İnnâ ce’alnâhâ fitneten lizzâlimîn(e)
Şüphe yok ki biz onu, zulmedenleri sınamak için yarattık,
Doğrusu Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (ahiret azabı) kılmışızdır.
Gerçek şu ki, biz o ağacı yaratılış gayesi dışında yaşayarak, ömür tüketenler için bir sınama aracı yaptık.
Biz, kaktüsü ateş içinde bitirerek inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlimler için ağır bir imtihan konusu yaptık.
Biz onu zalimler için bir fitne (sınama vesilesi) kıldık.
Doğrusu biz, onu kâfirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.
Gerçekten biz zakkûm ağacını kâfirler için (ahirette) bir azab yaptık.
Şüphesiz Biz o ağacı, zalimler için bir fitne (azap veya imtihan vesilesi) yaptık.(*)
Biz o ağacı, zâlimler için bir azap kıldık.
Zalimlere biz onu sınav kıldık
Gerçek şu ki, biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.
Zakkum ağacı zâlimler içün âhiretde sebeb-i fitnedir.
Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
Biz o zakkumu zalimler için bir sınama aracı yaptık.
62, 63. Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
Biz onu zalimler için bir test kıldık.
Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
Ki biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır
Biz, onu (zakkum ağacını, “Cehennemin içinde hiç ağaç yetişir mi?” diyerek seninle alay eden) zâlimler (kâfirler) için bir imtihân vesilesi yaptık.
Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.
Hakıykat, biz onu zaalimler (kâfirler) için bir fitne (imtihan) yapdık.
Biz onu zalimler için bir deneme kıldık.
Gerçekten biz, onu (alevler içindeki o ağacı) zâlimler için bir fitne (dünyada bir imtihan vesîlesi) kıldık.
62 , 63. (Ey insanlar!) Şimdi ziyafet olarak (cennet ehli için anılan) bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa (meyvesi çok acı, görünümü ve kokusu da çok kötü olan) zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık.
O zakkum ağacını zalimler için imtihan aracı yaptık.
İşte biz bu ağacı kıyıcıları sınamak için var ettik.
Biz onu zalimlere mihnet ve ukubete bâis kıldık.
Muhakkak ki Biz onu zalimler için bir imtihan (vesilesi) yaptık.
Doğrusu biz onu (zakkumu), küfre sapanlar için bir fitne (azap ve işkence vesilesi) kıldık.
Doğrusu Biz bu ağacı, Allah’ın ayetleriyle alay etmek için fırsat kollayan zâlimler için bir sınama aracı kıldık. Nitekim onlar, “Cehennemde alevlerin arasında ağaçlar da mı yetişiyormuş?” diyerek seninle alay edecekler.
Biz, onu Zâlimler için bir deneme / sınav kıldık.
Biz zakkumu zalimleri denemek için yarattık.
Biz zakkum ağacını zalimler için bir sınama aracı yaptık! Onlar: "Cehennem ateşinin içinde nasıl olur da bir ağaç olur, ateş o ağacı yakmaz mı?" diye inanmazlar. Onlar Rabbinin gücünü, kudretini anlamazlar. Hâlbuki düşünmüyorlar mı? Biri yanıcı, diğeri yakıcı gazı birleştirip suyu yarattık. Yakıcı olan gaz, yanıcı olan gazı neden yakmıyor? Hiç sormazlar mı? Üstelik biri yakıcı diğeri yanıcı gazdan olan su ile yangınları söndürüyorlar. Hiç akıllarını kullanmazlar mı? Gördükleri bu gerçekten ibret almazlar mı?
Şüphesiz ki biz onu (zakkumu) zalimler için bir [fitne] (sıkıntı) kıldık.
62,63. Şimdi, (cennetliklere) ilk ikram¹ olarak verdiğimiz bu nîmetler mi daha hayırlı, yoksa zâlimlere cezâ olarak verdiğimiz zakkum ağacı² mı?
Gerçek şu ki, biz o (ağac)ı zalimler için bir sınama aracı yaptık, ²³
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık. 56/51...56
Gerçek şu ki biz onu, zalimler için bir imtihan kıldık. (Ki onlar "ateş ağacı yakar, nasıl olur da o ağaç, cehennemde bitermiş?" diye alay ederler.)
Biz onu (zakkumu) zalimlerin fitnesi yaptık.
Şüphe yok ki, Biz onu (O ağacı) zalimler için bir mihnet kıldık.
62, 63, 64, 65. “Şimdi iyi düşünün! ” buyurur Yüce Allah, “Sonuç olarak böylesi bir mutluluk mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık. O öyle bir ağaçtır ki cehennemin ta dibinden çıkar. Meyveleri: sanki şeytanların başları! ” [23, 20; 56, 51-52; 17, 60]
Biz onu zalimler için bir fitne (sınav) yaptık.
Biz, o ağacı kâfirler içün fitne ve belâ kıldık.
Onu, yanlış davrananlar için bir sıkıntı kaynağı yaparız.
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
Biz onu zalimler için bir belâ yaptık.
O ağaç ki, zalimler için onu bir fitne yaptık.
Haqiqatan, Biz bu zaqqum daraxtini zolimlar uchun fitna qilib qo‘ydik.
bayıķ biz eyledük anı fitne ya'nį śınamaķ žālimlere.
Biz anı miḥnet eyledük āḫiretde ẓālimlere ‘aẕāb‐ıçun.
Biz onu zalımlar (cəhənnəm istisində heç bir ağac bitməz deyən kafirlər) üçün bir bəla (dərd) etdik.
Lo! We have appointed it a torment for wrong doers.
For We have truly made it (as) a trial(4073) for the wrong-doers.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |