Ve-iżâ messekumu-ddurru fî-lbahri dalle men ted’ûne illâ iyyâh(u)(s) felemmâ neccâkum ilâ-lberri a’radtum(c) vekâne-l-insânu kefûrâ(n)
Denizde bir zarara uğradınız mı tapıp çağırdıklarınızın hepsi kaybolup gider, ancak o kalır. Sizi kurtarıp karaya çıkardı mı da yüz çevirirsiniz ve insan, pek nankördür.
Size denizde bir sıkıntı (batma sarsıntısı) dokunduğu (veya havada düşme tehlikesi tuttuğu) zaman, O’nun (Allah’ın) dışında tapıp yalvardıklarınızın tamamı (aklınızdan çıkıp) kaybolur gider de (sadece Allah’a yalvarmaya başlarsınız); fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. Zaten insan pek nankör bir varlıktır.
Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O'ndan başka bütün yalvarıp yakardığınız şeyler, sizi yüzüstü bırakarak yok olup giderler, ancak O kalır. Sizi kurtarıp, sağ salim karaya çıkarınca, hemen yüz çevirip unutuverirsiniz O'nu. Çünkü insanoğlu gerçekten nankördür.
Denizde başınıza bir felâket geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, yine eski halinize dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür, azgın, inkârı alışkanlık haline getirmiş biridir.
Size denizde bir darlık dokunduğunda O'ndan başka çağırdıklarınız (taptıklarınız) kaybolur. Ama sizi karaya (çıkarıp) kurtardığında yüz çevirirsiniz. Doğrusu insan pek nankördür.
Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.
Denizde boğulma korkusunun şiddeti, size geldiği zaman, Allah'dan başka taptığınız bütün putlar hatırınızdan, kaybolur; yalnız O'na dua edersiniz. Fakat Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca da (tevhîd dininden) yüz çevirirsiniz. İnsan, çok nankör bulunuyor.
Denizde size bir zarar dokunduğu zaman, Allah’tan başka bütün çağırıp yalvardığınız şeyler kaybolur. Allah sizi denizden karaya çıkarıp kurtarınca, yine (O’ndan) yüz çevirirsiniz. Çünkü insan çok nankördür.
Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Ama O sizi karaya çıkarıp kurtarınca da, yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Denizde sizlere darlık gelince, taptığınız yok olarak, o kalır ancak Karaya çıkarıp kurtardığında, yüz dönersiniz, insanlar iyiliği unutur
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır (size yardım edecek). Fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.
Denizde başınıza bir felâket geldiği vakit tapdığınız putları unutub yalnız Allâh’dan necât istiyorsunuz, Allâh sizi kurtarub da karaya çıkardığı vakit ândan uzaklaşıyorsunuz hakîkatde insân nankördür.
Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız kaybolup gider, fakat O sizi karaya çıkararak kurtarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Denizde bir tehlikeyle yüzyüze geldiğinizde Allah’tan başka bütün yardıma çağırdıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında ise yüz çevirirsiniz. İnsan oğlu çok nankördür!
Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.
Okyanusta size bir sıkıntı dokunursa O'ndan başka çağırmakta olduklarınız kaybolur. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca, dönersiniz. İnsan nankördür
Denizde başınıza bir felaket geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardığınız bütün putlar kaybolur. Allah sizi tehlikeden kurtarıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Denizde size bir tazyık elverdiği vakıt ondan başka yalvardıklarınız gaib olur, derken o sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yüzü çeviriverirsiniz. İnsan da çok nankör bulunuyor
Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, (tapıp) yalvarmakta olduklarınız (uydurduğunuz sahte ilâhlarınız, hatırınızdan) kaybolup gider. (Sıkıntınızın giderilmesi için sadece bize yalvarırsınız.) Fakat O (Allah), sizi kurtarıp (sağ sâlim) karaya çıkarınca, yine (Allah’a şirk koşup, tevhid üzere îmân etmekten) yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.
Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.¹
Denizde size bir sıkıntı değdiği zaman Ondan (Allahdan) başka (bütün) tapdığınız kişiler gaaib olur (gider. Yalınız Allahdan yardım istersiniz). Fakat O, sizi kurtarıb karaya çıkarınca yine yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.
Denizde size zarar (boğulma korkusu) dokunduğu vakit, O'ndan (Allah'dan)başka yalvarmakta olduklarınız (hatırınızdan) kaybolup gider. Fakat, sizi karaya(çıkarmakla) kurtarınca da (O'na itâatten) yüz çevirirsiniz. Zâten insan çok nankördür.
Ve denizde (yolculuk yaparken) size bir sıkıntı (boğulma korkusu) dokunduğu zaman O’ndan başka bütün yalvardıklarınız (zihninizden) kaybolup gider. (Artık o zaman, Allah’tan başka kimseden yardım istemezsiniz. Çünkü ondan başka sizi kurtaracak kimse yoktur). O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. Oysa (böyle) insanlar çok nankördürler.*
Denizde size bir zarar dokunduğunda, Allah’dan başka yalvardıklarınızın hepsi ortadan kaybolur. Allah sizi kurtarıp karaya çıkardığında, hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan nankördür
Denizde iken başınıza bir sıkıntı gelecek olursa, bütün o taptıklarınız savuşup giderler de yalvaracak yalnız Allah kalır. Ancak, Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine ondan yüz çevirirsiniz. İnsan yaradılıştan nankördür.
Denizde size bir sıkıntı dokunduğu zaman, Allah’ın dışında yalvardıklarınız kaybolur gider. O sizi kurtarıp karaya çıkarınca O’ndan yüz çevirirsiniz. İnsan zaten çok nankördür.
Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür!
Denizde yolculuk yaparken başınız dara düştü mü, o ana kadar Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız bütün o uydurma ilâhlar sizi yüzüstü bırakarak kaybolur gider, yani hepsinin bâtıl ve asılsız olduğu gün gibi ortaya çıkar. Fakat Allah sizi kurtarıp sağ salim karaya çıkarınca, ettiğiniz duâları, verdiğiniz sözleri unutur, hemen yüz çevirirsiniz. Bak, Rabb’ini tanımayan insan ne kadar da nankördür!
Size Deniz’de Zorluk / Zor Durum / Sıkıntı geldiği zaman O’ndan başka yalvardığınız kimseler saptı gitti.
Ne zaman sizi Kara’ya çıkarıp kurtardıysak yüz çevirdiniz. İnsan çok nankör oldu.
Denizde başınıza bir iş geldi mi, tanrılarınız gider, sadece Allah'la baş başa kalırsınız. Ama Allah sizi sahile ulaştırdı mı, hemen yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.
Denizde bir sıkıntıyla bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman Allah’tan başkasına yalvarmazsınız. Sizi sadece Allah’ın kurtarabileceğine inanırsınız. Tehlikelerden sıkıntılardan kurtulduktan sonra Allah’ı unutursunuz. Kendi ürettiğiniz ilahların yalan yanlış yasalarıyla hayatınıza devam edersiniz. Kendi ürettiğiniz ilahlara sımsıkı sarılır, ilahlarınızın hatırına Rabbinize karşı çıkar, yasalarını çiğnersiniz. İnkâr edenler çok nankördür. Gerçeği bildikleri halde bilerek arzularına uyarlar. Gerçeklere karşı kör, sağır, dilsiz kesilirler.
Denizde size bir tehlike dokunduğu zaman, kulluk yaptıklarınızın tamamı kaybolur ve sadece O (Allah) kalır. Fakat O si-zi kurtarıp karaya çıkarınca, (yine) yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan pek nankördür.
Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O’ndan başka bütün o yalvarıp yakardığınız şeyler sizi yüzüstü bırakır; ama ne zamanki sizi sağ salim karaya çıkarır, hemen yüz çevirip [unutuverirsiniz O’nu]; çünkü, insanoğlu gerçekten çok nankördür!
Denizde bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığınızda, Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardıklarınız sizi yüz üstü bırakıp kaybolur; sadece O kalır. Ama sizi kurtarıp karaya çıkardığında da O’ndan yüz çevirirsiniz. Zira insanoğlu çok nankördür. 6/63-64, 10/21...23, 31/32, 41/49...51
İmdi, siz denizde bir tehlikeyle karşılaştığınızda, yalvarıp yakardığınız herkes sizi yüzüstü bırakır da, O bırakmaz; fakat O sizi kurtarıp karaya çıkardığı zaman (bu kez de) siz yüz çevirirsiniz: zira insanoğlu pek nankördür.
Denizde başınıza bir felaket (batma tehlikesi) isabet edince, O'ndan başka ibadet eder olduklarınızın hepsini unutursunuz. (Sadece Rabbinize yalvarır yakarırsınız) O, sizi kurtarıp, karaya çıkardığında ise, (çoğunuz yine Rabbinizden) yüz çevirirsiniz, insanoğlu (genelde) çok nankördür.
Size denizde bir zarar dokunduğu zaman, o yalvardıklarınız kaybolup gider; yalvarmalarınız sadece ona (Allah’a)dır. Ne zaman ki sizi (o sıkıntıdan) kurtarır (hemen), yüz çevirirsiniz ve insanoğlu nankördür.
Ve size denizde bir şiddet isabet ettiği zaman, ondan başka ibadet eder olduklarınız kaybolurlar. Sonra sizi kurta rıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankör olmuştur.
Denizde musîbete mâruz kaldığınızda Allah'tan başka yalvardığınız bütün putlar ortada görünmez olur. Ama O sizi kurtarıp selâmetle karaya çıkarınca, Ona arkanızı dönersiniz. İşte öyle nankördür bu insanoğlu!
Denizde size bir sıkıntı (boğulma korkusu) dokunduğu zaman O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolur (artık o zaman, Allah'tan başka kimseden yardım istemezsiniz. Çünkü O'ndan başka sizi kurtaracak kimse yoktur). Fakat (O) sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine (Allah'ı bir tanımaktan) yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan nankördür.
Size denizde tehlike hâsıl olursa Allâh'dan başka 'ibâdet iylediklerinizi unudırsınız. Allâh sizi halâs idüb karaya yetişdirdiği zamân O'ndan i'râz idersiniz. İnsân ni'mete küfrân ider oldı.
Denizde başınız dara girse, Allah’ın dışında yardıma çağırdığınız kimselerin işe yaramadığı ortaya çıkar. O sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.
-Denizde başınıza bir felaket gelse O'ndan başka dua ettikleriniz kaybolur. Fakat sizi kurtarıp, karaya çıkarınca hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Denizde başınıza bir sıkıntı geldiğinde, Ondan başka dua ettikleriniz kaybolur gider. Sizi sağ salim karaya çıkardığımızda ise yüz çevirirsiniz. İnsan öylesine nankördür.
Denizde size bir zorluk dokunduğunda, O'nun dışındaki tüm yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Fakat O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.
Dengizda sizlarga biror musibat yetsa, iltijo qiladigan ma’budalaringiz yo‘q bo‘lib qoladi, faqat Uning O‘zi qoladi. Sizlarga najot berib, yana quruqlikka omon chiqarib qo‘ygach esa Undan yuz o‘girasiz. Haqiqatan, inson noshukrdir.
daħı ķaçan yoķandı size ziyān denizde azdı ol kim oķırsız illā ol kim ķurtardı sizi yir dapa yüz döndürdüñüz. daħı oldı ādemį gey nā-sipāslıķ eyleyici.
Daḫı ḳaçan kim size ziyān yitişse deñizde ġarḳ olmaḳdan, gider ḫāṭıruñuzdanher du‘ā eyledü[gü]ñüz kimse Tañrı Ta‘ālādan özge. Ol vaḳt kim ḳurtardısizi ġarḳ olmaḳdan, ḳuruya çıḳardı sizi. Yüz dönderdüñüz. Taḥḳīḳ ādem oġlıḳatı kāfirdür.
Sizə dənizdə bir çətinlik (batmaq təhlükəsi) üz verdiyi zaman (Allahdan) qeyri ibadət etdiyiniz bütlər qeyb olar. Lakin O sizi xilas edib quruya çıxartdıqda (itaətindən) üz döndərirsiniz. İnsan nankordur!
And when harm toucheth you upon the sea, all unto whom ye cry (for succour) fail save Him (alone), but when He bringeth you safe to land, ye turn away, for man was ever thankless.
When distress seizes you at sea, those that ye call upon - besides Himself - leave you in the lurch! but when He brings you back safe to land, ye turn away (from Him). Most ungrateful(2262) is man!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |