Ve ennehu huve aġnâ ve aknâ
Ve şüphe yok ki odur zengin eden ve sermaye veren.
Doğrusu, (sizleri) muhtaç olmaktan kurtaran ve sermaye verip-hoşnut kılan da O’dur.
Zengin eden O'dur, sermaye verip memnun eden de O.
Kimseye minnet etmeden tok gözlü yaşatan da O, mala mülke servete sâmana boğan da O'dur.
Zengin eden ve servet verip memnun eden O'dur.
Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip-hoşnut kıldı.
Doğrusu zengin eden, sermaye veren O...
Ve gerçekten zengin edip doyuran O’dur.
Zengin eden de yoksul kılan da O'dur.
Zengin eden, hoşnut eden yine O !
Ve şüphe yok ki, zengin eden de saygın hale getiren de O’dur.
İnsanı zengin iden toprak Allâh’ındır.
Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur.
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
Çok veren de O’dur, az veren de.
O'dur Zengin eden, yoksul yapan.
Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
Hakıkat zengin eden, sermaye veren o
Şüphesiz (insanı) zengin eden de bol sermaye veren de O’dur.
Zenginlik veren de O'dur, bol veren de.
Hakıykat şu (İnsanları) başkalarına muhtâc olmakdan o kurtardı ve O, sermâye saahibi kıldı.
Zenginlik veren de O’dur, verdiğiyle razı eden de.
Ve muhakkak ki, zengin eden ve sermâye veren ancak O'dur.
Kuşkusuz (çalışıp kazanmayı ve mal toplamayı bilenleri) muhtaç olmaktan kurtaran da O’dur, (çalışıp kazanmasına göre) sermaye verip memnun eden O’dur.
Kendisi ihtiyaçsız, zengin olan ve yarattıklarının ihtiyaçlarını yeterli olarak veren de O’dur.
İşte kimsenin eline baktırmıyan, gözleri doyuran da Odur.
Muhakkak ki zengin eden de sınırlayan da O’dur.
Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.
O’dur kullarına servet, sağlık, akıl, ahlâk ve iman gibi zenginlikler bahşeden ve tüm canlıların ihtiyaçlarını karşılayan.
Gerçek şudur ki; ihtiyaç karşılayan da O’dur, zenginleştiren de!
48,49. Zengin eden de, mal sahibi yapan da odur, // Şi'râ yıldızının sahibi de odur.
Rabbin dünyada yaşayan insanlara türlü bolca nimetler vermiştir. Akıl, zekâ, muhakeme, Rabbinin verdiği nimetlerdendir. İnsanlar bunları kullanarak varlıkların bir kısmını kendi becerileriyle hayatlarının değişik safhalarında kullanırlar
Zengin eden de yalnızca O’dur; kısarak veren de.
Doğrusu (insanı) zengin eden de ona sermaye veren de Odur.
isteklerden arındıran ve mülk sahibi kılan yalnız O’dur;
Az veren de O’dur çok veren de... 89/15-16
Yine elbet zengin eden de O’dur, sınırlayan da O.[⁴⁸⁰⁰]
Zengin eden de, yoksul kılan da O'dur.
Muhakkak ki zengin eden, kanaatkâr eden de odur.
Ve şüphe yok ki, O'dur zengin eden ve fakir düşüren O'dur.
45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54. Rahime atılan nutfeden (spermden) erkek ve dişi çiftini yaratma, öldükten sonra diriltme, tekrar yaratma O'na aittir. İnsanı zengin, kanaat sahibi ve halinden memnun etmek de O'na aittir. Müşriklerin taptığı Şi'râ yıldızının Rabbi de O'dur. Önceki Âd milletini yok eden de O'dur. Semud milletini yok edip geriye hiçbir şey bırakmayan da O'dur. Daha önce Nuh milletini yok eden de O. Çünkü bunlar çok zalim, çok azgındılar. Altı üstüne getirilen Lût milletinin şehirlerini yerle bir etti. Onları ne azaplar, ne musîbetler, neler kapladı neler! [86, 6-7; 69, 6-7; 26, 73]
Zengin eden O'dur, bol verip memnun eden O.
Bir takımı zengîn iden ve bir takımı da kana'at itdiren O'dur.
İhtiyacınızı karşılayan da O’dur, sizi saygın hale getiren de.
Zengin kılan da O'dur, Kanaatkâr eden de.
İhtiyaçtan kurtaran da Odur, zengin eden de.
Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O'dur, nimete boğan da...
Albatta, bandalarini behojat qilgan ham, badavlat qilgan ham Uning O‘zidir.
daħı bayıķ ol bay eyledi daħı sermāya virdi.
Daḫı oldur bay idüp mālı çoḳ viren
(İstədiyini) dövlətli də edən, kasıb da edən Odur!
And that He it is Who enricheth and contenteth:
That it is He Who giveth wealth and satisfaction;(5118)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |