18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Neml Suresi 8. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Felemmâ câehâ nûdiye en bûrike men fî-nnâri vemen havlehâ vesubhâna(A)llâhi rabbi-l’âlemîn(e)

Oraya gelince nida edildi: Ateşteki melekler de gerçekten kutlanmıştır, çevresindeki Musa da ve münezzehtir noksan sıfatlardan alemlerin Rabbi Allah.

Oraya gittiğinde ise, kendisine (şöyle) seslenildi: “Ateş (olarak gördüğün işaretin yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. (Kulum ve Resulüm Musa da, ona inanıp tâbi olarak Hakk’ta sabit duranlar da kayrılmıştır.) Âlemlerin Rabbi olan Allah Yücedir, her türlü kusur ve noksanlıktan münezzehtir!..”

Fakat oraya varınca O'na şöyle seslenildi: “Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindeki herkes mübarek, kutlu kılınmıştır. Sınırsız kudretiyle, alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir.”

Mûsâ oraya geldiğinde:
“Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindeki kimseler berekete nail olmuşlardır. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi olan Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.” diye seslenildi.

Oraya geldiğinde kendisine şöyle seslenildi: "Ateşin yanında bulunan ve çevresinde olanlar kutlu kılınmışlardır. Alemlerin Rabbi olan Allah pek yücedir.

Oraya gittiğinde, kendisine seslenildi: 'Ateş (yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah yücedir.

Vakta ki, o ateşe vardı, şöyle nida olundu: “- Ateş yerinde olan Mûsa'ya ve etrafında bulunan meleklere bereket verildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah (bütün noksanlıklardan ve ihtiyaçtan) münezzehtir.

Musa o ateşe gelince: “Ateşin içinde bulunan da çevresinde olan da hayırlı ve bereketli olalar. Ve âlemlerin sahibi olan Allah, (görünmekten) çok yücedir!” diye Musa’ya seslenildi.

Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: “Ateşteki kimse de, ateşin çevresindekiler de kutsal kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksanlıklardan uzaktır.”

Musa ona yaklaşınca, «Kutludur ateşe yakınlaşan, yüresinde bulunan» diye ona çağırdı; evrenlerin sahibi Allah kutsaldır

(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”

Bu ayette tasvir edilen hadise, Hz. Musa’nın Tûr Dağı’nda yaşadığı tecrübenin, yani vahyin başlangıcına tekabül eden kritik eşiktir. Hz. Musa’nın uzak... Devamı..

Gitdi, fakat bir ses "Ateşin içinde ve kenarında olan mübârek olsun. Rabbu’l ’âlemîne hamd olsun" didi.

Oraya geldiğinde, kendisine şöyle nida olunmuştu: "Ateşin yanında olan ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah münezzehtir"

(Mûsâ) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: “Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır.”

Oraya geldiğinde ona şöyle seslenildi: “Ateşin yanındaki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin rabbi olan Allah, her türlü noksanlıktan uzaktır!”

Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!

Oraya varınca kendisine, "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da kutludur," diye seslenildi. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH çok yücedir.

Oraya geldiğinde şöyle seslenilmişti: "Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!"

Derken vaktâ ki ona vardı şöyle nidâ olundu: haberin olsun mubarek kılınmıştır bu ateşteki kimse ve bunun havalisindekiler ve sübhandır o âlemlerin rabbı Allah

(Mûsâ) oraya (ateşin yanına) geldiğinde, kendisine (keyfiyetsiz olan kelâmımızla) şöyle buyurduk: “Ateşin yanında bulunan ve çevresindekiler mübarek kılınmışlardır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.

Oraya gittiği zaman ona seslenildi: “Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve Âlemlerin Rabbi olan Allah, Subhân'dır.¹”

1- Yüceler yücesidir, eksikliklerden münezzehtir.

Vaktâkî oraya gitdi, kendisine (şöyle) nida olundu: «Ateş (mahallin) de bulunana da, çevresinde olan kimselere de muhakkak (feyz ve) bereket verildi. Aalemlerin Rabbi olan Allah münezzehdir».

