27 Ekim 2021 - 21 Rebiü'l-Evvel 1443 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hûd Suresi 17. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Efemen kâne ‘alâ beyyinetin min rabbihi veyetlûhu şâhidun minhu vemin kablihi kitâbu mûsâ imâmen verahme(ten)(c) ulâ-ike yu/minûne bih(i)(c) vemen yekfur bihi mine-l-ahzâbi fe-nnâru mev’iduh(u)(c) felâ teku fî miryetin minh(u)(c) innehu-lhakku min rabbike velâkinne ekśera-nnâsi lâ yu/minûn(e)

Rabbinden apaçık bir delile sahip olan, bundan başka bir de tanığı olup daha önce din ve dünya işlerinde uyulan ve aynı rahmet olan Musa'nın kitabında da bildirilen kişi, yalnız dünyayı dileyene benzer mi? Rablerinden açık bir delile sahib olanlar, Kur'an'a inanırlar; topluluklardan onu inkar edenlere vaadedilen yerse ateştir. Artık bu hususta şüpheye düşme, çünkü o, Rabbinden gelmedir, gerçektir, fakat insanların çoğu inanmaz.

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine O’ndan (Allah tarafından görevli) bir şahit (her amelini kaydedici melek) izleyip duran ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa’nın kitabı (kendisini doğrulamakta) olan kimse, (Hz. Muhammed AS ve ümmeti artık onlar) gibi midir? (İnkârcılarla bir midir?) İşte onlar (Müslümanlar) Buna (Kur’an’a bütünüyle ve samimiyetle) iman etmektedirler. Artık hangi topluluk (hangi hizip ve ekip) Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı tamamen veya kısmen) inkâr ederse, ona va’ad edilen yer (cehennem) ateştir. Öyleyse bundan hiç kuşkun olmasın, çünkü O Rabbinden olan bir Hakk’tır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (İnanmayacaklardır.)

Yalnız dünya hayatını ve konforunu isteyenler, şu kimse gibi olur mu? O Rabbinden bir delil üzere bulunmaktadır. Ayrıca Allah'tan bir şahit olarak da Kur'ân onu, destekliyor. O Kur'ân'dan önce de, bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı var. İşte gerçekleri anlayanlar, Kur'ân'a inanırlar. Hangi zümre onu örtbas eder ve tanımamazlık yaparsa, onun yeri ateştir. Bu Kur'ân'dan hiç şüphen olmasın; çünkü o gerçektir ve Rabbinden gelmiştir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Sadece dünya hayatını isteyenler, ötesini umursamayanlar Rabbinden gelen apaçık hak bir delile, bir şeriata dayanarak amel eden, görevini yapan kimse gibi midir? O delili, Allah'tan gelen bir şâhit Kur'ân izliyor. Ondan önce de, bir imam, bir rehber ve bir rahmet olan kitap, Mûsâ'nın kitabı onu destekliyor. İşte bunlar Kur'ân'a iman ederler. Sana karşı birleşen gruplardan hangileri olursa olsun, Kur'ân'ı inkâr ederlerse onların varacakları yer ateştir. Aman ha, Kur'ân ile ilgili şüphe içinde olma. O gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmen için Rabbin tarafından indirilmiş hak bir kitaptır. Fakat insanların çoğu iman etmeyecekler.*

(Böyleleri ile) Rabbinin katından açık bir delil üzere bulunan, bunu yine O'nun tarafından (hakkında) bir şahit izleyen ve ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa'nın kitabı ile doğrulanan kimse bir olur mu? İşte bunlar ona (Kur'an'a) iman ederler. Topluluklardan hangisi onu inkar ederse kendisine vaadedilen yer ateştir. Bundan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz bu, Rabbinin katından bir gerçektir. Ancak insanların çoğu iman etmezler.

Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkâr ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğu inanmazlar.

Bir mümin ki, Rabbi tarafından verilen açık bir delil (gerçek dâvasını isbat eden selim bir akıl) üzeredir ve bunu, Allah'dan bir şâhid olan Kur'ân, bir de Kur'ân'dan evvel kendisine uyulan ve büyük bir nimet bulunan Mûsa'nın kitabı (Tevrat) da teyîd ediyor; hiç o, sırf dünya hayatını istiyen asiler gibi olur mu? İşte bu vasıfta olanlar, Kur'ân'a iman ederler. Herhangi bir topluluk da Kur'ân'ı inkâr ederse, artık ateş, onun vaadedilen yeridir. Sen de, sakın bunda bir şüpheye düşme. Çünkü bu Kur'ân ve onun vaadi. Rabbin tarafından hakdır. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

İşte böyleler ile şu kimse bir olur mu? Ki, Rabbinden gelen bir delile dayanır, ardından gelen İlahî bir şahit onu destekler. Daha önce önder ve rahmet olarak inen Musa’nın kitabı da onu destekler. İşte bunlar (belgelere dayanarak Müslüman olan ehl-i kitap,) ona (bu Kur’ana) inanır. Artık hangi gruptan olursa (olsun,) kim bunu yalanlarsa şüphesiz onun varacağı yer ateştir. Sakın sen bu Kur’an hakkında bir şüphe içinde olma! O Rabbinden gelen bir haktır. Fakat insanların çoğu inanmayacaklardır.

İşte böyleleri, şu kimseler gibi olabilir mi?: Rabbinin katından bir belgesi ve onun ardından O'ndan gelen bir tanığı bulunanlar ve ondan önce de önlerinde Mûsâ'nın kitabı önder ve rahmet olarak duranlar; işte onlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse, ona söz verilen yer ateştir. Senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu, o, Rabbinden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmaz.

Tanrısı katından gelmiş olan bir belge üzere duran, ardınca da bir tanığı bulunan, önceden de Musa'nın bir rahmet, bir öncül dahi olan kitabiyle de pekitilen kimse, başkaları gibi midir? Onlar, O'na inanırlar, birtakımı O'na inanmazsa, onların yerleri ateş, bundan şüphe eyleme, bu, Tanrınızdan gelen bir haktır, pek çoğuysa insanların inanmaz!

Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur'an'a) dayanan, ayrıca da o delili destekleyen daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa'nın kitabı ile tasdik edilen kimse, yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur'an'a iman ederler. Hangi toplum onu inkâr ederse, onun yeri ateştir. O Kur'an'dan hiç kuşkun olmasın! Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.*

Lâkin Mûsâ’nın kitâbından sonra benden gelen bir şâhidin Allâh’ın rahmeti ile birlikde getürdiği âyât mu’cizelerine ittibâ’ idenler îmân iderler. İnanmayub küfr idenlere cehennem ateşi mev’ûddur hiç şübhe idilmesün bu kitâb hakdır ve lâkin insânların ekserîsi îmân itmezler.

Rabbinin katından bir belgesi ve onun arkasından da bir şahidi olanlar, önlerinde de Musa'nın Kitap'ı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kuran'a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ateştir; senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.

Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.[273] İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.*

Rabbin tarafından (gelmiş)  açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab'ı (elinde)  bulunan kimse (inkârcılar gibi)  midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphen olmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.  *

Daha önce Musa'nın kitabı bir önder ve rahmet iken, şimdi Rab'lerinden gelen bir tanığın ilettiği kesin bir kanıta sahip olanlar varya işte onlar ona inanırlar. Hangi grup onu inkar ederse yeri ateştir. Ondan hiç bir kuşkun olmasın. O, Rabbinden gelen bir gerçektir. Ne var ki halkın çoğunluğu inanmaz.*

O dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan kimse gibi midir? O belgeyi yine Allah'dan gelen bir şahid olarak Kur'ân izliyor, ondan önce de bir rehber ve rahmet olan kitap, Musa'nın kitabı yine onu destekliyor. Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi hizipten olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de bu Kur'ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o haktır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Ya onlara benzer mi? artık o kim rabbından bir beyyine üzerinde bulunmuş hem bunu ondan bir şâhid ta'kıb ediyor hem de önünden bir imam ve rahmet olarak Musânın kitabı var, işte bunlar ona iyman ederler, hiziblerden her kim de ona küfrederse artık ateş onun mev'ıdidir, sakın bunda şüpheye düşme, çünkü bu haktır rabbındandır ve lâkin nâsın ekserisi iymana gelmezler

Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile böyle olmayan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu inkâr ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

(Yalınız dünyâ hayaatını arzu eden kimse); Rabbinin açık bir delîli üzerinde bulunub da ardınca yine Ondan bir şâhid gelen, ondan önce de bir rehber ve bir rahmet olmak üzere Musânın hitabı (ile tasdıyk edilmiş) olan kimse gibi midir ki böyle olanlar ona (Kur'ana) inanırlar. Her hangi bir güruh onu tanımazsa ateş onun va'd edilen yeridir. Sen de bundan şübhe içinde olma. Çünkü o, hakdır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu îman etmezler.

