16 Ocak 2026 - 27 Receb 1447 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 72. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Le’amruke innehum lefî sekratihim ya’mehûn(e)

Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.

(Ey Resulüm; Senin mübarek) Ömrüne andolsun ki onlar, (şehvet) sarhoşlukları içinde kör-sersem vaziyettelerdi.

Melekler Lût'a: “Senin ömrüne yemin ederiz ki, kavmin bu durumda seni hiç dinlemezler. Baksana, şehvetten gözleri dönmüş, sarhoşlukları içerisinde, körcesine sendeleyip, ne yaptıklarını bilmiyorlar.”

“- Hayatına-her iki dünyanı mamur eden nizamı koyan dinine andolsun ki ey peygamber, onlar şehvet sarhoşluğu içinde, önlerine gelene sarkıntılık yapıp duruyorlar. Seni hiç dinlerler mi?”

Senin ömrüne yemin olsun ki, onlar sarhoşlukları (şaşkınlıkları) içinde bocalıyorlar.

Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.

(Rasûlüm!) Ömrün hakkı için, doğrusu onlar sarhoşlukları içinde azgın bir halde idiler.

Ömrüne andolsun, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Senin ömrüne andolsun ki onlar, sarhoşluklarının içinde bocalıyorlardı.

Başın için söylerim ki : «Doğrusu onların, sarhoşluk içinde gözleri dönmüş!»

(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Yâ Muhammed! Senin hayâtın hakkı içün dalâletlerinden kör olmuşlar idi.

Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

(Melekler, Lût’a:) “Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)” dediler.

(Ey resulüm!) Hayatına yemin olsun ki onlar, sarhoş (sersem) halleriyle saçmalayıp duruyorlardı.

(Resûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı

(Habibim,) “Ömrüne kasem olsun ki onlar (Lût kavmi içerisindeki sapkınlar, şehvet) sarhoşluğu içinde bocalayıp duruyorlardı.

Ömrüne ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

(Habîbim) senin ebedî yâd-ı cemîline yemîn ederim ki onlar serhoşlukları (azgınlıkları) içinde muhakkak serserî bir halde idiler.

Ömrüne yemin olsun ki onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar.

(Ey şanlı Peygamber!) Ömrüne yemîn olsun ki, gerçekten onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

(Bu arada melekler de, Lût’a) ’’Hay ömrüne bereket!" dediler;" Baksana, onlar (şehvet) sarhoşluğuyla (gömüldükleri günah bataklığı) içerisinde debelenip duruyorlar!"(Senin sözünü nasıl dinlerler)? *

(*) Not: Meallerde ‘’ senin ömrüne and olsun veya hayatının hakkı için…’’ şeklindeki tercümeler hatalıdır. Yani Allah veya melekler kimin ömrüne yemin... Devamı..

Misafirler “Vay ömrüne! Onlar bu işin sarhoşluğu içinde, bu çirkinliği yapmak için uğraşıyorlar” dediler.

Senin varlığına ant olsun ki onlar azgınlık içinde bocalayıp duruyorlardı.

Hayatın hakkı için [¹] onlar [²] sarhoşluklarında [³] şaşkındırlar.

[1] Peygamberimize hitaptır.[2] Kavm-i Lût. Veya Müşrikin-i Kureyş'tir ki kıssa arasına girmiştir.[3] Azgınlıklarında, sapıklıklarında.

(Elçi melekler de) Ömrüne andolsun ki onlar (şehvet) sarhoşluğu içinde bocalayıp duruyorlar/ne dediklerini bilmiyorlar.

Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde (kör sersem) bocalayıp duruyorlardı.

Ey Muhammed!Senin hayatına yemin olsun ki, gözlerini şehvet ve ihtirâsın kör ettiği bu insanlar,ne yaptıklarını bilmez bir hâlde, sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlardı. Dolayısıyla, kendilerini Allah korkusuna çağıran, inansınlar ve kurtulsunlar diye durmadan çalışıp çabalayan Lut’un çabaları hiçbir yarar sağlamayacaktı. Bu yüzden, Lut’u ve ailesini o gece o şehirden çıkarıp kurtardık. İnkârcılara gelince:

Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, sarhoşlukları içinde ne olacağının farkında değillerdi!

A resulüm! Onlar bu şekilde kör kütük sarhoş, pisliklerine devam ederken,

Hayatın hakkı için, inkâr edenler şuursuz bir sarhoşluk içinde saçmalıyor, ne yaptıklarını bilmiyorlardı.

(Melekler Lut’a) şöyle demişlerdi: “Ömrüne yemin olsun: Şüphesiz ki onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.” [*]

Benzer mesaj: Hûd 11:78-80.

(Ey Muhammed!) Ömrüne yemin ederim ki, gerçekten onlar, sarhoşlukları içerisinde ne halt¹ ettiklerini bilmiyorlardı. ²

1 Elmalılı2 Bu ayet burada cümle-i mu’tarıza olarak Hud (a.s)’a değil de Hz. Peygamber (s.a.v)’e hitap olarak terceme edilmiştir. Eğer hitap Hud (a.s)... Devamı..

[Fakat melekler Lût’a:] “Canı sağolasıca!” dediler, “[Onlar bu durumda seni hiç dinlerler mi?] ⁵¹ Baksana, [şehvetten] gözleri dönmüş, körcesine sendeleyip, öteye beriye sarkıntılık yapıp duruyorlar!”

51 Yukarıdaki iki parantez içi ilave, Zemahşerî’nin bu ayete dair yorumuna dayanıyor. “Canı sağolasıca!” diye çevirdiğimiz yemin lafzen, “Ömrüne andol... Devamı..

(Melekler) Hayatına ant olsun ki, onlar şehvet sarhoşluğu içinde ne yaptıklarını bilmiyorlar. 26/166

(Melekler) “Hay, sen bin yaşa!”[²⁰⁶³] dediler; “Baksana, onlar (şehvet) sarhoşluğuyla (gömüldükleri günah bataklığı) içerisinde debelenip duruyorlar!”

[2063] Le-amruke lafzen “ömrüne yemin olsun” demektir. Tercihimiz bağlamla uyumludur. Burada hitabın Hz. Nebi’ye olduğu söylenmiştir. Fakat bu şart ol... Devamı..

(Ey Muhammed) Andolsun ki onlar sapıklık sarhoşluğu içinde bocalayıp duran çılgınlar gibiydiler, (onların sonu gelmişti.)

Senin ömrünün hakkı için, onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Ömrüne andolsun ki, şüphe yok, onlar kendi sarhoşlukları içinde şaşırıp durur kimseler idi.

(Resulüm! ) “Hayatın hakkı için onlar, kendilerini öylesine kaybetmişlerdi ki sarhoşlukları içinde sürünüp gitmekte idiler. ”

Bu hitabı yapan Cenab-ı Allah’tır. Bir başka tefsire göre, hitab edenler elçi melekler “Hayatın hakkı için, onlar sarhoşlukları içinde sürünüp gitmekt... Devamı..

Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Yâ Muhammed! Hayâtın hakkıyçün! Kavm-i Lût kendi dalâletlerinde mütehayyer ve sergerdân idiler.

(Muhammed!) Senin hayatına yemin ederim ki onlar sarhoşlukları içinde bocalar halde duruyorlardı.

Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.

Hayatın hakkı için, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.

Ey Muhammad, umringizga qasamki, ular o‘‎zlarining shahvoniy mastliklarida gangib yurar edilar.

dirligün ḥaķķı-içün bayıķ anlar azġunlıķları içinde ħayrān olurlar.

Senüñ dirligüñ ḥaḳḳı‐çun yā Muḥammed, anlar küfr esrüklüginde ḥayrānolmışlar‐ıdı.

(Ya Rəsulum!) Canına and olsun ki, onlar məstlikləri (küfrləri) içində sərgərdan (şaşqın) vəziyyətdə durub qaldılar. (Lutun nəsihətini qəbul etmədilər).

By thy life (O Muhammad) they moved blindly in the frenzy of approaching death.

Verily, by thy life (O Prophet), in their wild intoxication, they wander in distraction, to and fro.(1995)

1995 The wild, mad fury of passion and sin attains its own destruction and cuts off the fast hope of repentance or mercy.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.