Oraya vardığında kendisine şöyle seslenildi: "Ateşin başındakiler ve çevresindekiler kutlu kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah münezzehtir.

Nihâyet oraya gelince (kendisine) şöyle seslenildi: “Ateş (sandığın bu nûrun için)de olan (sen) ve (o nûrun) etrâfında bulunanlar (melâikeler) mübârek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ise (her kusurdan) münezzehtir.”

Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksiklerden münezzehtir.

Musa oraya geldiğinde “Ateşin yanındaki ve ateşin yakınında olan kişi bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi Allah her türlü eksikliklerde uzaktır” diye seslenildi.

Musa ateşin yanına varınca ona şöyle ünlendi: "Ateşin başında bulunan kimse de, onun dolayındakiler de kutludur. Bütün varlıkların çalabı olan Allah uludur.

Musa ateşin yanına varınca ona şöyle nida olundu: «— Ateşte olan [³], onun etrafında bulunan [⁴] şey, mübarektir ve mutahhardır. Âlemlerin Rabbi olan Tanrı da tamamıyle münezzehtir».

[3] Musa veya melâike veya Nur-u Bâri.[4] Melâike veya Musa veya yerler.

Oraya geldiğinde kendisine (şöyle) seslenildi: “Gerek ateşin başında ve gerekse çevrede bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah noksanlıktan münezzehtir.

Oraya gittiğinde kendisine (şöyle) seslenildi: “Ateşte olanlar da çevresinde bulunanlar da bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.”

Ve Mûsâ oraya yaklaşınca, Allah tarafından ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! İnsanlığa hidâyeti göstermek için yakılan bu ateşin olduğu yerde ve çevresinde bulunan herkes kutlu kılınmıştır! Öyleyse, sen de ilâhî nur ile aydınlan! Âlemlerin sahibi, efendisi ve Rabb’i olan Allah, yüceler yücesidir!”

Oraya geldiğinde şöyle seslenildi:
-"Ateş’in içindeki kimseler ve etrafındaki kimseler mübarek kılınmıştır. Âlemler’in rabbi Allah sübhandır"

Ona yaklaşınca bir ses: " Ateşin yanında ve çevresinde olanlara hayırlı olsun! kainatın sahibi olan Allah, erişilmez yücedir.

Tur’a gelince seslendik: "Ateşin içinde ve çevresinde olanlar mübarek kılındı. Âlemlerin Rabbi Allah her türlü eksikliklerden uzaktır."

Oraya geldiğinde (kendisine) şöyle seslenilmişti: “Ateşin yanındakiler ve çevresindekiler bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.

(Mûsa) oraya varınca: “(Ey Mûsa!) Bu ateşin yanında¹ bulunan (sen) ve çevresindekiler mübârek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şânı çok yücedir.” diye seslenildi.²

1 (فِي) Harf-i cerri burada (مَعَ) anlamında tercüme edilmiştir. Eğer “içerisinde” şeklinde tercüme edilirse bu sefer; “ateşin içerisindekinin kim old... Devamı..

Fakat oraya varınca, o’na şöyle seslenildi: “Bu ateşin [erişme alanı] içinde olan herkes ve çevresindeki herkes kutlu kılınmıştır! ⁷ Sınırsız kudretiyle yüceler yücesidir Allah, âlemlerin Rabbi!”

7 Zemahşerî havlehâ (lafzen, “çevresinde”) ifadesini böyle yorumlamaktadır. Taberî’nin kaydettiğine göre bazı ilk müfessirler, “ateş” (nâr) teriminin,... Devamı..

Musa oraya varınca kendisine şöyle seslenildi: “Bu ateş mahallinde ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah eksiklikten münezzeh ve yücedir. 20/9...48, 28/29...36

Fakat oraya gelince kendisine şöyle seslenildi: “Bu ışık kaynağının[³²⁸³] hem içinde hem de etrafında olan herkes mübarek kılınmıştır: zira Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı pek yücedir.

[3283] Lafzen: “ateşin..” Zemahşerî’nin de isabetle değindiği gibi, burada “ateş” Allah’ın nuru yerine istiare olarak kullanılmış olmalıdır.... Devamı..

Oraya vardığında ona; "Hem ateşin yanında olan sen hem de ateşin çevresinde bulunanlar (Melekler) mübarek kılınmıştır, alemlerin Rabbi olan Allah (ise noksan sıfatlardan) münezzehtir! (O'nun; ateşten semaya yükselen nur ile ilgisi yoktur)

Ne zaman ki ona (ateşe) geldi, kendisine seslenildi: "Ateş ve çevresinde olanlar mübarek kılınmıştır, alemlerin rabbi olan Allah Subhandır."

Vaktâ ki oraya vardı, kendisine nidâ olundu ki: «Bu ateşte olan da ve bunun etrafında bulunan da mübarek kılınmıştır ve âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ münezzehtir.»

Oraya varır varmaz birden şöyle nida edildi. “Ateş mahallinde ve çevresinde bulunan kimselere feyiz ve bereket verildi. Alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir, bütün noksanlardan münezzehtir. ” {KM, Tesniye 33, 16; Çıkış 3, 2}

Nidanın tamamlanmasından sonra son “Sübhanallah” cümlesi, olayın büyüklüğüne hayret uyandırmakla beraber, Allah hakkında benzetme hatasına düşmemek iç... Devamı..

Oraya gelince (kendisine) seslenildi: "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi Allah, eksikliklerden münezzehtir."

O ateşin yanına geldikde ona: "Ateşde ve etrâfında olanlar mübârek kılındı. 'Âlemlerin rabbi olan Allâh münezzehdir."

Oraya vardığında şöyle bir ses duyuldu: “Bu ateşte ve çevresinde olanlar bereketlli kılınmışlardır. Sen, varlıkların sahibi olan Allah’a kulluk et.

Oraya geldiğinde:-Ateşin içinde ve etrafında bulunanlar mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi eksiklikten uzaktır diye seslenildi.

Oraya geldiğinde nidâ olundu: “Bu ateş mahallinde ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ise her türlü kusurdan münezzehtir.

Mûsa ateşe vardığında şöyle çağrıldı. "Ateşteki kimse de ateşin çevresindekiler de kutsal ve bereketli kılınmıştır. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün eksiklik ve iğretiliklerden arınmıştır."

Shunday qilib, Muso olov yoniga kelgach, unga: “Olov oldidagi Zotga va uning atrofidagi kishilarga baraka berildi! Olamlarning Robbisi Allohga tasbehlar bo‘‎lsin.

pes ol vaķt kim geldi aña ķıġırınıldı “bayıķ ķutlu olındı ol kim oddadur daħı ol kim yöresindedür ya'nį mūsā . daħı Tañrı’nuñ arulıġı 'ālemler çalabı’sı.”

Pes ol vaḳt kim geldi, aña ḳıġırıldı: Bereketlenüpdür odda olan nesne, çev‐resinde olan daḫı. Daḫı yüceldi Tañrı Ta‘ālā ki ‘ālemler yaradıcısıdur.

Musa (alovun) yanına çatdıqda belə bir nida gəldi: “Alovun yanında olan (Musa) və ətrafında olanlar (mələklər və ya peyğəmbərlər) mübarək kimsələrdir (bərəkətlidirlər). Aləmlərin Rəbbi olan Allah pakdır, müqəddəsdir! (Bütün eyib və nöqsanlardan kənardır!)

But when he reached it, he was called, saying: Blessed is whosoever is in the fire and whosoever is round about it! And glorified be Allah, the Lord of the Worlds!

But when he came to the (fire), a voice was heard: "Blessed are those(3245) in the fire and those around: and glory to Allah, the Lord of the worlds.

3245 Those: in the original the pronoun is in the singular, "man", which is often used with a plural meaning. The Commentators usually construe it to ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.