26 Temmuz 2021 - 16 Zi'l-Hicce 1442 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 50. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vekâle-lmeliku-/tûnî bih(i)(s) felemmâ câehu-rrasûlu kâle-rci’ ilâ rabbike fes-elhu mâ bâlu-nnisveti-llâtî katta’ne eydiyehun(ne)(c) inne rabbî bikeydihinne ‘alîm(un)

(Bu aydınlatıcı ve tedbir aldırıcı yorumları duyan) Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin." Ona elçi geldiğinde (Yusuf kendisine dedi ki:) "Efendine (Rabbine) dön de ona sor: Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten Bilendir. (Ama benim de bu iftiradan temizlenmem gerekir.)

Padişah, o zatı getirin bana dedi. Elçi gelince dön efendine de dedi, ellerini doğrayan kadınların neydi zorları, bir sor ona; şüphe yok ki Rabbim, onların düzenini bilir.

Ve Yûsuf'un yorumu kendisine ulaşır ulaşmaz hükümdar: “O'nu bana getirin” dedi. Ama elçiler kendilerine geldiğinde, Yûsuf dedi ki: “Efendinize gidin ve ona sorun, ellerini kesen o kadınların maksadı neydi? Bunu araştırıp ortaya çıkarsın. Çünkü Rabbim, şüphesiz o kadınların tuzaklarını bütün gerçeğiyle bilmektedir.”

Kral:
“Yûsuf'u bana getirin.” dedi. Kralın habercisi yanına gelince Yûsuf:
“Efendine geri dön, ona, ellerini kesen kadınların zoru ne imiş, bir sor. Benim Rabbim onların sinsice hazırladıkları kötülük tuzaklarını çok iyi bilir.” dedi.

Hükümdar: "Onu bana getirin" dedi. Bunun üzerine ona elçi gelince: "Efendine dön de ona sor: "Ellerini kesen kadınların durumları neydi? Şüphesiz Rabbim onların düzenlerini bilir" dedi.

Hükümdar dedi ki: 'Onu bana getirin.' Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) 'Efendine dön de ona sor: 'Ellerini kesen o kadınların durumu neydi? Doğrusu benim Rabbim, onların hileli düzenlerini gerçekten bilendir.'

Bu tâbiri duyan hükümdar: “- Yûsuf'u bana getirin” dedi. Bunun üzerine, kendisini dâvet için elçi gelince, Yûsuf ona şöyle dedi: “- Efendine dön de, o ellerini kesen kadınların hâli neydi, kendisinden sor. Muhakkak ki benim Rabbim, onların hilelerini bilendir.

Kral: “Onu bana getirin!” dedi. Elçi, Yusuf’a gidince, Yusuf: “Efendine dön… Ellerini kesen o kadınların durumlarını sor. Şüphesiz benim efendim onların tuzağını biliyor.” dedi.

Adam bu yorumu getirince kral dedi ki: “Onu bana getirin!” Elçi, Yûsuf'a geldiği zaman, Yûsuf dedi ki: “Efendine dön de ona ‘Ellerini kesen o kadınların zoru neydi?' diye sor! Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.”

Hakan dedi ki: «Onu bana getirin!», gönderilen kimse ona gelince Yusuf dedi ki: «Git efendine, ne oldu ellerin kesen kadınlar? Ona sorasın, bilir benim Tanrım kadın hilesini»

(Adam bu yorumu getirince) Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi? diye sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzaklarını/hilelerini hakkıyla bilendir.”*

Hükümdar: "Onu bana getirin" dedi. Yusuf'a elçi gelince, "Efendine dön, kadınlar niçin ellerini kesmişlerdi bir sor; doğrusu Rabbim onların hilesini bilir" dedi.

Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”

(Adam bu yorumu getirince)  kral dedi ki: «Onu bana getirin!» Elçi, Yusuf'a geldiği zaman, (Yusuf)  dedi ki: «Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.»

Kral, "Onu bana getirin," dedi. Elçi ona gelince (Yusuf,) "Rabbine dön ve parmaklarını kesen kadınların durumunu ondan sor. Kuşkusuz benim Rabbim, onların entrikalarını bilir," dedi

O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çokiyi bilir."

