17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 76. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Felemmâ cenne ‘aleyhi-lleylu raâ kevkebâ(en)(s) kâle hâżâ rabbî(s) felemmâ efele kâle lâ uhibbu-l-âfilîn(e)

Gece olup karanlık basınca bir yıldız görmüş de budur Rabbim demişti. Fakat yıldız battı mı demişti ki: Ben batanları sevmem.

Derken, gece (karanlığı dünyanın) üstünü örtüp bürüyünce (Hz. İbrahim parlak) bir yıldız görmüş ve şöyle demişti: (Belki de) “Benim Rabbim budur.” Fakat (yıldız batıp) kayboluverince de: “Ben batıp bitenleri (kaybolup-gidenleri) sevmem (fani olan şeylere gönül vermem ve ibadete değer görmem)” diye (eklemişti).

Nitekim gecenin karanlığı bastırdığı zaman, gökte bir yıldız gördü ve haykırdı: “Söyleyin, bu mu benim Rabbim?” Ama yıldız kaybolunca “Ben kaybolup, batıp giden şeyleri sevmem” dedi.

Gecenin karanlığı ortalığı kaplayınca, bir yıldız gördü,
“Bu mudur benim Rabbim?" dedi. Yıldız batınca:
“Bende kulluk ve ibadet edilecek bir Rab sevgisi oluşturmayan, batan-kaybolan varlıkları Rab olarak istemem" dedi.

Üzerine gece bastırınca bir yıldız gördü. "İşte bu benim Rabbimdir" dedi. Ancak o batınca: "Ben öyle batıp gidenleri sevmem" dedi.

Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: 'Bu benim rabbimdir.' Fakat (yıldız) kayboluverince: 'Ben kaybolup-gidenleri sevmem' demişti.

Vakta ki İbrahim'in üzerini gece bürüdü, bir yıldız gördü: “- Bu mu benim Rabbim?!” dedi. Derken yıldız batıverince: “- Ben öyle batanları sevmem” dedi.

İşte gece onun üzerine karardığı zaman bir yıldız gördü. ‘Bu, benim Rabbimdir’ dedi. Yıldız kaybolunca ‘ben batıp kaybolanları sevmem’ dedi.

Üzerine gece basınca İbrâhim bir yıldız gördü: “Budur rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.

Gece karanlığı çöktüğü zaman, İbrahim bir yıldız görüp dedi ki: «İşte Tanrım bu», imdi yıldız inince, dedi ki: «Ben sevmem inenleri!»

(İbrahîm) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara, yıldızlara, aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.

Gice karanlığı etrâfını aldığı vakit bir yıldız gördi "İşte rabbim" didi, yıldız gâib oldı "Ufûl idenleri sevmem" didi.

Gece basınca bir yıldız gördü, "işte bu benim Rabbim!" dedi; yıldız batınca, "batanları sevmem" dedi.

Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.

Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü. “Rabbim budur” dedi. Yıldız batınca da “Batanları sevmem” dedi.

Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi.

Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, "Budur benim Rabbim!," dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem," dedi.

Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem" dedi.

vakta ki üzerini gece kapladı bir yıldız gördü «bu imiş rabbım» dedi, derken batıverince «ben öyle batanları sevmem» dedi

Gecenin karanlığı üzerine çökünce (İbrâhîm) bir yıldız gördü. (Kavmine hitaben, “Sizin inancınıza/iddiânıza göre) bu (mu) dur benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince, “Ben batıp gidenleri sevmem!” dedi.

Gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. Rabb'im budur dedi. O, batınca da “Ben batanları sevmem!” dedi.

İşte o, üstüne gece bürüyüb örtünce bir yıldız görmüş, «Bu mu benim Rabbim?!» demiş, o sönüb gidince ise şöyle demişdi: «Ben böyle sönüb batanları (Tanrı diye) sevmem».

Gece bastırınca bir yıldız gördü: “Rabbim budur.” dedi. Yıldız batınca da: “Ben batanları sevmem.” dedi.

Derken (İbrâhîm,) üzerini gece (karanlığı) kaplayınca bir yıldız gördü (ve kavmine): “Bu rabbimdir (öyle mi?)” dedi. Fakat (bir süre sonra o yıldız) batınca: “Ben batanları sevmem!” dedi.(1)

(1)“Güzel değil batmakla gāib (kayıp) olan bir mahbub (sevgili)! Çünki, zevâle (ayrılığa) mahkûm hakīkī güzel olamaz. Aşk-ı ebedî (ölümsüz bir aşk) iç... Devamı..

Üzerine gece bastırınca, (yıldızlara tapanlarla tartışma hâlinde bulunan İbrahim, uzayda yıldız gibi parlayan) bir gezegen görmüş; (ona işaret ederek bakın ey insanlar!) ’’Bu mu benim Rabbim?» demiş. Ama ne zaman o gezegen (gecenin sonuna doğru gözden) kaybolunca, (Bu defa İbrahim, bilin ki,)’’ Ben (gözden) kaybolup gidenleri sevmem (ilah olduğuna inanmam ve ilah edinmem)” dedi.*

(*) Âyetin bu bölümü tefsirlerde ve meâllerin büyük çoğunluğunda; “işte bu benim Rabbim!” şeklinde tercüme edilmiş veya anlaşılmaya çalışılmıştır. An... Devamı..

Gece karanlığı (İbrahim’in) üzerine çöktüğünde bir yıldız gördü ve “Bu benim Rabbim” dedi. Yıldız kaybolduğunda, “Ben kaybolanları sevmem” dedi.

Gecenin karanlığı üzerine çökünce İbrahim bir yıldız gördü. Dedi: "işte benim çalabım." Yıldız batınca da dedi: "Ben batan şeyleri sevmem."

Ona gece karanlığı basınca [³] o, bir yıldız [⁴] gördü, «— İşte Rabbim budur» dedi [⁵], fakat yıldız batınca «— Ben batan şeyleri sevmem» dedi.

[3] Etrafını karanlık sarınca.[4] Zühre veya Müşteri yıldızı.[5] Bu söz teslim tariki iledir, zuumları üzeredir, istidlal suretini göstermektedir.... Devamı..

Üzerine gece basınca bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim”²⁴ dedi. O da batınca, “Batanları sevmem” dedi.

24 Hz. İbrahim kavmine basit de olsa bir kıyas yolu gösteriyor. Bu nevi muhakemeler bugün için de geçerlidir. Çok basit kıyaslar bazen büyük sorunları... Devamı..

(İbrahim peygamber seçilmeden önce Rabbini ararken) Gece üstünü örtüp bürüdüğünde (gökte) bir yıldız gördü, “İşte bu benim Rabbim” dedi. Yıldız batınca, “Batanları sevmem” dedi.

Halkına sürekli öğüt veren İbrahim, gecenin karanlığı üzerine çökünce, apaçık yıldız gördü ve “Bakın ey insanlar, bu mudur benim Rabb’im?” dedi. Sonra yıldız batınca, “Ben batanları sevmem, ” dedi. Böyle batıp yok olanlar ilah olamaz!

Üzerine Gece bastırdığında bir yıldız gördü: -"Bu benim rabbimdir" dedi.
Sönüp battığında: -"Batanlar’ı sevmem" dedi.

Nitekim, karanlık basınca, bir yıldız gördü. "benim Sahib’im bu olmalı " diye düşündü. Az sonra yıldız battı. Bu sefer: "yoo dedi batanlar hoşuma gitmiyor."

Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü: "Rabbim budur." dedi. Yıldız batınca, "Batanları sevmem!" dedi.

Gece(nin karanlığı) onu kaplayınca bir gezegen (gök cismi) görmüş, “Bu (muymuş) benim rabbim!” demişti. (Gezegen) batınca da “Batanları sevmem.” demişti.

Üzerine gecenin karanlığı çökünce bir yıldız gördü ve (toplumuna): “Bu mu benim Rabb’im?”¹ dedi. Yıldız batınca da: “Ben batanları sevmem!” dedi.

1 Âyetin bu bölümü tefsirlerde ve meâllerin büyük çoğunluğunda; “işte bu benim Rabbim!” şeklinde tercüme edilmiş veya anlaşılmaya çalışılmıştır. Ancak... Devamı..

Sonra, gecenin karanlığı bastırdığı zaman [gökte] bir yıldız gördü [ve] haykırdı: “İşte bu (mu) benim Rabbim!” Ama yıldız kaybolunca, “Ben batan şeyleri sevmem!” diye söylendi.

