18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’lâ Suresi 9. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Feżekkir in nefe’ati-żżikrâ

Artık öğüt ver, fayda verirse eğer.

Şu halde, eğer ’öğüt ve hatırlatma’ bir yarar sağlayacak (muhatapların ilgi ve ihtiyaç duyup anlamaya çalışacak)sa, haydi ’öğüt verip hatırlat.’

O halde gerçekleri başkalarına hatırlat. Bu hatırlatma ister fayda veriyor görünsün ister görünmesin.

Öğüt, uyarı fayda verdiği sürece, Kuran ile insanlara öğüt vermeye, tebliğe devam et.

Şu halde eğer öğüt fayda verecekse öğüt ver.

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

O halde, fayda versin (yahud fayda vermesin), sen Kur'an ile öğüd ver; (tebliğ vazifeni yap).

Hatırlatma fayda verecekse, sen (o vahiyleri) hatırlat.

8,9. Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.

Öğütün faydası olmasa dahi, yine de sen öğütle

O halde, sen, öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!

Va’az it, çünki senin va’zın nâfi’dir.

Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.

O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

O halde öğüt ver; öğüt mutlaka fayda sağlar.

8, 9. Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

Onun için öğüd ver: öğüd fâide verirse

O hâlde, eğer öğüt ve hatırlatma bir yarar sağlayacaksa, (durma Kur’ân’la) öğüt ver.

O halde öğüt ver¹, öğüt yararlı olacaksa!

1- Yararlı olup olmadığına bakmaksızın sen öğüt vermeye devam et.

O halde eğer öğüd fâide verirse (durma) öğüd ver.

Eğer hatırlatma fayda verecekse, hatırlat.

[3/138; 81/27-29]

O hâlde eğer nasîhat fayda verirse, (artık onlara) nasîhat et!

(Resulüm!) O hâlde (Kur’an’ı insanlara tebliğ ederek) öğüt ver; öğüt mutlaka fayda sağlar.*

(*) Not: Buradaki (ان) ‘’in’’şart edatı değil, tekid edatı olan (قد) ‘’kad’’ anlamında olduğunu söyleyenlerin görüşleri hem daha isabetli hem de ayet... Devamı..

Eğer öğüt fayda verecekse, (vahiyle) öğüt ver.

Öyleyse öğüt ver bakalım, eğer öğüt işe yararsa!

Nasihat fayda verecekse [⁶] nasihatte bulun.

[6] Veya fayda versin, vermesin.

O hâlde sen, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.⁴

4 Krş. Zariat, 51/55

O halde hatırlat, eğer hatırlatma bir yarar sağlayacaksa.

Öyleyse, öğüt faydalı olacaksa, öğüt ver!
Hakikati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde, seni dinlemeyen ortaya konan bunca delilleri düşünmeyen kibirli ve inatçı kimselere gelince, onlarla kısır tartışmalara girme; bunun yerine, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! O zaman göreceksin ki:

Öğüt ver, eğer Öğütler yarar sağladıysa!

Sen öğütlerine devam et. Çünkü öğüt, mutlaka fayda verecektir.

Onun için insanlara yararlı olacak öğütler ver! Belki öğüt alırlar! Öğüt almazlarsa üzülme! Kendini yorma! Öylece bırak!

Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat! [*]

Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:6; Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hû... Devamı..

Eğer öğüt vermenin (insanlara) bir fayda vereceğini görüyorsan, o zaman öğüt ver.¹

1 Bu âyetten, zarar vereceği açıkça belli olduğu takdirde, nasihat etmenin vacip olmadığı, fayda verme ihtimâli bulunursa, istifâde edecekleri dikkate... Devamı..

O HALDE, [hakikati başkalarına] hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver[iyor görün]sün, [ister görünmesin]: ⁷

7 Bu çeviri, Beğavî’nin yorumuna ve Râzî’nin bu ifade ile ilgili alternatif yorumlarından birisine dayanmaktadır.

O halde, sen sadece öğüt ver. Şüphesiz bu öğütler bir gün fayda verecektir. 2/269, 11/114

Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de-[⁵⁶⁸⁷] hep (fıtratlara nakşolan Allah’ı) hatırlat;[⁵⁶⁸⁸]

[5687] Yani, işin tabiatı gereği her hatırlatma, herkese, her zaman fayda vermez. Zımnen: asla “ya hep ya hiç” deme. Bu âyete “Eğer hatırlatman fayda ... Devamı..

O halde (Ey Muhammed) insanlara öğüt ver, öğüt fayda verse de vermese de!..

Hatırlat; eğer o zikir (Kur’an) fayda verecekse.

Artık öğüt ver, eğer öğüt faide verirse.

O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et!

O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.

Eğer vaz' u nasîhat fâide itmese bile vaz' u nasîhat it.

Bilgi[*] vermenin (Kur’an’ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!

[*] Bilgi diye çevrilen kelime "zikir"dir. Zikir, sürekli akılda tutulan kullanıma hazır bilgidir. (Müfredat s.237)

O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.

Sen öğüt ver—öğüt fayda verecekse.

Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!

Bas, eslatma foyda bersa, odamlarga eslating.

pes ögütle eger aśśı eyler-ise ögüt.

Pes ögüt vir yā Muḥammed eger ögüdüñ aṣṣısı olsa.

(Ya Peyğəmbər!) Əgər nəsihət etmək fayda versə, (ümmətinə Qur’anla) öyüd-nəsihət ver!

Therefore remind (men), for of use is the reminder.

Therefore give admonition in case the admonition(6088) profits (the hearer).

6088 This is not so strong as the Biblical phrase, "Cast not pearls before swine" (Matt. 7:6) The cases where admonition does produce spiritual profit... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.