Bunu duyan Melik de getirin bana onu, bunun üzerine ona gönderilen adem gelince, haydi Efendine dön de sor ona: o ellerini doğrayan kadınların maksadları ne imiş, şüphe yok ki rabbim onların hiylelerine alîmdir dedi

Hükümdar: “Onu bana getirin.” dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine¹ dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor.² Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir.*

(Bunu duyan) padişah dedi ki: «Onu (Yuusufu) bana getirin». Bunun üzerine ona elçi gelince: «Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi, kendisine sor. Şübhe yok ki benim Rabbim onların fendini hakkıyle bilicidir» dedi.

(Elçi bu ta'bîri anlatınca) bunun üzerine hükümdar: “Onu bana getirin!” dedi. Nihâyet elçi kendisine gelince, (Yûsuf, hakkındaki ittihâmı gidermek için bu da'vete hemen icâbet etmedi ve ona) şöyle dedi: “Efendine dön de ona sor; ellerini kesen o kadınlarınmaksadı ne imiş?(2) Şübhesiz ki Rabbim, onların hîlesini hakkıyla bilendir.”*

Melik “(Bu yorumu yapanı) bana getirin” dedi. Melik’in elçisi Yusuf’a geldiğinde Yusuf “Efendine dön ve ellerini kesen kadınların, neden ellerini kestiklerini ona sor. Şüphesiz benim Rabbim o kadınların hilelerini en iyi bilendir” dedi.

Padişah tâbiri öğrenmekle «— Onu bana getirin» dedi. Elçi Yusuf a gelince Yusuf ona beraetini izhar için «Efendine dön, ne oldu da kadınlar ellerini kestiler? diye kendisinden sor. Rabbim onların desiselerini hakkıyle bilir» dedi.

Hükümdar, “Onu bana getirin” dedi. Yusuf'a elçi gelince, “Efendine dön de böylece ondan ellerini kesen kadınların macerasını bir sor. Doğrusu Rabbim onların hilesini bilir” dedi.

Bu sözleri dikkatlice dinleyen kralın hizmetçisi, hemen saraya döndü ve Yûsuf’un yorumunu olduğu gibi krala aktardı. Bundan son derece etkilenen kral, “Onu bana getirin!” diye emretti. Kralın özel dâvetçisi olan elçi,Yûsuf’u zindandan çıkarıp saraya götürmek üzere yanına gelince, Yûsuf ona, “Benim suçsuz olduğum ispatlanmadan, kralınızın himmetiyle buradan çıkmak istemiyorum. Şimdi, efendine dön ve ona, “Ellerini kesen o kadınların durumu neymiş?” diye benim adıma sor.Sor ki, olup bitenleri iyice araştırsın ve gerçek ortaya çıksın. Senin efendin olayın içyüzünü öğrenebilir mi bilmem fakat benim Rabb’im, o kadınların sinsi tuzaklarını ve ne çirkinlikler peşinde koştuklarını gâyet iyi biliyor!”

Melik: -“Onu bana getirin!” dedi.
Yûsuf’a Elçi geldiğinde: -“Efendine dön! Ona sor ki; ellerini kesmiş Kadınlar’a ne oldu?
Benim rabbim, onların aldatmalarını bilmektedir” dedi.

Hükümdar “Onu bana getirin!” demişti. Elçi [*] ona geldiğinde (Yusuf) şöyle demişti: “Efendine [*] dön ve ona ‘Ellerini kesen o kadınların derdi neydi?’ diye sor! Şüphesiz ki Rabbim onların hilesini çok iyi bilendir.” [*]*

Hükümdar: “Onu bana getirin.” dedi. (Hükümdarın) elçisi gelince (Yûsuf ona): “Efendine git de ona; ellerini kesen o kadınların esas maksatları neydi? diye bir soruver. Şüphesiz, benim Rabbim onların tuzaklarını çok iyi bilir.”¹ dedi.*

Ve [Yusuf'un yorumu kendisine ulaşır ulaşmaz] Kral: “Onu bana getirin!” dedi. Ama elçiler kendisine geldiğinde [Yusuf:] “Efendinize gidin ve ondan [önce] ellerini kesen kadınlar hakkındaki gerçeği [ortaya çıkarmasını] isteyin; çünkü, Rabbim onların oyunlarını/tuzaklarını bütün gerçeğiyle bilmektedir!”

