18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Neml Suresi 71. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve yekûlûne metâ hâżâ-lva’du in kuntum sâdikîn(e)

Ve derler ki: Bu vait, ne vakit yerine gelecek doğru söylüyorsanız.

(Kâfirler) Derler ki: "Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va’ad olunan (azap) ne zaman (gelecek, bunlar boş tehditlerdir)?"

Ve “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, söyleyin siz ey inananlar, bu ölümden sonra diriliş vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diye sordukları zaman

Onlar:
“Eğer iddianızda doğru iseniz, bu tehdit, nihaî yargı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/51; 29/54.

"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?" diyorlar.

Derler ki: 'Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va'dolunan (azab) ne zaman?'

Bir de şöyle diyorlar: “- (Azabla bizi korkuttuğunuz) bu vaad ne zaman? Sözünüzde doğru kimselerseniz söyleyin.”

Ve: “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman olacak?” derler.

Onlar, “Eğer doğru sözlü iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.

Onlar, derler ki: «Gerçekseniz eğer siz, ne vakittir işbu vait?»

(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

"Bu tehdîdler ne vakit husûle gelecek sâdık isen söyleyiniz" diyorlar.

Onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?" derler.

Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

“Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diye soruyorlar.

Onlar: Eğer doğru sözlü iseniz (söyleyin bakalım) bu tehdit ne zaman gerçekleşecek? derler.

"Doğru iseniz, bu söz ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

Bir de, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad (ettiğiniz azab) hani, ne zaman?" derler.

Bir de ne zaman bu va'd gerçek iseniz? diyorlar

(Yine o müşrikler alay ederek,) “Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit ettiğiniz (azap) ne zaman (gerçekleşecek)” diyorlar.

“Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

Onlar: «Bu va'd (ve tehdîd) in (tahakkuku) ne zaman? Doğrucu kimselerseniz (söyleyin)» derler.

"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaat ne zaman?" derler.

[36/48-50]

“Bir de eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?” diyorlar.

Bir de, (iddianızda) doğru iseniz, (ölümden sonra) bu (diriliş) vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar. *

(*) Âhiretin inkârı ve inkârcıların çeşitli oyunları son peygamberin muhataplarına özgü değildir; bütün peygamberler bu inkârla karşılaşmış, her şeye ... Devamı..

Onlar “Bize vaat ettiğin şey ne zaman? Eğer doğruyu söylüyorsanız başımıza getirin” diyorlar.

Onlar derler: "Sizler doğru kimselerseniz söyleyin bize, o azap sözü ne zaman gerçekleşecek?"

Onlar «— Gerçekseniz bu azap vâdesi ne vakit olur?» derler.

Onlar, “Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.

Derler ki: “Eğer doğruyu söyleyenler iseniz, bu vaat edilen (azap) ne zaman?”

Onlar, “Eğer cennet, cehennem, kıyâmet, âhiret vs. hakkında dedikleriniz doğru ise, savurduğunuz bu tehditler ne zaman gerçekleşecek?” diyerek seninle alay ediyorlar.

-"Eğer doğru söyleyen iseniz, bu vaad ne zaman?" diyorlar.

Şayet: " Madem samimisiniz şu kıyamet olayı ne zaman ? " diyecek olurlarsa,

Sıkıştıkça soracaklar: "Doğru iseniz bu tehdit ettiğiniz şey ne zaman gelecek?"

“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*]

Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Secde 32:28; Sebe’ 34:29; Yâsîn 36:48; Zâriyât 51:12; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.

O (Kâfirler bir de): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.

1 Kâfirlerin bu sözleri azaba gerçekten inandıklarından değil, bilakis azabı inkârlarından dolayıdır. Aynı âyet için Bk.(Yûnus: 48, Enbiyâ: 38, Neml: ... Devamı..

Ve “Eğer doğru sözlü kimselerseniz, [söyleyin siz ey inananlar,] bu [ölümden sonra diriliş] vaadi ne zaman gerçekleşecek?” diye sordukları [zaman],

Bir de kalkıp diyorlar ki: – Eğer, doğru söylüyorsanız, bu tehdit edip durduğunuz azap ne zaman? 21/38- 39, 29/53...55, 67/25

Bir de diyorlar ki: “(Azaba ilişkin)[³³⁴⁴] bu tehdidiniz ne zaman gerçekleşecek, eğer sözünüze sadıksanız haber verin bakalım?”

[3344] Devamındaki âyetten yola çıkarak.

O kafirler: "Eğer doğru sözlü kimselersiniz, bize bildirin bakalım o tehdit ne zaman gerçekleşecek?” de derler.

Ve derler ki: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaad ettiğiniz (azap) ne zaman?"

Ve derler ki: «Bu vaad ne zamandır? Eğer siz doğru sözlü kimseler oldunuz iseniz (haber veriniz bakalım).»

“İddianızda doğru iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek? ” derler. [17, 51; 29, 54]

Doğru iseniz bu tehdid(ettiğiniz azab) ne zaman (gelecek)? diyorlar.

Kâfirler: "Eğer sâdıklar iseniz bu va'ad ne vakitdir" dirler.

“Söylediğiniz doğruysa bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.

-Eğer, doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zaman? derler.

Diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz bu şey ne zaman gelecek?”

"Eğer doğru sözlülerseniz, bu vaat ne zaman?" derler.

Kofirlar: “Agar rostgo‘‎y bo‘‎lsangiz qani, aytinglar-chi, shu va’da qilinayotgan azob qachon bo‘‎ladi?” – deydilar.

daħı eydürler “ķaçandur uşbu va'de eger olduñuz-ise girçekler?”

Daḫı eydürler ki: Ne vaḳt olur bu va‘de eger siz girçek iseñüz?

Onlar: Əgər doğru danışırsınızsa, (deyin görək) bu və’d (bizi qorxutduğunuz əzab və’dəsi) nə vaxt yerinə yetəcəkdir?” – deyə soruşarlar.

And they say: When (will) this promise (be fulfilled), if ye are truthful?

They also say: "When will this promise (come to pass)? (Say) if ye are truthful."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.