Şimdi (dünya hayâtını isteyen bir kimse, hiç Resûlümüz olan) şu kimse (gibi) olur mu ki(o), Rab binden apaçık bir delil (olan Kur'ân) üzere bulunur. Ki kendisine (o Kur'ân'ı)O'ndan (Rab binden) bir şâhid (olan Cebrâîl) okuyor. Ondan (o Kur'ân' dan) önce de bir rehber ve bir rahmet olarak Mûsâ'nın Kitâb'ı (olan Tevrât) vardır.
İşte bunlar, ona (Kur'ân'a) îmân e der ler. (Muhtelif) topluluklardan kim onu inkâr ederse, artık ateş onun va'd edilen yeridir. Öyle ise ondan (Kur' ân dan) bir şübhe içinde olma! Şübhesiz ki o, Rabbin den (gelen) haktır; fakat insanların çoğu îmân etmezler.

Rabbinden gelen ve Rabbinden bir şahidin okuduğu açık deliller üzerinde olan ve önceden önder ve rahmet olan Musa’nın kitabına inananlar ile gelen beyyineleri inkâr eden insanlardan bir kısmı eşit midir? Beyyineleri inkâr edenlere vaat edilen ateştir. Sakın ola ki, vahyin doğruluğundan şüphe etme. Zira o vahiy Rabbinden indirilmiş gerçeklerdir. Ama insanların çoğu buna inanmıyorlar.

Öyle bir kimse ki çalabı yönünden apaçık bir kanıt edinmiştir, yine Ondan Kur’an gibi tanık gelmiştir, daha önce de Musa’nın Kitap’ı gibi bir önderi, bir esirgeyicisi vardır, şimdi bu kimse başkaları gibi midir? İşte bu gibiler Kur’an’a inananlardır. İnsan bölümlerinden hangisi bu Kur’an’ı tanımıyacak olursa onun varacağı yer ateştir. Bundan hiç bir işkiliniz olmasın. Allah’ın yönünden gelen doğru söz de budur. Ancak, insanların pek çoğu buna inanmazlar.

Rabbinden açık bir delile [⁴] mazhar olan, ardınca da Rabbi tarafından bir şahit gelen [⁵], ondan evvel Musa/nın pişüva, rahmet olan Kitabı da kendisini tasdik eden kimse [⁶] başkaları gibi midir? Böyle olanlar Kur/an/a inanırlar, herhangi bir güruh onu tanımazsa ateş onun vâdegâhı olur. Artık sen de ondan şüphelenme; çünkü o doğrudur. Rabbin tarafındandır, fakat nâs/ın pek çoğu ona iman etmezler.*

Rabbinden apaçık bir delil (basiret) üzere bulunan, onu kendisinden bir şahidin izlediği ve (şahit olarak) ondan önce bir de önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse, (böyle olmayan kimse) gibi midir? İşte onlar, buna inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vaat edilen yeri ateştir. Öyleyse, bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.*

Düşünün; arzu ve ihtirâslarının kölesi olan ve menfaatleri uğrunda Allah’ı ve âhireti unutan bu insanlar mı daha hayırlıdır, yoksa Rabb’inden gelen Kur’an mûcizesi gibi apaçık bir delile dayanan ve ayrıca, yine O’nun tarafından gönderilen İncil adındaki bir şahidin şehadetiyle desteklenip doğruluğu belgelenen Hz. Peygamber (61. Saff: 6 ve 7. Araf: 157) ve onun izinden yürüyen bahtiyâr müminler mi? Üstelik ondan önce, Mûsâ’nın bir öncü ve bir rahmet kaynağı olarak gönderilen ve Son Elçinin cihanı aydınlatacağını insanlığa müjdeleyen Tevrat adındaki Kitabı da ortada iken...
İşte onlar, vahyin sapasağlam verileri ışığında olayı değerlendiren bu insanlar, Kur’an’a şeksiz şüphesiz iman ederler. Hangi dine, hangi millete, hangi ideolojiye mensup olursa olsun, yeryüzündeki mevcut dinî, siyâsî veya etnik gruplar içerisindenher kim de onu inkâr edecek olursa, onun varacağı yer cehennemdir! O hâldeey Müslüman, sakın bu Kur’an’dan yana bir kuşkuya kapılma! Elbette o, Rabb’in tarafından gönderilmiştir ve gerçeğin ta kendisidir! Fakat insanların çoğu iman etmezler.

Rabb’lerinden bir açık belge / beyyine üzerinde olan kimse mi?
Bir rahmet ve önder olmak üzere Musa’nın kitabı, onun öncesinden ve ondan bir şahid onu izliyor.
Ona onlar inanıyor.
Onu, Hızipler / Takımlar / Partiler’den kim inkâr ederse, ona vaad edilen yer Ateş’tir.
Bundan şüphe içinde olma!
O, senin rabbinden gelen Hakk’tır; ama İnsanlar’ın çoğu inanmaz.

Rabbi tarafından apaçık bir delil üzere olan ve kendisini O’ndan (Rabbinden) bir şahidin [tilavet] (takip) [*] ettiği, ayrıca kendisinden önce önder ve rahmet olarak Musa’nın Kitabı (elinde) bulunan kimse (inkârcılar gibi) midir? Bunlar, ona (Kur’an’a) inanırlar. O gruplardan hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir. Bundan şüphen olmasın! Şüphesiz ki bu, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir fakat insanların çoğu inanmazlar.*

Rabbi tarafından bir önder ve rahmet olarak gönderilen, Allah’tan bir şâhit (olarak Kur’an)’ın¹ ve Mûsa’nın kitabının kendisinden bahsettiği ve apaçık bir mûcize üzere bulunan (Peygamber² dünya hayatını isteyenlerle) hiç aynı olur mu? Çünkü onlar o (Peygambere) îman ederler. Her kim de onu inkâr ederse, varacağı yer cehennemdir. Sakın Rabbinden bir hak olan bu (Kur’an)dan, şüphe etme.³ Fakat insanların çoğu (bunu anlayıp) îman etmiyorlar.*

O halde, [hiç dünya hayatından ötesini umursamayan biriyle 28] Rabbinin katından apaçık bir kanıta dayanan kimse bir tutulabilir mi? O kanıt ki, O'nun katından olan [bu] tanıklık belgesiyle 29 ulaştırılmaktadır, hem de ondan önce [bir tanıklık belgesi], bir rehber ve rahmet olarak Musa'ya vahyedilen kitap da ortada iken. Onlar, [bu mesajı anlayan kimseler, işte yalnız onlar] o mesaja inanırlar; 30 ama [düşmanlık için] örgütlenmiş 31 inkarcılarınsa [ahirette] varacakları yer ateştir. Bunun içindir ki, 32 bu [vahyin gerçekliğinden] asla bir şüphen olmasın: o elbette Rabbinden (gelen) bir ger-çektir, insanların çoğu ona inanmasa da. 33

(Böyle birisi ile) Rabbinden gelen kesin bir bilgiye dayanan ve O’nun katından bir şahidin (İncil’in) izlediği ve ondan önce de bir önder ve rahmet olarak Musa’ya indirdiğimiz kitabı tasdik eden bir olur mu? İşte bunlar ilahi hakikatlere iman edenlerdir. Bu gruplardan kim bu hakikate inanmazsa onun varış yeri ateştir. Sakın sen bu Kuran’dan şüphe etme! Zira bu Rabbinden gelen hakkın ta kendisidir. Fakat insanların çoğu iman edip mümin olmuyorlar. 6/57, 21/24, 47/14, 10/94, 2/147, 6/114, 49/15

Şu hâlde, hiç (böyleleri), Rabbinden (gelen) hakikatin apaçık belgesine dayanan kimseyle bir tutulabilir mi? Şimdilerde[1706] O’nun katından bir şahidin duyurduğu o belgeyi, daha önce de bir önder ve bir rahmet olarak Musa’nın Kitabı temsil ediyordu. İşte, ancak (hakikatin birliğini fark eden) o kimseler bu vahye inanırlar. Küfür ittifakı mensuplarından[1707] her kim bu hakikati inkâr ederse, iyi bilsin ki onun son durağı ateştir. Sen (ey Nebi); sakın ola onun kaynağı hakkında tereddüde düşeyim deme;[1708] iyi bil ki o, Rabbin katından gelen hakikatin ta kendisidir: ve fakat insanların çoğu (henüz bu gerçeğe) inanmıyorlar.*

İmdi Rabbinden bir açık delil üzere olan ve onun, onun tarafından bir şahid takip eden ve onun evvelinden de Mûsa'nın bir rehber ve rahmet olarak bulunan zât (dünya hayatını ve ziynetini dileyip duran kimse gibi olur mu?) O zâtlar O'na imân ederler. Ve muhtelif tâifelerden her kim onu inkâr ederse o kimselerinde vaadedilmiş olan yeri cehennemdir. Artık ondan bir şüphede bulunma. Şüphe yok ki, o Rabbinden bir haktır, velâkin insanların ekserisi imân etmezler.

Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur'ân'a) dayanan, peşinden de o delili destekleyen (diğer mûcizelerden şahitleri) bulunan, daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Mûsâ'nın kitabı ile tasdik edilen kimse, yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur'ân'a iman ederler. Hangi zümre de onu reddederse bilsin ki varacağı yer ateştir. Bunda hiç şüphen olmasın. Çünkü o Rabbinden gelen hakikatin ta kendisidir; fakat insanların çoğu buna iman etmezler. [30, 30; 6, 19; 2, 1-2; 12, 103]*

Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şahid de onu takib eder. O(Hak şahidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'a)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkar ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'a)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

Bunlar, Rabbinin açık belgesine uyanlar gibi olurlar mı? O belgeyi Rabbinden bir şahit[1] okur, ondan önce de bir öncü ve ikram olarak Musa’nın kitabı vardır. Kur’ân’a işte bunlar[2] inanırlar. Hangi kesim onu görmezlikten gelirse varıp kalacağı yer ateştir. Ondan şüphen olmasın. O Kur’ân, senin Rabbinden gelen bir gerçektir ama insanların çoğu ona inanmazlar.*

Rabbinden bir belgesi olup, onu izleyen bir şahit ve ondan önce Musa'nın önder ve rahmet kitabı -Ki onlar, o kitaba inanırlar.- olan kimse ile gruplardan onu inkar eden kimse bir midir? Ateş, onlara vaat edilen yerdir. Ondan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden gelen haktır. Fakat, insanların çoğu inanmazlar.

Dünya hayatını isteyen kimse, Rabbinden bir delil(5) üzere bulunan kimse gibi olur mu? Üstelik onu, bir de Rabbi tarafından bir şahit(6) okumakta; onun öncesinde de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunmaktadır. Rabbinden bir delil üzere bulunanlar, ona inanırlar. Hangi bir güruh onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. Bundan şüphen olmasın; çünkü o Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir; fakat insanların çoğu inanmıyor.*

Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.

pes ol kim oldı ya'nį muḥammed ḥüccet üzere çalabı’sından daħı ardınca olur anuñ ŧanuķ ya'nį cebreyil andan daħı andan ilerü mūsā kitābı ya'nį tevrįt įmām iken daħı raḥmet iken. şunlar ya'nį śaḥabeler inanurlar aña. daħı her kim kāfir ola aña bölüklerden od va'desi yiridür pes olma şek içinde andan. bayıķ ol ḥaķdur çalabuñdan velįkin ādemįlerüñ eyregi inanmazlar.

Ol kimse ki ṭoġru yol üstinedür özini yaradan Tañrıdan, daḫı tābi‘ olan añaṭanuḳ Tañrıdan ḥaḳlıġına ki Ḳur’āndur. Daḫı Ḳur’āndan burun Mūsā kitābıki imāmdur, daḫı raḥmetdür ḫalḳa. Ol kişiler ki doġru yol üstinedür, īmān getürürler aña. Daḫı kim kāfir olsa ki ṭāyifelerden pes anuñ varacaḳ yiriṭamudur. Pes şek içinde olma ḳıyāmetden, yā Ḳur’āndan. Ol ḥaḳdur, seniyaradandur. Lākin ḫalḳuñ çoġı īmān getürmezler.

Məgər Rəbbindən açıq-aydın bir dəlilə (Qurana) istinad edən, ardınca Allahdan bir şahid (Cəbrail) gələn, ondan da əvvəl Musanın (öz ümməti üçün) bir rəhbər və mərhmət olan kitabının (Tövratın) təsdiq etdiyi kimsə (dünyaya meyl edənlər, ona bel bağlayanlar kimi ola bilərmi)?! Bunlar (bu dəlilləri təsdiq edən müsəlmanlar) Qur’ana inanırlar. (Ya Rəsulum!) Qur’anı inkar edən zümrənin (bütün müşriklərin və kafirlərin) və’d olunduğu yer Cəhənnəmdir. Artıq sən də onun barəsində şübhəyə düşmə. O sənin Rəbbindən (gələn) haqdır, lakin insanların (Məkkə əhlinin) əksəriyyəti (buna) inanmaz!

Is he (to be counted equal with them) who relieth on a clear proof from his Lord, and a witness from Him reciteth it, and before it was the Book of Moses, an example and a mercy? such believe therein, and Whoso disbelieveth therein of the clans, the Fire is his appointed place. So be not thou in doubt concerning it. Lo! it is the Truth from thy Lord; but most of mankind believe not.

Can they be (like) those who accept a Clear (Sign) from their Lord, and whom a witness from Himself(1512) doth teach, as did the Book of Moses before it,- a guide(1513) and a mercy? They believe therein; but those of the Sects that reject it,- the Fire will be their promised meeting-place. Be not then in doubt thereon: for it is the truth from thy Lord: yet many among men do not believe!*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.