Senurîhim âyâtinâ fî-l-âfâki vefî enfusihim hattâ yetebeyyene lehum ennehu-lhakk(u)(k) eve lem yekfi birabbike ennehu ‘alâ kulli şey-in şehîd(un)
Yakında delillerimizi, alemde de göstereceğiz, kendi varlıklarında da, böylece sonucu, onlarca da apaçık anlaşılacaktır ki o, gerçektir şüphesiz; Rabbinin, her şeye tanık olması, yetmez mi sana?
Biz ayetlerimizi hem âfakta (dış dünyada, tabiatta ve kâinatta), hem kendi nefislerinde (benlik ve bilinçlerinde, beyin ve iradelerinde, bedeni özellik ve güzelliklerinde) onlara göstermekteyiz, (göstereceğiz); öyle ki, şüphesiz O’nun (Allah’ın, Kur’an’ın ve Resulüllah’ın) Hakk olduğu kendilerine açıkça belli olsun... (Hem) Her şeyin üzerinde Rabbinin şahit olması yetmez mi?
Biz zamanı geldiğinde insanlara, Kur'ân'ın Allah tarafından indirildiğini ve Allah'ın gücünü ortaya koyacak ayet ve delillerimizi, kâinâtın uçsuz bucaksız ufuklarında yani dış dünyada ve kendi öz benliklerinde yani iç dünyalarında onlara göstereceğiz ki, böylece Kur'ân'ın gerçekleri içeren bir kitap olduğu onlara besbelli olsun ve Allah'ın yüce kudretine herkes şahit olsun. Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi?
Biz Kur'ân'daki ayetlerimizin doğruluğunun ve Allah katından geldiğinin delillerini, Kainattaki birliğimizin ve kudretimizin ispatını dünyanın her yerinde, bütün ülkelerde, uzayda ve kendi yaratılışlarında, vicdanlarında Mescid-i Haram'da inanmayanlara yakında göstereceğiz. Kur'ân'ın gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitap olduğu, Allah tarafından indirildiği nihayet onlar tarafından da anlaşılacak. Kafirlerin işledikleri amellerle ilgili her şeye ve Kur'anın kendi katından indirildiğine Rabbinin şâhit olması onlara yetmez mi?
Onlara, ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki böylece onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?
İleride biz o Mekke halkına, hem yeryüzü etrafında, hem bizzat nefislerinde ayetlerimizi (kudretimizin alâmetlerini) öyle göstereceğiz ki, nihayet Peygamberin söylediği şeyin hak olduğu kendilerine zahir olacaktır. Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi?
Biz dış dünyada ve iç dünyada ayetlerimizi onlara göstereceğiz. Ta ki O’nun hak olduğu onlara açıklanmış olsun. Rabbinin her şeye şahit olup (idare etmesi, onlar için) yeterli değil mi?
Onlara dış âlemdeki ve kendi içlerindeki âyetlerimizi/doğa kanunlarını göstereceğiz. Böylece Kur'ân'ın gerçek/hak olduğunu anlayacaklardır. “Rabbinin her şeye tanık olması onlara yetmiyor mu?”
Biz belgelerimizin hak oldukların onlarca belli olması için —hem her yönde, hem de kendi özlerinde— onu göstereceğiz, Tanrının her şeye tanık olduğu yetmez mi sana?
(Varlığımızı ve mutlak birliğimizi apaçık ortaya koyan) bütün delillerimizi onlara hem dış dünyada (evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında) hem de bizzat kendi içlerinde, öz benliklerinde (tam olarak) göstereceğiz ki, vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksın. Aslında, Rabbinin (her an) her şeye şahit olması yetmez mi?
Biz mu’cizelerimizi bütün âfâkda ve hattâ bizzat ânların nefislerinde izhâr iyleyeceğiz tâ ki Kur’ân’ın hak oldığı sâbit olsun. Senin rabbinin her şeye şâhid olması sana kifâyet itmez mi?
Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada ve hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
Kur’an’ın gerçek olduğu kendileri için apaçık belli oluncaya kadar onlara çevrelerinde ve kendilerinde bulunan kanıtlarımızı hep göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanıklık etmesi (onlar için) yeterli değil midir?
İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?
Onun gerçek olduğu onlara apaçık oluncaya kadar onlara, ufuklarda ve kendi içlerinde ayetlerimizi (işaret ve kanıtlarımızı)göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?
Biz onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz ki, Kur'ân'ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması kafi değil mi?
İleride biz onlara hem âfakta hem nefislerinde âyetlerimizi öyle göstereceğiz ki nihayet onun hakkolduğu kendilerine tebeyyün edecek, kâfî değilmi bu ki rabbın her şey'e şâhid
Biz onlara, varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda (afakta) ve kendi nefislerinde göstereceğiz ki, onun (Kur’ân’ın) hak olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
Âyetlerimizi¹ afakta² ve enfüste³ onlara göstereceğiz. Onun⁴ gerçek olduğu açıkça belli olsun diye. Rabb'inin her şeye tanık olması yeterli değil mi?
Gerek afaakda, gerek kendi nefislerinizde âyetlerimizi yakında onlara göstereceğiz. Nihayet onun hak olduğu şübhesiz kendileri için de apaçık meydana çıkacakdır. Rabbinin herşey'e hakkıyle şâhid olması sana kâfî değil mi?
Onlara hem âfâkda (kendi dışlarındaki âlemlerde), hem de kendi nefislerinde(enfüsde) delillerimizi göstereceğiz;(1) tâ ki onun (o Kur'ân'ın) gerçekten hak olduğu onlara belli olsun! (Bu hususta) Rabbin yetmez mi ki, şübhesiz O, herşeye hakkıyla şâhiddir.
(Evet,) Biz ileride onlara (insanlara gelişen ilimlerin ışığında) ayetlerimizi hem dış dünyada, (evrenin uçsuz ve bucaksız ufuklarında) hem de kendi öz benliklerinde (bizzat kendi biyolojik ve ruhî yapılarında) göstereceğiz. Ta ki, şüphesiz onun (Kur’an’ın) gerçek olduğu (gelişen ilimlerin şahitliğinde) onlara iyice belli olsun. (Buna delil olarak) Rabbinin her şeye hakkıyla şahit olması (her şeyi görüyor olması) yetmez mi? *
Onlara kendi dışlarında ve kendi içlerinde ayetlerimizi elbette ki göstereceğiz. Taki, gerçekten hakkın (Allah’dan gelenin) o olduğu, onlara açık seçik belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması onlara yetmiyor mu?
Biz yakında belgelerimizi, her yerde olduğu gibi, kendi üzerlerinde de göstereceğiz, artık Kur’an’ın doğru olduğu onlarca da anlaşılsın diye. Senin çalabının her olana bitene tanık olması yetmez mi?
Biz, Kur/an/ın doğru olduğu [³] onlara belli olmak için kendilerine, hem her bir tarafta, hem öz nefislerinde kudretimize ait olan nişanlan [⁴] göstereceğiz, Rabbinin her şeye hakkıyle şahit olması elvermiyor mu? [⁵].
Varlığımızın delillerini [âyâtina] hem kendi iç dünyalarında [enfusihim] ve hem de dış âlemde [âfâk] onlara yakın bir zamanda gösteririz ki O’nun hakikat/gerçek [el-hak] olduğu onlar için iyice belli olsun.²⁵ Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Şüphesiz hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun diye biz hem afakta ve hem de enfüste (iç ve dış âlemde) onlara ayetlerimizi göstereceğiz. Senin Rabbinin her şeyin üzerinde şahit olması yetmez mi?
Elinizdeki bu Kur’an’ın Allah’tan gelen kesin ve tartışılmaz bir gerçek olduğu bütün insanlık tarafından açık ve net olarak anlaşılıncaya kadar, onlara hem dış dünyada, hem de kendi iç dünyalarında ayetlerimizi göstereceğiz.Kıyamete kadar bütün insanlar Allah’ın ayetlerinin işâret ettiği bireysel, toplumsal, tarihî, ekonomik ve siyasal gerçeklerin bir bir ortaya çıktığını hem kendi iç dünyalarında, hem Mekke’de, Harem’de hem de dış alemde, bütün dünyada apaçık görecekler. Çevrelerindeki hayatı daha yakından tanıyacaklar.
Böylece insanlık, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olmadığını anlayacaktır. Bu nasıl olur deme: Rabb’inin her an her şeye tanık olması yetmez mi?
Ama bütün bu apaçık delillere, apaçık mûcizelere rağmen yine de hakîkatten yüz çevirecek olurlarsa;
Onlara O’nun Hakk (Gerçek) olduğu iyice belli oluncaya kadar bizim âyetlerimizi onlara Ufuklar’da ve nefislerinde göstereceğiz.
Senin rabbinin, her şeye şahid olduğu yetmedi mi?
Ama biz, Kuran’ın doğruluğu akıllarına yatana kadar hem dış, hem kendi iç dünyalarındaki harikalarımızı, göstermeye devam edeceğiz. Rabb’inin her şeyi görüyor olması yeterlidir.
Biz, gerçek olduğu ortaya çıkana kadar ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi insanlara göstereceğiz. Rabbinin onun üzerine her şeye şahit olması yetmez mi?
Onlara ufuklardaki ve kendi nefislerindeki delillerimizi ileride göstereceğiz [*] ki onun (Kur’an’ın) gerçekliği onlara apaçık olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi!
Biz, gerçek olduğu kendilerine açıkça belli olsun diye âyetlerimizi hem uçsuz bucaksız ufuklarda, hem de kendi gönüllerinde onlara göstereceğiz.¹ Doğrusu senin için Rabbinin her şeyi görüp durması yetmez mi?
Zamanı geldiğinde insana mesajlarımızı [evrenin] uçsuz bucaksız ufuklarında ve kendi öz benliklerinde [bulduklarıyla] ⁴⁹ tam olarak anlatacağız ⁵⁰ ki bu [vahy]in tartışılmaz bir gerçek olduğu, apaçık ortaya çıksın. Rabbinin her şeye tanık olduğu[nu bilmeleri onlara] hâlâ yetmez mi? ⁵¹
Vakti geldikçe biz bu ilahi mesaj Kuran’ın tartışmasız bir hak olduğu herkes için ortaya çıkıncaya kadar, onlara hem iç dünyalarında hem de dış dünyalarındaki tüm ayetlerimizi/işaretlerimizi göstereceğiz. Bütün bunların gerçekleşeceği hususunda Rabbinin şahitliği onlara yetmiyor mu? 13/1...5, 45/1...9, 51/20-21, 29/52
Vakti geldikçe insana,[⁴²⁹³] kâinatın uçsuz bucaksız ufuklarında ve bizzat kendi iç dünyasında âyetlerimizi göstereceğiz.[⁴²⁹⁴] Ta ki bu vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için[⁴²⁹⁵] ortaya çıksın. (Buna delil olarak), senin Rabbinin bu şeye şahit olması yetmez mi?[⁴²⁹⁶]
(Onlar istedikleri kadar Kur'an'ı ve onun ileriye dönük tehdit ve haberlerini inkâr edip dursunlar) İlerde biz onlara -Kur'an'ın hak olduğu aşikar olsun diye- hem afakta (dış âlemde, savaşlarda mağlûb ve perişan olduklarında) hem de kendi nefislerinde (öldükten sonra dirilip de, ahiret aleminde, o çok çetin azaba düçar olduklarında) ayetlerimizi (delillerimizi) göstereceğiz. (Ey Muhammed) Rabbinin her şeye şahit olması sana kâfi değil mi?
