16 Mayıs 2022 - 15 Şevval 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hûd Suresi 73. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû eta’cebîne min emri(A)llâh(i)(c) rahmetu(A)llâhi veberakâtuhu ‘aleykum ehle-lbeyt(i)(c) innehu hamîdun mecîd(un)

Onlar, Allah'ın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allah'ın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye layık, kullara müstahak olmadan ihsanda bulunan bir Tanrıdır.

(Melekler) Dediler ki: "Allah’ın emrine (ve kudretine) mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey (İbrahim’in kutlu) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecîd’tir."

Melekler ona: “Allah'ın emrine mi şaşıyorsun” dediler. “Ey bu evin insanları! Allah'ın rahmet ve bereketi, sizin üzerinize olsun ve hatırlayın ki Allah her zaman, her türlü eksiksiz övgüye layık ve çok yüce olandır.”

Onlar:
“Sen, Allah'ın kudretine, hikmetine, planına mı şaşıyorsun? Ey peygamber evinin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun. Çünkü o hamde, övgüye ve şükre lâyıktır. İyiliği boldur.” dediler.

(Elçiler): "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şüphesiz O, övgüye layık ve lütfu bol olandır" dediler.

Dediler ki: 'Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir.'

(Melekler ona) dediler ki: “- Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ehl-i beyt... Şüphe yok ki Allah nimet vermesiyle hamde lâyıktır, lütuf ve ihsanıyla yücedir.”

Onlar dediler ki: “Allah’ın emri mi sana acayip geliyor. Bu, Allah’ın siz Ehl-i Beyt’e olan rahmet ve bereketidir. Şüphesiz Allah, bütün nimetlerin sahibi, övülmeye layık ve yüce şeref sahibidir. (Her şeyin sahibi o olduğu için, her zaman her şeyi verebilir.)

Melekler dediler ki: “Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır; iyiliği boldur.”

Dediler ki: «Allahın işine şaşar mısın sen? Ey bu evin adamları ! Allahın rahmeti, mutlulukları üzerinizde, O öğülmüş, O uludur»

(Elçiler,) “Sen Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki, övülmeye yegâne layık olan O'dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.

Didiler ki: Allâh’ın emrine ta’accüb mi idiyorsın rahmeti ve bereketi bu hânenin sâkini olan sizin ’âileniz içündir. Allâh hamîd ve mecîddir."

"Ey evin hanımı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah'ın işine şaşarsın? O, övülmeye layıktır, yücelerin yücesidir" dediler.

Melekler, “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir.” dediler.

(Melekler)  dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur.

"ALLAH'ın işine mi şaşıyorsun," dediler, "ALLAH'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir ey ev halkı. O Övgüye En Layıktır, Yücelerin Yücesidir."

Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)."

Sen, dediler: Allahın emrinden taacüb mü ediyorsun? Allahın rahmeti ve berekâtı var üzerinizde ey ehli beyt! Şübhe yok ki o bir hamîddir mecîddir

“Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!” dediler. Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegâne Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır.

(Elçi melekler): «Allahın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i beyt, Allahın rahmeti, bereketleri sizin üzerinizdedir. Şübhe yok ki, O, asıl hamde lâyık, hayr-u ihsanı çok olandır» dediler.

(Melekler) dediler ki: “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?(1) Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şübhesiz ki O, Hamîd (hamd edilmeye yegâne lâyık olan)dır, Mecîd (ihsânı bol olan)dır.”

(1)“Kadîr-i Alîm ve Sâni‘-i Hakîm (Cenâb-ı Hakk), kānûniyet şeklindeki (kānûna dayalı) âdâtının(âdeti olan icrâatlarının) gösterdiği nizam ve intizaml... Devamı..

Melekler kadına “Allah’ın sizin üzerinize olan rahmeti ve bereketi ile, (size çocuklar vererek) tam bir aile (ehli beyt) olmanızı sağlayacak, Allah’ın rutin işlerinden (her an yaratma halinde) birisi olanın, bu emrine mi şaşıyorsun? Şüphesiz ki Allah her an yeni bir şey yaratmasıyla, övülmeye layık olandır” dediler.

Elçiler dediler: "allah’ın buyruğuna mı şaşıyorsun? Ey İbrahim’in çoluğu çocuğu! Allah’ın esirgeyiciliği, bol vergisi sizin üzerinize olsun. Çünkü O öğülecek ululanacak olandır."

Onlar Allah/ın işine taaccüp mü ediyorsun? Ey hane halkı! Allah/ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir, O, öğülmüştür, şanlıdır.

(Elçi melekler) “Allah’ın işine mi şaşırıyorsunuz? Ey ev halkı! Allah’ın bereketi ve rahmeti üzerine olsun. Muhakkak ki O, Hamîd’dir, Mecîd’dir.”²⁶

26 El-Mecîd: Çok şanlı, çok şerefli, şanı çok yüce.

(Melekler) Dediler: “Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Oysa Allah'ın rahmeti ve bereketleri siz ev halkının üzerinedir. Şüphesiz O, övülmeye layık ve azamet sahibi olandır”

Melekler, “Allah’ın verdiği hükme mi şaşıyorsun? Allah bunu elbette yapabilir ve yapacaktır da! Çünkü Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizinledir, ey Peygamberin ev halkı! Gerçekten Allah, her türlü övgüye lâyıktır, sonsuz lütuf ve ikram sahibidir!” dediler.

