19 Mayıs 2026 - 1 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Âl-i İmrân Suresi 89. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İllâ-lleżîne tâbû min ba’di żâlike veaslehû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)

Ancak bundan sonra tövbe edenler ve düzgün bir hale gelenler müstesna. Çünkü Allah, suçları örter ve rahimdir.

Ancak bu (uyarıların) ardından (ölmeden önce pişman olup vicdanlarına uyarak); tevbe edenler, salih olarak davranıp (tekrar Hakka dönenler) başka. Çünkü Allah, gerçekten Bağışlayandır, Esirgeyendir.

Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler, bu cezadan hariç tutulacaklardır. Zira Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.

Ancak taahhüdünü bozduktan, küfrü imana tercih ettikten sonra tevbe edip İslâmî hakikatleri ortaya koyarak, samimiyetle Allah'a itaate yönelenler, yaymaya devam ettikleri yanlış bilgileri düzeltenler müstesna. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.

Ancak bundan sonra tevbe edip durumlarını düzeltenler müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Ancak bundan sonra tevbe edenler, 'salih olarak davrananlar' başka. Çünkü Allah, gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.

Ancak onun arkasından tevbe edip hallerini düzeltenler başka. Çünkü Allah, hakikaten günahları bağışlayan, çok esirgeyendir.

Bundan sonra tevbe edip yapıcı işler yapanlar ise, (bilsinler ki) Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.

Ancak, daha sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır; zira Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Bundan sonra ancak tövbe edip, yararlı iş görenler böyle değildir, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı

Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

“Tevbe” kelimesi Arapçada geri dönmek ve yönelmek anlamlarına gelir. Dinî bağlamda ise tevbe, insanın işlediği hatayı fark edip pişmanlık duymasıyla b... Devamı..

Lâkin tevbe iderek rabbine rücû’ idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar içün öyle olmıyacakdır. Zîrâ Allâh gafûr ve rahîmdir.

Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Ama yaptıklarının ardından tövbe edip kendilerini düzeltenler başka; çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler başka. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.

Ancak onun arkasından tevbe edib salâha girenler başka, çünkü Allah gaffurdur rahîmdir

Ancak (ölmeden önce) tövbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki, Allah, (tövbe edenleri) çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Ancak, bundan sonra tevbe edip¹ kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

1- Tövbeden kasıt, yapılan kötülükten fiilen vazgeçmektir.

Bundan sonra tevbe (ve rücu) ve (nefslerini) ıslah edenler müstesna. Çünkü Allah cidden (kusurları) örten, çok esirgeyendir.

Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler başka. Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.

[4/17-18; 16/119]

Ancak, bundan sonra tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler müstesnâdırlar; hiç şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

Ancak daha sonra (dünyada iken) tövbe edip durumlarını düzeltmiş olanlar, bu cezadan hariç tutulacaklardır. Şüphesiz Allah (çok) bağışlayan, (çok) merhamet edendir.

Ancak bundan sonra, inkârlarından vazgeçip (tövbe edip) durumlarını düzeltirlerse (yeniden İslam’a dönüp gereğini yerine getirirlerse), elbetteki Allah bağışlayıcı ve merhametli olandır.

Meğer ki bundan sonra tövbe edip de düzelmiş olsunlar. Çünkü Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.

88, 89. Onlar orada [¹] dâim kalırlar. Onların azapları tahfif olunmaz, kendilerine de bakılmaz [²] Meğer ki bundan sonra tövbe edip ıslahı nefs etsinler; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.

[1] Ateş içinde veya lânet altında.[2] Veya mühlet verilmez.

Ancak, bundan sonra tevbe edip, düzelenler başka. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.

Ancak, işlediği günahın ardından pişmanlık duyarak tövbe edip kendilerini düzeltenler bunun dışındadır. Allah onları elbette bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Bunun ardından tevbe etmiş ve islah olmuş / düzelmiş kimseler başka!
Allah, rahîm gafûrdur.

Ancak, bütün bunlara rağmen tövbe edip kendilerine çeki düzen verenler olursa bilin ki Allah engin hoşgörülü bir sevgi selidir.

Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.

Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Yüce Allah imandan sonra küfre girenlere kapının tamamen kapanmadığını bildirmekte ve eğer tevbe edip durumlarını ıslah ederlerse onları bağışlayabile... Devamı..

Ancak, daha sonra gerçekten tevbe edip durumunu düzeltenlere¹ gelince, şüphesiz ki Allah (kullarını) çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.

1 İnandığını, yaşayışıyla ispat edenlere…

Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır: Zira Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Ancak, bu hatalarından sonra tövbe ile dönüş yapan ve hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir. 20/82, 39/53

Ama tevbe edenler ve durumlarını düzeltenler hariç; çünkü Allah’ın bağışı da, merhameti de tariflere sığmaz.[⁶²⁹]

[629] Ğafûrun-Rahîmundeki belirsizlik çeviriye böyle yansımıştır.

Ancak dinden döndükten sonra -küfürde ısrar etmeyip pişman olarak- tevbe edenler ve hallerini düzeltenler başka; (onların tevbeleri kabul buyurulur) çünkü Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır.

Ancak bundan sonra tevbe edip durumunu düzeltenler için elbette Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.

Ancak o kimseler ki, bundan sonra tevbe ettiler ve ıslahta bulundular, onlar müstesna. Çünkü Allah Teâlâ şüphe yok ki gafûrdur, rahîmdir.

Ancak daha sonra tövbe edip nefislerini ıslah edenler, bu hükmün dışındadır. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).

Ancak ondan sonra, tevbe edip uslananlar başka. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ancak bu îmândan döndükden sonra tevbe idüb salâh-ı hâl alanların (tevbeleri kabûl olunur) çünki Allâh mağfiret idici ve merhamet iyleyicidir.

(Ölmeden) Dönüş yapıp kendini düzelten olursa başka. Allah onları bağışlar ve iyilikte bulunur.

Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, affedendir, merhamet edendir.

Ancak daha sonra tevbe eden ve durumlarını düzeltenler müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir.

Magaram shu noto‘‎g‘‎ri ishlaridan qaytib, tavba qilgan va o‘‎zlarini tuzatganlar bundan mustasnodir. Darhaqiqat, Alloh gunohlarni kechiruvchi – G‘‎ofur va marhamati keng bo‘‎lgan – Rahim Zotdir.

illā anlar kim tevbe eylediler şundan śoñra daħı eyü iş işlediler. bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.

İllā ol kişiler kim tevbe eylediler, andan ṣoñra ṣāliḥ oldılar. Pes Tañrı Ta‘ālāyarlıġayıcıdur, raḥmet idicidür.

Yalnız bundan sonra tövbə edərək düzələn şəxslər (bağışlanarlar). Şübhəsiz ki, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!

Save those who afterward repent and do right. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Except for those that repent (Even) after that, and make amends; for verily Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.