Onlara ayetlerimizi afakta ve kendi nefislerinde göstereceğiz; ta ki onun (Kur’an’ın) onlara apaçık bir gerçek olduğu ortaya çıkana kadar. Şüphesiz ki o, haktır. Rabbinin her şeyin üzerine şahit olması onlara yetmedi mi?
Yakında onlara ufuklarda ve kendi nefislerinde olan âyetlerimizi göstereceğiz, tâ ki, onlar için onun hak olduğu tezahür etsin. Kifâyet etmiyor mu ki, Rabbin, şüphe yok ki O, her şey üzerine şâhittir.
Evet, Biz ileride onlara delillerimizi gerek dış dünyada, gerek kendi öz varlıklarında göstereceğiz; ta ki Kur'ân'ın, Allah tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğu onlar tarafından da iyice anlaşılacak. Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi? [4, 166]
Biz onlara, ufuklarda ve kendi canlarında ayetlerimizi göstereceğiz ki o(Kur'a)n'ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?
Biz onlara kudret-i gâlibemize delâlet iden âyâtımızı gerek âfâkda ve gerek kendi nefislerinde gösteririz. Tâ ki onlara teebeyyün ve tezâhür ide ki Kur'ân ve rasûl hakdır. Yâ Muhammed! Her şeye şâhid ve hâzır olan rabbin sana kifâyet itmez mi?
Onlara, çevrelerinde ve kendilerinde olan âyetlerimizi göstereceğiz, sonunda onun (Kur’ân’ın) tümüyle doğru olduğu, onlar açısından iyice ortaya çıkacaktır. Sahibinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Onun hak olduğu iyice belli olana kadar, ayetlerimizi hem afakta hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Yakında onlara hem âlemin ufuklarında, hem de kendi benliklerinde âyetlerimizi göstereceğiz—tâ ki Kur'ân'ın hak olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi?
Onlara ayetlerimizi ufuklarda ve öz benliklerinin içinde göstereceğiz. Ta ki, onun hak olduğu kendilerine ayan-beyan belli olsun. Kendisinin her şey üzerinde bir tanık oluşu, senin Rabbine yetmez mi?
Ularga Qur’on Alloh tomonidan nozil qilingan haq kitob ekanligi ma’lum bo‘lgunicha, Biz ularga atrofda va o‘zlaridagi qudratimizga dalolat qiladigan oyatlarimizni yaqinda ko‘rsatamiz. Axir ularga Robbingizning, albatta, U barcha narsaga guvoh ekani kifoya qilmaydimi?!
(1l) tįz gösterevüz anlara nişānlarumuzı yir gök ķıranlarında daħı gendüzilerinde tā bellü ola anlara kim bayıķ ol ya'nį ķur’ān ḥaķdur. [257b] ay daħı ŧap olmadı mı çalabuñ bayıķ ol her nesene üzere ŧanuķdur?
Göstereçek‐biz anlara āyetlerümüzi gökler ve yirler ḳarañularında, öz nefsle‐rinde daḫı, ḥattā bile anlar ki Ḳur’ān ḥaḳdur, yitişmez mi seni yaradanṭanuḳluġı? Taḥḳīḳ ol her nesne üzere ḥāżırdur.
Onun (Qur’anın) haqq olduğu onlara (müşriklərə) bəlli olsun deyə, Biz öz qüdrət nişanələrimizi onlara həm xarici aləmdə (üfüqlərdə, kainatda, göylərin və yerin ətrafında), həm də onların öz daxilində mütləq göstərəcəyik. (Ya Peyğəmbər!) Məgər Rəbbinin hər şeyə şahid olması (sənin dediklərinin doğruluğuna) kifayət deyilmi?!
We shall show them Our portents on the horizons and within themselves until it will be manifest unto them that it is the Truth. Doth not thy Lord suffice, since He is Witness over all things?
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |