Lisa’yihâ râdiye(tun)
Çalıştıklarından hoşnut olurlar.
(Dünyada Hakk yolunda harcadıkları samimi, sürekli ve teslimiyetli) Çabalarından dolayı razı ve hoşnut (kılınmışlardır).
Çabalarının meyvesini tatmaktan memnun.
Dünyadaki gayretlerinden, amellerinden, hâlis niyetlerinden dolayı memnundurlar.
Gayretlerinden dolayı hoşnutturlar.
Harcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur.
(Dünyadaki) çalışmasından ötürü hoşnuddur;
Yaptıklarından hoşnutturlar.
8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.
Kendi yaptığına hoşnut olarak o yüce cennette
(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.
8,9,10. O gün diğer simâlar (mü’minler) beşûş ve dünyâdaki a’mâlinden memnûn olarak cennet-i ’âlîde ikāmet ideceklerdir.
Yaptıklarından hoşnuddurlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yaptıklarından dolayı memnundurlar.
8, 9, 10, 11. O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler.
Yaptıklarından ötürü sevinçlidir.
Yaptığından hoşnuttur.
Sayinden hoşnuddur
(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
(Dünyâda tâat ve ibâdetle) çalışdığından dolayı hoşnuddur.
Harcadığı çabadan dolayı hoşnutturlar,
(Dünyadaki) çalışmalarından dolayı hoşnuddurlar!
(Dünyadaki) çalışmalarından (iyi işler yapmalarından) dolayı hoşnutturlar!
Yaptığı amellerin karşılığından (Allah’ın verdiği hükme) razı olmuştur.
işledikleriyle kıvanmaktadırlar,
8, 9. O gün birtakım yüzler de ter-ü taze, beşuş olacak, dünyadaki çalışmalarından hoşnut olacak,
Çabasından razıdır.
Harcadığı çabadan dolayı hoşnuttur.
Allah yolunda gösterdikleri gayret ve çabaların mükâfâtını aldıkları için sevinç duyacaklar.
Çalışması için hoşnut!
8,9. O gün bazı yüzler vardır sakin ve yumuşak. // yaptıklarından memnun.
Onlar dünyada Allah’a inanmışlar, ayetlerimi dinlemişler, Allah’ın yasalarına uyarak yaşamışlardır.
Çalışmalarından memnundur.
9,10,11. Onlar da yaptıklarından memnun bir halde, içerisinde asla boş söz¹ işitilmeyen, harika bir cennettedirler.
çabaları[nın meyvesini tatmak]tan memnun,
Emeklerinin karşılığını bulmuş olmanın sevincini yaşayacak. 39/73-74, 43/67...73
sonuçta gayretinin meyvesinden hoşnut ve razı olmuştur;
9,10,11. (Dünyada, ibadet ve sâlih ameller) Yaptıklarından ( amellerinin mükâfatını elde etmiş) hoşnud olmuşlardır, yüksek bir cennettedirler, orada boş bir laf işitmezler.
(Dünyada iken) yapmış olduklarından memnundurlar.
Çalışmış olmasından dolayı hoşnuttur.
Emeklerinin neticesini almadan ötürü gayet memnundurlar.
İşinden memnun,
Sa'yinden râzı
yaptıklarından memnun,
Çalışmasından hoşnuttur.
Yaptığından hoşnuttur.
Emek ve gayreti yüzünden hoşnuttur.
Dunyoda qilgan sa’y-harakatlaridan rozidir.
işledügine ħoşnūd dur
‘Amellerinden rāżī olalar.
(Dünyadakı) zəhmətindən razı qalacaq;
Glad for their effort past,
Pleased with their Striving,-(6100)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |