2 Nisan 2026 - 13 Şevval 1447 - Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zümer Suresi 44. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kul li(A)llâhi-şşefâ’atu cemî’â(an)(s) lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) śümme ileyhi turce’ûn(e)

De ki: Bütün şefaat, Allah'ın; onundur göklerin ve yeryüzünün saltanatı ve tedbiri, sonra da dönüp onun tapısına gideceksiniz.

De ki: "Şefaatin tümü Allah’ındır. (O’nun izni ve iradesi dışında hiç kimse kimseye şefaatte bulunamayacaktır.) Göklerin ve yerin mülkü (ve dilediği gibi tasarruf yetkisi) O’nundur. Sonra (hepiniz) O’na döndürüleceksiniz."

De ki: “Şefaat hakkını verme yetkisi, yalnız Allah'a aittir. Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet de yalnız O'nundur ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.”

“-Benzersiz-eşsiz sıfatlarla tek başına kudret ve tasarruf kullanmak, bütün şefaat edenler ve edilenler konusunda rıza gösterme, melekut aleminde ilgililerin tamamını yetkilendirme, aracısız kulluk ve ibadetlerin tümüne liyakat, her iş ve oluşta her türlü hayra vesile olmak yalnız Allah'a aittir. Çünkü göklerin, yerin mülkü ve hükümranlığı O'nun elindedir. Üstelik O'nun huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz.” de.

De ki: "Şefaatin tümü Allah'ındır. [2] Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürülürsünüz.

2.Yani şefaat hakkı tamamen Allah`ın iznine bağlıdır.

De ki: 'Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.'

De ki: “- Bütün şefaat Allah'ın kudretindedir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra (ahirette) hep döndürülüb O'na götürüleceksiniz.”

De ki: “Bütün şefaat yetkisi Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkiyeti yalnızca O’nundur. En sonunda hepiniz O’na döneceksiniz.

De ki: “Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.”

Diyesin ki: «Şefaatin hepsi Allahındır, göklerin, yerin mülkü de O'nun, O'na döneceksiniz!»

De ki: “Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır. Gökler ve yer üzerindeki otorite (yalnız) O'nundur ve sonunda yalnız O'na döndürüleceksiniz.”

Bkz. 2/123, 255, 6/51, 70, 10/3, 20/109 ve açıklaması, 34/23 ve dipnotu; 53/26

Allâh’ın izni olmaksızın kimse şefa’at idemez semâvât ve arz hep ânındır. Hepiniz âna rücû’ ideceksiniz.

De ki: "Bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döneceksiniz."

De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.”

De ki: “Şefaat etme yetkisi bütünüyle Allah’a aittir; göklerin ve yerin hükümranlığı O’nun elindedir; sonunda kaçınılmaz olarak dönüp O’na varacaksınız.”

De ki: Bütün şefâat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

De ki, "Tüm şefaat ALLAH'a aittir." Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

Bak 2:48.

De ki: "Bütün şefaat Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."

De ki Allahındır o şefaat bütün, onundur mülkü Göklerin ve Yerin, sonra hep döndürülüp ona götürüleceksiniz

De ki: “Bütün şefaat (yetkisi) Allah’ındır. (Şefaat sadece mü’mine hastır. Bir mü’minin başka bir mü’mine şefaat edebilmesi Allah’ın iznine bağlıdır. Kâfirler şefaat edemez, şefaate mazhar da olamazlar.) Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra (hesap vermek üzere), O’ (nun manevi huzuru) na döndürüleceksiniz.

De ki: “Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir.¹ Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

1- Kur\an, “şefaat” anlayışını ve inancını kesin olarak reddetmektedir. Nebiler de dâhil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Allah\ın yanı sıra ba... Devamı..

De ki: «Bütün şefaat (hakkı) Allahındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Nihayet (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz».

De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra da O’na döndürüleceksiniz.”

[40/51; 44/41-42]

De ki: “Şefâat tamâmen Allah'a âiddir. Göklerin ve yerin mülkü, O'nundur. Sonra ancak O'na döndürüleceksiniz.”

De ki: “Tümüyle şefaat yalnız Allah’a aittir. Gökler ve yerküre (kâinat) üzerindeki otorite onundur ve sonunda (amellerinizin hesabı görülmek üzere) yalnız ona döndürüleceksiniz.” *

(*) Bu ayet, ahiretteki “şefaat” anlayışını ve inancını kesin olarak reddetmektedir. Nebiler de dâhil ahirette hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. ... Devamı..

Deki “Bütün şefaat etme yetkisi Allah’a aittir. Göklerde ve yerde olanların tümü ona aittir ve O’na döndürüleceksiniz.”

De ki: "Kayırma yalnız Allah’a yaraşır. Yerlerin, göklerin hakanlığı Onundur. Sonunda sizler ancak Ona döndürüleceksiniz."

De ki bütün şefaat Allah/ın iznine bağlıdır. Göklerin, yerin mülkü O/nundur. Nihayet kıyamette O/na döneceksiniz.

De ki: “Bütün şefaat Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı/mülkü de O’na aittir. Sonra O’na geri döndürüleceksiniz.”

De ki: “Şefaatin tümü Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra da O'na döndürüleceksiniz.”

Bu konuda kesin hükmü bildirmek üzere de ki: “Şefaat etme hak ve yetkisi, bütünüyle ve yalnızca Allah’ın elindedir. O hâlde, hiç kimse Allah’ın izni olmadan kalkıp şefaat etmeye cüret edemez. Kimin, kimlere şefaat edeceğine yalnızca O karar verir. Öyle ya; göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O’na aittir ve siz ey insanlar, eninde sonunda ölümü tadacak ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere, mutlaka O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.
Bakın; Kur’an’ı kendisine rehber edinmeyen insan nasıl doğru yoldan sapıyor:

De ki:
“Şefaat topluca Allah’a aittir. Yer’in ve Gökler’in mülkü / yönetimi O’na aittir. Sonra O’na döndürülürsünüz”.

De ki: "Şefaat olayı, Allah'ın tekelindedir." Göklerin ve yerin tek hakimi odur. Eninde sonunda ona döneceksiniz.

"Bütün şefaat Allah’ındır. Göklerin yerin hükümranlığı onundur. Sonra ona döndürüleceksiniz. Allah ne yapıp yapmadığınıza en güzel şahitlik edendir. Siz kendinize Allah’tan başka şahitler mi arıyorsunuz? Bilmiyor musunuz? Allah’ın şahitliği yalanlara dayanmaz."

De ki: “Şefaat tamamen ve yalnızca Allah’a aittir. [*] Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir. Sonra da yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”

Şefaatle ilgili Kur’an’daki bütün ayetler, bu ayet ışığında anlaşılmalıdır. Çünkü şefaat konusunda en belirleyici ve kapsamlı mesaj bu ayette yer alma... Devamı..

(Onlara): “Şefâatin tamamı¹ göklere ve yere hâkim olan, en sonunda kendisine döndürüleceğiniz, Allah’a aittir.” de.

1 Şefâatin tamamı Allah’a aittir. Onun izni olmaksızın huzurunda kimse şefâat edemez, şefâat izni verilenler de ancak onun rızası ile şefâat edebilirl... Devamı..

De ki: “Şefaat [hakkını verme yetkisi] yalnız Allah’a aittir: ⁴⁸ Gökler ve yer üzerindeki hakimiyet [yalnız] O’nundur ve sonunda yalnız O’na döndürüleceksiniz”.

48 Şefaat (şefâ‘at) meselesi için bkz. 10:3, not 7.

De ki: – İyi bilin ki şefaat tamamıyla ve sadece Allah’a aittir, zira göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Sonunda hepiniz hesap vermek üzere O’na döndürüleceksiniz. 2/254-255

De ki: “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir:[⁴¹⁴⁶] Gökler ve yerin mutlak otoritesi (de) O’na aittir: sonunda sadece O’na döndürüleceksiniz.”

[4146] Krş: 34:23, not 41. Tüm şefaat âyetleri bu âyet ışığında anlaşılmalıdır. Bu âyet açık ve net olarak şefaati yalnızca Allah’a tahsis etmektedir.... Devamı..

(Ey Muhammed) De ki: Bütün şefaat Allah'ındır, göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığı O'nundur, sonunda hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

De ki: "Şefaatin tümü Allah’a aittir; göklerin ve yerin mülkü O’nundur; sonra dönüşünüz O’nadır."

De ki: «Bütün şefaat, Allah içindir. Göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir. Sonra O'na döndürüleceksinizdir.»

De ki: “Şefaatin tamamı Allah'a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hâkimiyeti de O'nundur. Sonunda da O'nun huzuruna götürülecek, O'na hesap vereceksiniz. ”

De ki: "Şefa'at tamamen Allah'ındır (yardım ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

Di ki: "Şefâ'atin kâffesi Allâh Te'âlâ'yadır. Göklerin ve yerin mülki ve tasarrufı O'nundur ve cümleniz O'na rücû' idersiniz."

De ki “Şefaat yetkisi[*] tümüyle Allah’ın elindedir. Göklerin ve yerin hakimiyeti O’ndadır. Zaten sonunda tekrar yaratılıp O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”

[*] Şefaat kavramı için Bkz. Bakara 2/48 ve dipnotu

De ki: Şefaatin hepsi Allah'ındır. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Bir zaman sonra O'na döndürüleceksiniz.

De ki: Şefaat tümüyle Allah'a aittir.(14) Göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Sonunda Onun huzuruna döneceksiniz.

(14) 2:48’in açıklamasına bakınız.

De ki: "Şefaat, tümden ve sadece Allah'ındır. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."

Ey Rasulim, ularga: “Barcha shafoat faqat Allohga xosdir. Osmonlar va Yerning hukmronligi ham Unikidir. So‘‎ngra oxiratda barchalaringiz Uning huzuriga qaytarilasizlar”, – deng.

eyit “Tañrı’nuñdur şafa'at dökeli. anuñdur gökler pādişāhlıġı daħı yirüñ. andan andın yaña döndürilesiz.”

Eyit yā Muḥammed: Şefā‘at barça Allāhuñdur, anuñdur pādişahlıġı göklerüñ ve yirlerüñ daḫı. Andan ṣoñra rücū‘ñuz daḫı anuñ ḥażretinedür.

De: “Bütün şəfaət yalnız Allaha məxsusdur. Göylərin və yerin hökmü Onun əlindədir. Sonra siz (qiyamət günü) Onun hüzuruna qaytarılacaqsınız!”

Say: Unto Allah belongeth all intercession. His is the Sovereignty of the heavens and the earth. And afterward unto Him ye will be brought back.

Say: "To Allah belongs exclusively (the right to grant) intercession:(4311) to Him belongs the dominion of the heavens and the earth: In the End, it is to Him(4312) that ye shall be brought back."

4311 For Shafa'ah (Intercession, Advocacy) see 2:255; 10:3; 20:109, n. 2634; and 21:28 , n. 2688. It follows that no one can intercede with Allah, exc... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.