-“Allah’ın emrine / işine şaşıyorsun, öyle mi?
Allah’ın rahmeti ve bereketi, Ev’in halkı olarak sizin üzerinizdedir.
O, mecîd hamîddir” dediler.

Ziyaretçiler: " Allah'ın işine mi karışıyorsun. " Bu, Allah'ın size karşı bir sevgi ve iyilik çıkartmasıdır. Bu, hane halkının teşekkür etmesi gereken bir durumdur. "

Elçilerimiz: "Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti bereketi sizin üzerinizde ey ev halkı! O Allah ki övülmeye layıktır. İyiliği boldur." dediler.

(Melekler şu) cevabı vermişlerdi: “Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! [*]Allah’ın merhameti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, yücedir.”

[Ehl-i beyt] tamlaması Ahzâb 33:33’te de Hz. Muhammed’in ailesi için “ev halkı” anlamına geçmektedir.

(Melekler: “Ey kadın! Sen) Allah’ın emrinden dolayı hayret mi ediyorsun? (Hâlbuki) ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir.¹ Şüphesiz O (Allah) övülmeye en lâyık olandır, çok cömerttir.” dediler.

1 Bu bölüm, “Ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinize olsun.” diye tercüme edilebilir. Bu ayetteki (اَهْلَ الْبَيْتِ) ifadesi Hz. ... Devamı..

“Allah’ın dilediğini gerçekleştirmesini mi yadırgıyorsun?” ¹⁰⁵ dediler, “Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ey bu evin insanları, (hemen hatırlayın ki,) her zaman her övgüye layık olan O’dur; şanı çok yüce olan O!”

105 Lafzen, “Allah’ın buyruğu mu seni şaşırtıyor?” yahut: “Allah’ın buyruğunu mu tuhaf buluyorsun?” Bununla birlikte, bu vecîz soru, bizce ancak, Kur’... Devamı..

Melekler: - Sen Allah’ın takdirine mi şaşırıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, şüphesiz ki odur her türlü övgüye layık olan ve sonsuz cömert olan, dediler. 37/108-109

Onlar “Sen Allah’ın emrini mi garip karşılıyorsun?” dediler; “Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hâne halkı; kuşku yok ki O, her tür övgüye lâyıktır, şanı pek yücedir!”

Dediler ki: «Sen Allah'ın emrinden taaccüb eder misin? Ey ehl-i Beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphe yok ki o hamîddir, mecîddir.»

Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun. O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur. ”

Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! O, övülmeğe layıktır, iyiliği boldur."

Rasûllerimiz: "Allâh'ın emrinden ta'accüb mi idiyorsun? Ey Ehl-i Beyt! Allâh'ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir. O, ni'am ve 'atâsıyla müstehak-ı hamd ve senâ ve keremiyle de büyükdür." didiler.

Dediler ki “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey İbrahim ailesi! Allah’ın ikramı ve bereketi sizin üstünüzdedir. O, her şeyi güzel yapar, pek yücedir.”

-Sen Allah'ın işine mi şaşırıyorsun? dediler, Ey evin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizdedir. Şüphesiz, övgüye layık ve eşsiz cömert O'dur.

Onlar “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?” dediler. “Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ey hane halkı. O hamd edilmeye lâyıktır ve şanı pek yücedir.”

Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamîd'dir, Mecîd'dir."

eyittiler: “'acab mı görürsin Tañrı buyruġından? Tañrı raḥmeti daħı bereketleri üzerüñüzedür iy ev ķavmı! bayıķ ol ögülmişdür ululıķ issidür.”.

Feriştehler eyitdiler: Allāhuñ işini ‘acebler misin? didiler. Tañrı raḥmeti,bereketleri daḫı sizüñ üstüñüze olsun. İy Allāh evinüñ ḫādimleri, ol Allāhmeşkūrdur ef‘ālinde, yücedür ‘aḳl idrākden.

(Mələklər ona) dedilər: “Allahın əmrinə (əmr etdiyi bir şeyə) təəccübmü edirsən? Ey ev əhli! Allahın bərəkəti və mərhəməti üstünüzdə olsun. Allah tə’riflənib şükür olunmağa, öyülüb mədh edilməyə layiqdir!” (Allahın bütün işləri bəyənilmişdir. O, tükənməz və əvəzsiz ne’mət, ehsan və kərəm sahibidir!)

They said: Wonderest thou at the commandment of Allah? The mercy of Allah and His blessings be upon you, O people of the house! Lo! He is Owner of Praise, Owner of Glory!

They said: "Dost thou wonder at Allah's decree? The grace of Allah and His blessings on you, o ye people of the house!(1569) for He is indeed worthy of all praise, full of all glory!"(1570)

1569 Ahl al bayt = people of the house, a polite form of addressing the wife and members of the family. Blessings are invoked on the whole family. 157... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.