Kral: “Onu bana getirin.” dedi. Kral’ın adamı Yusuf’u almaya gelince, Yusuf ona: “Şimdi efendine git ve ona, ‘Vaktiyle ellerini kesen kadınların derdi neymiş?’ bir sor. Elbette Rabbim, onların hilesini çok iyi bilmektedir!” dedi. 12/31-32

(Bu yorum kendisine iletilince,) kral “Onu bana getirin!” emrini verdi. Görevli kendisine gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön ve ona sor bakalım, ellerini kesen hanımların derdi neymiş? Şunu da iyi bil ki, benim Rabbim onların tuzaklarını çok iyi bilmektedir.”

Ve hükümdar dedi ki: «O'nu bana getiriniz.» Vaktâ ki O'na elçi geliverdi. Dedi ki: «Efendine dön, O'na sor ki, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Şüphe yok ki, benim Rabbim onların hilelerini bihakkın bilicidir.»

Bunu duyan Hükümdar: “Onu bana getirin! ” dedi. Hükümdarın elçisi gelince Yusuf: “Sen önce dönüp efendine de ki: “O ellerini kesen kadınların meselesi neydi, kendisine soruver. ” Zaten benim efendim, o kadınların fendini pek iyi bilir. ”*

(Elçi bu yorumu getirince) Kral: "Onu bana getirin." dedi. Elçi, Yusuf'un yanına gelince (Yusuf): "Efendine dön de ona sor, ellerini kesen o kadınların maksadı neydi? (Bunu ortaya çıkarsın). Şüphesiz Rabbim, onların tuzaklarını biliyor", dedi.

Kral dedi ki “Onu bana getirin!” Elçi geldiğinde Yusuf şunları söyledi: “Efendine dön de sor bakalım, ellerini kesen kadınların derdi neymiş? Benim efendim (olan Allah) onların oyunlarını bilir.”

Hükümdar: -O'nu bana getirin, dedi. Yusuf'a elçi gelince:-Efendine dön, kadınların niçin ellerini kestiğini sor. Şüphesiz Rabbim, onların hilesini bilir, dedi.

Hükümdar “Onu bana getirin” dedi. Elçi geldiğinde, Yusuf ona dedi ki: “Geri dön ve efendine sor, ellerini kesen kadınların derdi neymiş? Rabbim onların tuzaklarını biliyor.”

Kral: "Bu yorumu yapanı bana getirin!" dedi. Elçi kendisine gelince, Yûsuf dedi ki: " Rab edindiğin kişiye dön de sor bakalım, o ellerini kesen kadınların derdi neydi? Rabbim, o kadınların hilelerini çok iyi bilmektedir."

daħı eyitti pādişāh “getürüñ baña anı.” pes ol vaķt kim geldi aña yalavaç eyitti ya'nį yūsuf “dön çalabuña pes śor aña nedür halı 'avratlaruñ anlar kim kesdiler ellerini. bayıķ çalabum yavuz śanduġunı anlaruñ bilicidür.”

Melik eyitdi: Yūsufı baña getürüñüz. Ḳaçan kim resūl geldi çıḳarmaġa,Yūsuf eyitdi: Çün var ḫocaña ṣor ol ‘avratlar ḥālini ki ellerin kesmişler‐idi.Taḥḳīḳ Tañrı anlaruñ fikrini bilici‐y‐di.

(Bunları eşidən) hökmdar: “Onu mənim yanıma gətirin!” – dedi. (Onun göndərdiyi) elçi (Yusifin) yanına gəldikdə o: “Ağanın yanına qayıdıb soruş ki, (Züleyxanın məclisində) əllərini kəsən o qadınların məqsədi nə idi? Həqiqətən, Rəbbim onların məkrini biləndir!”

And the King said: Bring him unto me. And when the messenger came unto him, he (Joseph) said: Return unto thy lord and ask him what was the case of the women who cut their. hands. Lo! my lord knoweth thee guile.

So the king said: "Bring ye him unto me."(1707) But when the messenger came to him, (Joseph) said: "Go thou back to thy lord, and ask him, ´What is the state of mind of the ladies who cut their hands´?(1708) For my Lord is certainly well aware of their snare."(1709)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.