Śumme etbe’a sebebâ(n)
Sonra gene bir yol tuttu.
Sonra bir yol (daha) tuttu. (Başka sebep, hikmet ve teknolojilere uydu.)
Zülkarneyn yine bir yol daha tuttu.
Sonra yine doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe daha yöneldi.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra bir yol (daha) tuttu.
Sonra da (güneyden kuzeye doğru üçüncü) bir yol tuttu.
Sonra yine bir sebebin ardına düştü.
Sonra yine bir yol tutup gitti.
Sonra, başka bir yol tuttu
92-93. Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.
Zü’l-Karneyn şimâle doğrı gitdi.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra da diğer bir sebebi ta'kıb etti
Sonra (Zu’l-Karneyn, kendisine bahşettiğimiz imkânlar ile başka) bir yol tuttu.
Sonra bir sebebe tabi oldu.
Sonra yine bir yol tutdu.
Sonra yine bir sebebe tutundu.
Sonra bir sebeb (bir yol daha) tuttu.
Arkasından (yine doğru sebep ve vesilelere başvurarak) başka bir hedefe yöneldi (yola koyuldu).
Sonra yine bir sebepten dolayı yola çıktı.
Sonra o yine başka bir yol tuttu.
Sonra başka bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol daha tuttu.
Sonra (yine) bir yol tuttu.
Derken, buradan ayrıldı. Bir yol daha tuttu.
Yine bir yol tuttu.
Zülkarneyn tekrar yollara düştü.
Sonra yine bir yol tuttu!
Sonra (farklı) bir yol tutmuştu.
O, (yine) bir sebebe sarıldı.
Ve o [böylece, doğru bir amaca ulaşmak için] bir kere daha, doğru aracı seçmiş oldu.
Sonra başka bir yola daha koyuldu.
Yeniden kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca başvurdu.
Zülkarneyn diğer bir (orta) yol takip etti.
92-93. Sonra bir sebebe tâbi oldu; ta ki iki set arasına varıncaya kadar. Onun aşağısında neredeyse söz anlamayacak bir topluluk (Ye’cûc-Me’cûc) buldu.
Sonra diğer bir yolu takibe başladı.
Sonra o başka bir yol tuttu.
Sonra yine bir yol tuttu.
Sonra diğer bir yola tâbi' olarak,
Sonra yine başka bir yol tuttu.
Sonra yoluna devam etti.
Sonra yine bir sebebi izledi.
Sonra yine bir sebebi izledi.
So‘ngra, u yana yo‘l oldi.
andan uydı maķsūda irüriciye.
Andan ṣoñra yola girdi sebebi‐y‐ile.
Daha sonra o (Zülqərneyn) başqa bir yola (cənubdan şimala) üz tutub getdi.
Then he followed a road
Then followed he (another) way,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |