Yu/feku ‘anhu men ufik(e)
Ondan saptırılan, saptırılmıştır.
Ondan (Hakk’tan ve Kur’an’dan yüz döndürüp, benliğe ve dünyalık beklentilere yönelen, hikmet ve hakikatten) çevrilen; (hidayet ve istikametten de) çevrilir! (Kendi gurur ve kuruntularının esiri haline gelirler.)
Bu çeşitli sözlerinden dolayı, ancak haktan yüz çevirenler sapıtırlar.
Akıllarını kullanma ve düşünme zaafı olanlar, bu çelişkili sözler yüzünden, bâtıla, küfre döndürülüyor.
Ondan çevrilen çevriliyor.
Ondan çevrilen çevrilir,
Peygamber ve Kur'an'dan çevrilen çevrilir.
(Haktan) çevrilen, bundan (kıyametin olacağından) da çevrilmiştir.
O sözden dolayı imandan döndürülebilen, döndürülüyor.
Ondan döndürülen, bundan da döndürülür
(Oysa) bu davetten, aldanarak yüz çeviren, (yalnızca) kendini aldatır!
7,8,9. Kevâkibi muhtevî semâ hakkı içün yemîn iderim aranızda ihtilâf idiyorsunuz, hakîkatden yüz çevirenden yüz çevrilecekdir.
Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür.
Ondan (Peygamber’den) çevrilen çevrilir.
Çarpık düşünceli olanlar doğru yoldan başkasına yönelirler.
7, 8, 9. İçinde yörüngeleri olan göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur'an'dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).
Çevrilen, ondan çevrilir.
Ondan çevrilen (imana) çevrilir.
Ondan çevirilen çevrilir
(Israrla hakkı inkâr ederek) ondan (Kur’ân ve Peygamber’in tebliğinden) yüz çevirenler, hidâyete eremezler.
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
Savrulan, ondan savrulur.
Ondan (Kur'ân'dan) çevrilen, çevrilir.
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
Aldatılan kişi Kur’an’dan döndürülüyor.
Ondan döndürülen bundan da döndürülür.
Ondan döndürülen bundan da döndürülür [²].
(Kıyamete imandan) Çevrilmiş olan, (akıl ve delil yolundan) çevrilmiş olanlardır.
Demek ki, ancak sapıklığı baştan kabullenmiş, haktan sapan, yalana sürüklenmiş insan bu ilâhî dâveti reddedip ondan yüz çevirir. Öyleyse;
(Aldanıp) Çevrilen kimse ondan çevrilir.
N'apalım sözünden dönen döner.
İsteyen özgür iradesiyle ayetlerimizle anlatılan gerçeklere inanır. İsteyen özgür iradesiyle anlattığımız gerçekleri inkâr eder. Hiç kimseye gerçekleri zorla kabul ettirecek değiliz.
Ondan (Kur’an’dan) savrulan kişi (kendi aleyhine) savrulmuş olur.
İnkâr eden, ancak kendisini aldatır.
bu konuda (gerçeğe) aykırı görüşleri savunan, (yalnızca) kendini aldatır! ⁵
Savrulanlar kendi aleyhine savrulur. 10/108
savrulanlar, kendi aleyhine savrulurlar![⁴⁷⁰⁵]
Ondan (O’nun Resulünün imana davetinden) ancak (şeytanın peşinden giden -sizin gibi-) dönek yalancı kimseler yüz çevirir!
Her kim fitnelendiyse, ondan (Kur’an’dan) çevriliyor.
Ondan döndürülen kimse, döndürülür.
Oysa bu dâvetten, ancak aklı çarpılmış olan kimse çevrilip vazgeçirilir.
Çevrilen, ondan çevriliyor.
Kazâ ve kaderde hidâyetden meyl itdirilmiş olan kimse Kur'ân'dan ve rasûlen başka tarafa meyl ider.
Hesap verme inancından çevrilen çevrilene.
Ondan çevrilen çevrilir.
Ancak haktan döndürülenler hesap gününe iman etmekten saptırılır.
Yüzgeri çevrilen onun yüzünden çevrilir.
Bu Qur’ondan haqdan burilgan, baxtsiz kimsagina og‘ib ketadi.
döndürinile peyġamber’den ol kim döndürinildi ya'nį Tañrı 'ilminde islām’dan.
Ṣarf olur andan ṣarf olan kimse.
Ondan (Qur’andan, yaxud Muhəmməd əleyhissəlamdan) zatında dönüklük olan kimsə dönər! (Allahın əzəli elmində imandan kim dönmüşdürsə, Qur’andan və Peyğəmbərdən də elə o dönər!)
He is made to turn away from it who is (himself) averse.
Through which are deluded (away from the Truth) such as would be deluded.(4995)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |