Kâle femâ ḣatbukum eyyuhâ-lmurselûn(e)
Ey elçiler demişti, başka ne memuriyetiniz var?
(İbrahim) Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ve göreviniz nedir? (Niye geldiniz?)"
Ve ekledi: “Ey elçiler! Başka ne işiniz var?”
“Ey elçiler, başka ne istiyorsunuz, ne işiniz var?” dedi.
Dedi ki: 'Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?'
(Yine) dedi ki: “-Ey elçiler (Allah'ın melekleri!) Bundan sonra işiniz ne?”
“Ey elçiler! Ne işiniz var?” dedi.
İbrâhim, “Ey elçiler! Başka ne işiniz var?” dedi.
Ey gönderilmiş olanlar! işiniz nedir?» diye onlara sordu
(İbrahîm onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.
56, 57. İbrâhîm "Allâh’ın rahmetinden, dalâlete düşenlerden mâ’adâ kim me’yûs olur, lâkin ey rasûller sizin maksadınız nedir[1]?" didi.
56,57. "Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.
“Ey elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.
«Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.
"Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.
Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?
(İbrâhîm, meleklerin gelme sebeplerinin sadece müjde vermek olmadığını anlayarak) dedi ki: “Ey elçiler, (müjde vermenin dışındaki diğer) vazifeniz nedir?”
İbrahim: “Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?” dedi.
«Ey gönderilenler (elçiler), dedi, daha işiniz (me'muriyetiniz) ne»?
Dedi ki: “Ey elçiler! (Bundan başka) bir diyeceğiniz var mı?
“Ey elçiler! Başka ne işiniz (ne vazîfeniz) var?” dedi.
(İbrahim): "Ey elçiler! Bundan başka göreviniz (gelişinizin sebebi) nedir?” dedi
“Ey Elçiler! Başka haber vereceğiniz bir durum var mı?” dedi.
İbrahim dedi: "Ey elçiler! Sizin buradaki işiniz nedir?
“Ey elçiler! Peki, sizin işiniz nedir?”
Dedi ki: “Ey elçiler! (Bunun dışında, diğer) İşiniz ne?”
Ve ekledi: “Peki, öyleyse asıl geliş amacınız nedir?! Ey elçiler!”
-"Ey Gönderilmiş Elçiler! Sizin göreviniz nedir?" dedi.
Sayın Tanrı misafirleri! Nedir sizin derdiniz ? "
İbrahim: "Ey elçiler! İşiniz nedir?" dedi.
(İbrahim:) “Ey elçiler (melekler)! (Başka) ne işiniz var?” diye sormuştu.
(Ve devamla): “Ey elçiler! O halde sizin asıl göreviniz nedir?” dedi.
Ve ekledi: “[Bana başka] bir diyeceğiniz var mı, ey [yüce makamın] elçileri?”
“Peki ey elçiler, sizin asıl göreviniz nedir?” dedi. 51/31
ve ekledi: “Ey elçiler! Nedir bu olağandışı ziyaretinizin (gerçek) sebebi?”
"Ey elçiler, sizin gerçek işiniz nedir?" diye sorunca,
Dedi ki: “Ey resuller, sözünüz nedir? (Söyleyin.)”
Ve dedi ki: «Ey elçiler! Artık işiniz nedir?»
Ve ilâve etti: “Ey elçiler, bundan başka işiniz nedir? sorabilir miyim? ”
(İbrahim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"
Yine İbrâhîm: "Ey Allâh'ın rasûlleri! Ne içün geldiniz?" didi.
İbrahim dedi ki “Ey elçiler! Asıl işiniz nedir?
Ey elçiler asıl göreviniz nedir? dedi.
“Elçiler, işiniz nedir?” diye sordu.
"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.
So‘ngra Ibrohim ularga qarab: “Xo‘sh, ey elchilar, yumushingiz nimadir?” – dedi.
pes “eyitti nedür işüñüz iy viribinilmişler?”
Ḫaberüñüz nedür beşāretden özge iy gönderilmiş feriştehler?
“Ey elçilər! (Ey Allahın mələkləri! Bir deyin görək) işiniz nədir?” – dedi.
He said: And afterward what is your business, O ye messengers (of Allah)?
Abraham said:(1984) "What then is the business on which ye (have come), O ye messengers (of Allah.?"
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |