3 Mayıs 2026 - 15 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 99. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velev şâe rabbuke leâmene men fî-l-ardi kulluhum cemî’â(an)(c) efeente tukrihu-nnâse hattâ yekûnû mu/minîn(e)

Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi de inanırdı. Artık inansınlar diye insanları zorlayıp duracak mısın?

(Ey Resulüm!) Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi mutlaka iman ederdi. (Allah imtihan gereği onları serbest bıraktığı halde,) Sen insanları iman etmeleri için zorlayacak mısın?

İşte bunun gibi Rabbin, eğer öyle olmasını dileseydi, yeryüzünde yaşayan herkes, topyekün iman ederdi. Hal böyleyken ey peygamber! İnsanları iman etsinler diye zorlayacak mısın?

Eğer Rabbinin sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, yeryüzündeki akıllı ve sorumlu varlıkların hepsi elbette toptan iman ederlerdi. Yoksa sen, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahip olan insanların, hepsi de mü'min oluncaya kadar, onları zorlayacak mısın?

Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların tümü topluca iman ederdi. Şu halde insanları mü'min olmaları için sen mi zorlayacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi. Öyleyse, onlar mü'min oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa, hepsi toptan iman ederlerdi. O halde, mümin olsunlar diye, insanları (Allah dilemediği halde, ey Peygamber) sen mi zorlayacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki herkes inanırdı. Artık bütün insanlar inansın diye, onları zorlayacak sen misin?!

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?[202]

[202] Dinde zorlama olmadığı ve aklını kullanmayanlarla ilgili olarak geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 87-90.

Tanrın dileseydi, yeryüzünde olanların hepsi inanmış bulunurdu, inan getirsin diye, sen herkesi zorlar mısın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). O halde insanları mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?

Eğer Allâh arzu itse idi arz üzerindeki herkes îmân iderdi, insânlar benim iznim olmaksızın îmâna gelmediklerinden dolayı ikrah mı idiyorsın?

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü’min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

Eğer rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi. Hal böyleyken, mümin olsunlar diye sen tutup insanları zorlayacak mısın!

(Resûlüm!) Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?

Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. Öyleyse, sen mi halkı inanmaları için zorlayacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi. O halde insanları hep mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?

Eğer rabbın dilese idi Yer yüzünde kim varsa hepsi top yekûn iyman ederlerdi, o halde insanları hep mü'min olsunlar diye senmi ikrah edeceksin?

Şâyet Rabbin dileseydi (insanların irâdelerine müdahalede bulunup, onlara hakkı zorla kabul ettirirdi de) yeryüzünde bulunan (insan) ların hepsi elbette topyekûn îmân ederlerdi. (Lâkin Allah, imtihân gereği, insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz.) Hal böyleyken, sen (ısrarla küfrü tercih eden) insanları, îmân etsinler diye zorlayıp duracak mısın?

Oysa Rabb'in dileseydi, yeryüzündekilerin tamamı iman ederdi! Bunu bildiğin halde, insanları zorla mı mü'min yapacaksın?

Eğer Rabbin dileseydi yer yüzündeki kimselerin hepsi, topyekûn elbette îman ederdi. Böyle iken sen hepsi mü'min olsunlar diye insanları zorlayıb duracak mısın?

Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi topluca iman ederdi. Böyleyken onlar inanıncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?

[11/118; 13/31; 50/45]

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa, onların hepsi birlikte elbette îmân ederdi. Öyle ise sen mi insanları mü'min kimseler olsunlar diye zorlayacaksın?

Ve eğer Rabbin (insanları inanmaya zorlamak için özgür iradelerine müdahale etmeyi) dilemiş olsaydı, yeryüzündekilerin tümü iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı, kimseyi inanmaya zorlamadı). O hâlde, inansınlar diye, (Allah) insanları (zorlamadığı hâlde, ey elçi) sen mi zorlayacaksın? *

(*) İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklen... Devamı..

Rabbin dileseydi yeryüzünde yaşayan bütün insanlar iman ederlerdi. Sen, insanlar inanıncaya kadar onlara zor mu kullanacaksın?

Eğer senin çalabın dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi birden kesenkes inanmış olurlardı. Yine de sen insanları inansınlar diye zorlayıp duracak mısın?

Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi iman ederdi. Yoksa sen mü/min olsunlar diye insanları zorlayacak mısın?

Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde olanların hepsi topyekûn inanırdı. O hâlde sen mi mü’min olsunlar diye insanları zorlayacaksın?

Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi iman ederdi. Öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?

Şâyet Rabb’in insanları zorla imana getirmek isteseydi, yeryüzünde ne kadar insan varsa hepsi çoktan iman etmiş olurdu. Fakat O, insanların kendi özgür irâdeleriyle imanı seçmelerini istedi. O hâlde ey Müslüman, göz göre göre küfrü tercih eden bu insanları sen mi zorla imana getireceksin? Senin görevin, hakîkati onlara güzelce duyurmaktan ibarettir. Dolayısıyla, iman etmiyorlar diye kendini kahretme!Şunu iyi bil ki:

Senin rabbin dileseydi, elbette, Yeryüzü’nde bulunan kimselerin hepsi topluca inanırdı.
Mümin olmaları için İnsanlar’ı sen mi zorluyorsun?

Eğer Rabb’in isteseydi, yeryüzündekilerin tamamı inanırdı. İnanmaları için, insanlara baskı mı yapacaksın?

Rabbin isteseydi yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırdı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın? Unutma ki, Rabbin her şeyi yapma hakkına, her şeyi yapma gücüne sahipken bile inanmaya zorlamaz. Buna rağmen hiçbir güce sahip olmayan sen mi insanları inanmaya zorlayacaksın? Böyle bir şeye hakkın yok!

Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. (Şimdi) sen inanmaları için insanları zorlayacak mısın! [*]

Yüce Allah Hz. Muhammed’e hitap etmekte ve onun aslında insanlar üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını ifade etmektedir. Gerçek anla... Devamı..

Ve eğer Rabbin dileseydi elbette yeryüzündekilerin hepsi (Allah’a) toptan îman ederlerdi.¹ O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?²

1 Böyle olsaydı insanlardan irade ve akıl kalkar, imtihanın özelliği biter belki de insanoğlu yaratılmazdı.2 İnsanların inanıp inanmaması davetçinin i... Devamı..

[İşte bunun gibi] Rabbin eğer öyle olmasını dileseydi, yeryüzünde yaşayan herkes topyekun imana erişirdi: ¹²² Hal böyleyken, insanları inanıncaya kadar zorlayabileceğini mi sanıyorsun,

122 Kur’an tekrar tekrar şu gerçeğin altını çizmektedir: “Eğer O dileseydi hepinizi doğru yola yöneltirdi” (6:149). Bu açıkça şu anlama geliyor: Allah... Devamı..

Şayet Rabbin isteseydi, yeryüzünde bulunanların tümü iman ederdi. Hal böyleyken insanları iman edinceye kadar sen mi zorlayacaksın? 13/31, 16/37, 28/56

Ve eğer Rabbin isteseydi yeryüzünde bulunan herkes topyekûn iman ederdi, (fakat bunu tercih etmedi). Şimdi kalkıp da, sen mi onları iman edinceye kadar zorlayacaksın?[¹⁶⁷³]

[1673] Kur’anî çoğulculuğa delâlet eden bir çok âyetten biri.

(Ey Muhammed) Eğer Rabbin dileseydi, kuşkusuz yeryüzünde bulunanların hepsi iman ederdi, o halde sen insanları, hepsi mümin olsun diye zorlayacak mısın?

Eğer rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi iman ederdi. Sen mi insanları iman etmeleri için zorlayacaksın?

Ve Eğer Rabbin dilese idi elbette yeryüzünde kim varsa hepsi de cümleten imân ederlerdi. Artık mü'minler olsunlar diye sen mi nâsa cebir edeceksin?

Eğer Senin Rabbin dileseydi, dünyada ne kadar insan varsa hepsi imana gelirdi. Ama bunu irade etmedi. Şimdi sen mi, imana gelsinler diye insanları zorlayacaksın?

Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırdı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın?

Eğer rabbin istemiş olsa idi yeryüzünde bulunanların cümlesi hep birden îmân iderlerdi. Sen, bütün nâsın mü'min olmalarından ikrâh mı idersin?

Eğer tercihi Rabbin yapsaydı[*] yeryüzünde bulunan herkes, eksiksiz inanıp güvenirdi. Böyleyken inanıp güvenenlerden olsunlar diye onara baskı mı uygulayacaksın?

[*] "Şâe = شاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir (Müfredat). Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip ... Devamı..

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların tümü inanırdı. Öyleyken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?!

Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi birden iman ederdi. Yoksa insanları imana gelinceye kadar zorlayacak mısın?

Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların tümü toplu halde mutlaka iman ederlerdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın!

Agar Robbingiz xohlasa edi, Yer yuzidagi barcha kishilar yoppasiga iymon keltirgan bo‘‎lar edilar. Bas, axir siz odamlarni mo‘‎min bo‘‎lishlariga majbur qilasizmi?!

daħı eger dilese-di çalabuñ, įmān getüredi ol kim yirdedür dükelicükleri hep. pes sen mi gensiledürsin ādemįleri tā olalar mü’minler?

Eger dilese‐y‐di senüñ Çalabuñ īmān getürürdi yir ehli barçası. Pes sen güçbile ḫalḳı ister misin ki īmān getüreler?

Əgər Rəbbin istəsəydi, yer üzündə olanların hamısı iman gətirərdi. İnsanları iman gətirməyə sənmi məcbur edəcəksən?! (Bu sənin işin deyildir. Sənin vəzifən ancaq islamı təbliğ etməkdir).

And if thy Lord willed, all who are in the earth would have believed together. Wouldst thou (Muhammad) compel men until they are believers?

If it had been thy Lord´s will, they would all have believed,- all who are on earth! wilt thou then compel mankind, against their will, to believe!(1480)

1480 If it had been Allah's Plan or Will not to grant the limited Free Will that He has granted to man, His omnipotence could have made all mankind al... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.