31 Ocak 2026 - 12 Şaban 1447 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kehf Suresi 92. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Śumme etbe’a sebebâ(n)

Sonra gene bir yol tuttu.

Sonra bir yol (daha) tuttu. (Başka sebep, hikmet ve teknolojilere uydu.)

Zülkarneyn yine bir yol daha tuttu.

Sonra yine doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe daha yöneldi.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra bir yol (daha) tuttu.

Sonra da (güneyden kuzeye doğru üçüncü) bir yol tuttu.

Sonra yine bir sebebin ardına düştü.

Sonra yine bir yol tutup gitti.

Sonra, başka bir yol tuttu

92-93. Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.

Zü’l-Karneyn şimâle doğrı gitdi.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra da diğer bir sebebi ta'kıb etti

Sonra (Zu’l-Karneyn, kendisine bahşettiğimiz imkânlar ile başka) bir yol tuttu.

Sonra bir sebebe tabi oldu.

Sonra yine bir yol tutdu.

Sonra yine bir sebebe tutundu.

Sonra bir sebeb (bir yol daha) tuttu.

Arkasından (yine doğru sebep ve vesilelere başvurarak) başka bir hedefe yöneldi (yola koyuldu).

Sonra yine bir sebepten dolayı yola çıktı.

Sonra o yine başka bir yol tuttu.

Sonra başka bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol daha tuttu.

Sonra (yine) bir yol tuttu.

Derken, buradan ayrıldı. Bir yol daha tuttu.

Yine bir yol tuttu.

Zülkarneyn tekrar yollara düştü.

Sonra yine bir yol tuttu!

Sonra (farklı) bir yol tutmuştu.

O, (yine) bir sebebe sarıldı.

Ve o [böylece, doğru bir amaca ulaşmak için] bir kere daha, doğru aracı seçmiş oldu.

Sonra başka bir yola daha koyuldu.

Yeniden kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca başvurdu.

Zülkarneyn diğer bir (orta) yol takip etti.

92-93. Sonra bir sebebe tâbi oldu; ta ki iki set arasına varıncaya kadar. Onun aşağısında neredeyse söz anlamayacak bir topluluk (Ye’cûc-Me’cûc) buldu.

Sonra diğer bir yolu takibe başladı.

Sonra o başka bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra diğer bir yola tâbi' olarak,

Sonra yine başka bir yol tuttu.

Sonra yoluna devam etti.

Sonra yine bir sebebi izledi.

Sonra yine bir sebebi izledi.

So‘‎ngra, u yana yo‘‎l oldi.

andan uydı maķsūda irüriciye.

Andan ṣoñra yola girdi sebebi‐y‐ile.

Daha sonra o (Zülqərneyn) başqa bir yola (cənubdan şimala) üz tutub getdi.

Then he followed a road

Then followed he (another) way,


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.