Gecenin karanlığı üzerine bastırınca bir yıldız görmüş ve: “İşte benim Rabbim budur.” demişti. Fakat yıldız batınca: “Ben, batanları sevmem.” dedi.

Ve gece karardığında bir yıldız gördü ve haykırdı: “Benim Rabbim bu!”[¹⁰⁷⁵] Fakat yıldız batınca dedi ki: “Ben batanları sevmem”.[¹⁰⁷⁶]

[1075] Farklı kelâm ekolleri, kendi savundukları ‘tenzih’ ve ‘ismet’ doktrinleri doğrultusunda bir anlam üretebilmek için bu ibareyi soru formuna çevi... Devamı..

(Nitekim) Vaktâ ki üzerine gecenin karanlığı çöktü; (göğe bakınca parlak) bir yıldız gördü, (etrafındakileri uyarmak kasdıyle) "Bu mu benim Rabbim" dedi, (fakat o yıldız sönüp) batınca, "Ben batanları sevmem" dedi.

Ne zaman ki gece üzerini kaplayınca bir yıldız gördü, dedi ki: "Bu benim Rabbimdir." (Yıldız) batınca dedi ki: "Ben batanları sevmem."

Vaktâ ki, üzerine yine gece bastı, bir yıldızı gördü, «Bu benim Rabbim,» dedi. Batınca da, «Ben öyle batanları sevmem,» deyiverdi.

Gece bastırınca İbrâhim bir yıldız gördü, “(İddianıza göre) Rabbim budur! ” dedi. Yıldız sönünce de “Ben öyle sönüp batanları Tanrı diye sevmem! ” dedi.

Üzerine gece basınca (İbrahim) bir yıldız gördü; "Budur Rabbim" dedi. Yıldız batınca: "Batanları sevmem", dedi.

Vaktâ ki gice onı örtdi (gice olub etrâfı zulmet kapladı) bir yıldız görüb "Bu benim rabbimdir" didi. O yıldız batub gâib olunca: "Ben batub gâib olanı sevmem" didi.

Gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü, "Bu benim rabbimdir (beni yöneten bu olmalıdır)" dedi. Işığı kaybolunca, "Ben ışığı kaybolanları sevmem." dedi.

Üzerine gece bastırınca, bir yıldız görmüş ve: -Bu, Rabbimdir, demişti. Fakat yıldız batınca: -Ben, batanları sevmem, demişti.

Gece bastırınca, İbrahim bir yıldız gördü, “İşte rabbim” dedi. Batınca da, “Ben batıp gidenleri sevmem” dedi.

Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi. Yıldız battığında ise "Batıp gidenleri sevmem!" diye konuştu.

Vaqtiki tun uni qoplaganda bir yulduzni ko‘‎rib: “Balki, mana shu mening Robbimdir”, – dedi. Yulduz botib ketgach, u: “Men botib ketuvchilarni sevmayman”, – dedi.

Izoh: Ibrohim alayhissalom bu so‘‎zlarni e’tiqod bilan emas, balki yulduz, oy va quyoshni iloh deb sig‘‎inayotgan mushriklarga tanbeh uchun aytgan. ... Devamı..

pes ol vaķt kim örtti ķarañulıġ-ıla gice gördi bir ılduz eyitdi “uşbudur çalabum.” pes ol vaķt kim ŧolındı eyitti “sevmezin ŧulunıcıları.”

Pes ḳaçan giçe ḳarañuluḳ ola İbrāhīm üstine, bir ulu yılduz gördi, eyitdi:Beni yaradan Tañrı bu ola. Pes ḳaçan kim ol yılduz batdı, eyitdi: Ben sevmezinġāyib olanları.

Gecə qaranlığı (onu) bürüdükdə o, bir ulduz görüb: “Bu mənim Rəbbimdir!” dedi. (Ulduz) batdıqda isə: “Mən batanları sevmirəm”, söylədi.

When the night grew dark upon him he beheld a star. He said: This is my Lord. But when it set, he said: I love not things that set

When the night covered him over, He saw a star: He said: "This is my Lord." But when it set, He said: "I love not those that set."(898)

898 This shows the stages of Abraham's spiritual enlightenment It should not be supposed that he literally worshipped stars or heavenly bodies. Having... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.