25 Eylül 2021 - 18 Safer 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 33. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Keżâlike hakkat kelimetu rabbike ‘alâ-lleżîne fesekû ennehum lâ yu/minûn(e)

Buyruktan çıkanlar, Rabbinin şu sözünü haketmişlerdir: Onlar, inanmazlar.

İşte böylece Rabbinin o fasık (ve münafık) kimseler üzerindeki “Onlar asla iman etmezler” sözü gerçekleşmiş olacaktır.

İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkında, “Onlar inanmayanlardır” diye söylemiş olduğu sözü, gerçekleşmiş oldu.

Onlar, imandan vazgeçirilip hak yoldan bâtıla döndürüldükleri gibi, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, Rabbinin doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular hakkındaki:
“Onlar artık iman etmeyecekler” gerekçeli hükmü gerçekleşir.
*

Böylece Rabbinin o yoldan çıkmışlar hakkındaki: "Onlar iman etmezler" sözü gerçekleşmiş oldu.

Böylece Rabbinin sözü o fasık kimseler üzerinde (şöyle) gerçekleşmiştir ki: 'Onlar şüphesiz iman etmezler.'

Öyle büsbütün haktan çıkmış inatçı fâsıklara Rabbinin hükmü şöyle vâcib oldu: “- onlar, artık imana gelmezler.”

Böylece, “o fasıklar (Allah’ın emrinden çıkanlar) inanmayacaklardır” diye Allah’ın söylediği söz gerçekleşmiş oldu.

İşte böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki “Onlar inanmazlar” sözü gerçekleşmiş oldu.

İşte böyle, buyrum tutmaz kimselere, Tanrının sözü hak oldu artık, onlar inan etmezler

İşte böylece, Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin, “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.*

Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşti.

Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.

İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki «Onlar inanmazlar» sözü gerçekleşmiş oldu.

Yoldan çıkmış olanların inanmıyacağına dair Rabbinin sözü işte böyle gerçekleşir.

Hak dinden çıkmış fasıklara Rabbinin kelimesi şöyle gerçekleşti: Onlar artık imana gelmezler.

Öyle büsbütün haktan çıkmış fasıklara rabbının kelimesi şöyle hakk oldu: onlar artık iymana gelmezler

Böylece, Rabb'inin fasıklar¹ hakkındaki kelimesi² gerçekleşmiş oldu. Onlar iman etmezler.*

(Onlar îmandan nice döndürüldülerse hakdan) çık (ıb sap) mış olanlara karşı Rabbinin (ezeldeki) şu sözü de öylece sabit olmuşdur: «Hakıykat onlar îman etmezler».

İşte böylece, Rabbinin isyân edenler hakkındaki, “Şübhesiz ki onlar îmân etmezler!” sözü gerçekleşmiş oldu.

Böylece Rabbinin doğru ve gerçek sözleri, yoldan çıkmış suçluların üzerine hak olmuştur. Artık onlar kesinlikle iman etmezler.

Böylece senin çalabının karıştırıcılar için söylediği söz doğru çıktı: "Gerçekten onlar inanmazlar."

Bunun gibi [¹⁰] fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü sabit olmuştur: Onlar iman, etmezler [¹¹].*

Böylece, fâsık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşmiş oldu.

İşte böylece, günaha batmış ahlâk ve şeref yoksunu kimselerin, hakîkati idrâk etseler bile, ona asla iman etmeyeceklerine dâir Rabb’inin bir yasa olarak verdiği hükmü gerçekleşmiş oldu.

Yoldan çıkıp sapmışlara dair rabbinin sözü böyle gerçekleşti; onlar inanmaz.

İşte böylece Rabbinin “Onlar inanmazlar” [*] şeklinde yoldan çıkanlar hakkındaki sözü gerçekleşmiş oldu. [*]*

Böylece Rabbinin (ezeli ve ebedî ilmiyle bildiği) fasıklar hakkındaki: “Onlar, asla inanmayacaklar.” sözü gerçekleşmiş oldu.¹*

Böylece günahkarca davranmaya eğilimli olanlar hakkında Rabbinin sözünün hak olduğu ortaya çıkmış oldu: “Onlar inanmayacaklar”. 53

İşte böylece, iman etmeyerek yoldan çıkanların üzerine Allah’ın azap sözü hak oldu. 32/18...20

İşte böylece, yoldan iyice sapmış olanlara dair Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu: “Onlar asla inanmayacaklar!”

İşte fıska düşmüş olanların aleyhine Rabbinin kelimesi şöylece tahakkuk etmiştir ki, şüphe yok onlar imân etmezler.

Öyle büsbütün doğru yoldan çıkmış, isyanda ısrar eden o fâsıklara, imana gelmedikleri için, Rabbinin azap kararı kesinleşmiştir. [39, 71]

Böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, gerçekleşti.

Yoldan çıkanlarla ilgili olarak Rabbinin söylediği şu söz böylece gerçekleşmiş oldu: “Onlar inanıp güvenmezler.”

Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin sözü gerçekleşti.

Yoldan çıkmış olanların artık iman etmeyeceklerine dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşmiştir.

Bu, budur! Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar iman etmezler!" sözü gerçekleşmiştir.

ancılayın vācib oldı çalabuñ sözi anlaruñ üzere kim ŧā'atdan çıķdılar kim bayıķ anlar inanmazlar.

Anuñ gibi vācib oldı Tañrı Ta‘ālānuñ kelimesi fāsıḳlar üstine ki anlar īmāngetürmezler.

(Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərin iman gətirməyəcəkləri barədə Rəbbinin sözü (hökmü) belə kerçək oldu. (Və ya: fasiqlər iman gətirməyəcəkləri üçün Rəbbinin hökmü-cəzası onlara belə vacib oldu).

Thus is the Word of thy Lord justified concerning those who do wrong : that they believe not.

Thus is the word of thy Lord proved true(1427) against those who rebel: Verily they will not believe.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.