanında bizden daha sevgilidir. Halbuki biz çoğuz [⁴], babamız dünya işinde her halde açık bir surette şaşırmıştır.*

Hani onlar, “Biz, güçlü bir topluluk olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidirler. Doğrusu babamız apaçık bir şaşkınlık içindedir” demişlerdi.

Hani Yûsuf’un kardeşleri, kendi aralarında konuşurlarken diyorlardı ki: “Yûsuf ile öz kardeşi Bünyamin, babamızın gözünde bizden daha kıymetli. Oysa onlar iki küçük çocuk, biz ise hem güçlü kuvvetli, hem de on kişilik kalabalık bir topluluğuz. Doğrusu babamız, apaçık bir yanılgı içerisinde.”

Dediler ki:
-“Biz birbirine tutkun bir kuvvet iken, elbette Yûsuf ve kardeşi bizden babamıza daha sevgili!
Babamız, açık bir şaşkınlık içindedir”.

Hani (kardeşleri) şöyle demişlerdi: “Biz (kalabalık) bir topluluk olmamıza rağmen Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Şüphesiz ki babamız apaçık bir şaşkınlık içindedir. [*]*

(Bir zamanlar Yûsuf’un kardeşleri): “Yemin olsun ki Yûsuf ve kardeşi¹ babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz daha çoğuz² ve gerçekten babamız, tam bir hata içerisindedir.” dediler.*

BİR VAKİT [Yusuf'un kardeşleri kendi aralarında şöyle] konuşuyorlardı: “Sayımız bu kadar çok olduğu 12 halde bile, Yusuf ve kardeşi [Bünyamin] babamızın gözünde daha değerli/daha sevgili; gerçek şu ki, babamız açık bir yanılgı içerisinde!” 13

Hani bir zamanlar kardeşleri: “Biz sayıca kalabalık olduğumuz halde niçin Yusuf ve kardeşi babamızın gözünde bizden daha kıymetli? Doğrusu babamız yanlış bir tutum içinde.” demişlerdi. 2/249, 9/25

HANİ bir zaman da (Yusuf’un kardeşleri) şöyle demişti: “Biz kalabalık olduğumuz hâlde, babamız için Yusuf ve kardeşi bizden daha sevimli ve gözde; bu da gösteriyor ki babamız açık bir yanılgı içerisindedir.”[1830]*

O vakit ki, demişlerdi: «Elbette Yusuf ile kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki, biz birbirine bağlı kuvvetli bir cema-atiz. Şüphe yok ki bizim babamız, elbette apaçık bir hata içindedir.»

8, 9. Hani onlar, (aralarında şöyle konuşmuşlardı): “Yusuf ile öz kardeşi, babamıza daha sevimli geliyor. Oysa biz daha güçlü bir grubuz. Pek belli ki babamız bu işte yanılıyor. Yusuf'u öldürün yahut onu uzak bir yere atın ki babanızın sevgi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tövbe ederek salih kimseler olursunuz, babanızla münasebetleriniz düzelir, işiniz yoluna girer. ”*

(Kardeşleri) demişlerdi ki: "Yusuf ve (öz) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir!"

Bir gün kardeşleri şöyle dediler: “Babamızın Yusuf’u ve öz kardeşini bizden çok sevdiği açık. Oysa biz bir aileyiz. Babamız gerçekten açık bir sapkınlık içinde.”

Kardeşleri:-Biz bir aile olduğumuz halde babamız Yusuf'u ve kardeşini daha çok seviyor. Doğrusu babamız açıkça şaşkınlık içinde, demişlerdi.

O zaman kardeşleri demişti ki: “Yusuf ile kardeşini(3) babamız bizden çok seviyor. Oysa biz güçlü bir topluluğuz; babamız ise açık bir şaşkınlıkta.*

O vakit onlar şöyle demişlerdi: "Yûsuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevimli, bu bir gerçek. Ama biz de birbirini her hal ve şartta destekleyen bir ekibiz. Şu da kuşkusuz ki, bizim babamız, inkâr edilemez bir şaşkınlık içindedir."

ol vaķt kim eyittiler “yūsuf daħı ķarındaşı ya'nį įbn-i yāmin sevgülürekdür atamuza bizden daħı biz cemā'atuz bayıķ atamuz azġunlıķ içindedür bellü.”

Ol vaḳt ki eydürler biri birine: Yūsuf‐ıla ḳardaşı sevgülü midür bizümatamuz[a] bizden? Ḥāl budur ki bir cemā‘at‐biz. Taḥḳīḳ bizüm atamuz uluazġunluḳ içindedür.

Bir zaman (Yusifin qardaşları öz aralarında) belə demişdilər: “Biz (bir-birimizə bağlı, sayca çox, güclü) bir dəstə olduğumuz halda, Yusif və onun (atabir-anabir) qardaşı (Bin Yamin) atamıza daha əzizdirlər. Həqiqətən, atamız açıq-aşkar səhv edir!”

When they said: Verily Joseph and his brother are dearer to our father than we are, many though we be. Lo! our father is in plain aberration.

They said: "Truly Joseph and his brother are loved more by our father than we: But we are a goodly body!(1639) really our father is obviously wandering (in his mind)!*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.