Ve ennehu huve edhake ve ebkâ
Ve şüphe yok ki odur adamakıllı güldüren ve ağlatan.
Kesinlikle, güldüren ve ağlatan O’dur.
Şüphe yok ki, sizi güldüren ve ağlatan yalnız O'dur.
Doğrusu güldüren de, ağlatan da sadece O'dur.
Doğrusu güldüren de O'dur ağlatan da.
Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.
Muhakak ki güldüren de O'dur, ağlatan da...
Ve gerçekten güldüren ve ağlatan O’dur.
Güldürecek ve ağlatacak olan da O'dur.
O güldürür, ağlatır
Hem güldirir hen ağlatır.
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur.
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
Güldüren de O’dur, ağlatan da.
Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
O'dur seni güldüren ve ağlatan.
Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.
Hakıkat odur güldüren ağlatan
(Cennet ehlini lütfuyla) güldüren de (sevindiren de) O’dur, (cehennem ehlini, müstahak oldukları için) ağlatan da (azaba uğratan da) O’dur.
Güldüren de ağlatan da O'dur.
Hakıykat şu: Güldüren de, ağlatan da Odur.
Güldüren de O’dur ağlatan da.
Şübhesiz ki güldüren ve ağlatan ancak O'dur.
Kesinlikle, güldüren (gülmenin, sevinmenin yetisini yaratan) ve ağlatan (ağlamanın ve üzülmenin yetisini de yaratan) O’dur.
Elbette (vereceği kararla) güldürende O, ağlatan da O dur.
İşte güldüren de Odur, ağlatan da O.
Güldüren O/dur, ağlatan O/dur,
Muhakkak ki güldüren de ağlatan da O’dur.
Doğrusu güldüren ve ağlatan O'dur.
Güldüren de O’dur, ağlatan da O!
Gerçek şudur ki; güldüren de O’dur, ağlatan da!
42,43. son sefer Rabb’ine olacaktır, // güldüren de odur, ağlatan da odur, // canı alan da odur, veren de odur.
Şüphesiz mükafata ulaşanlar gülecek ve cezayı görenler ağlayacak! Böyle bir yasayla yaratan O’dur.
Güldüren de yalnızca O’dur, ağlatan da.
Doğrusu, güldüren de ağlatan da Odur,
[sizi] güldüren ve ağlatan yalnız O’dur;
Zira güldürecek olan da O’dur, ağlatacak olan da! 26/78...82
Ve elbet ağlatan da O’dur, güldüren de O.
Gerçek şu ki, güldüren de, ağlatan da O'dur.
Şüphesiz güldüren de, ağlatan da odur.
Ve muhakkak O'dur ki, güldürdü ve ağlattı.
36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44. Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan. [2, 124; 16, 123; 35, 18; 36, 12; 9, 105]
Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur.
43,44. Kullarını güldiren ve ağladan, öldiren ve dirilden O'dur.
Güldüren O’dur; ağlatan da O.
Güldüren de O'dur, ağlatan da!
Güldüren de Odur, ağlatan da.
Hiç kuşkusuz, güldüren de O'dur, ağlatan da...
Albatta, kuldirgan ham, yig‘latgan ham Uning O‘zidir.
daħı bayıķ ol güldürür daħı aġladur ya'nį ŧamu ehlini yā gögi yaġmur-ile.
Daḫı oldur güldüren ve aġladan,
Güldürən də, ağladan da Odur!
And that He it is Who maketh laugh, and maketh weep,
That it is He Who granteth Laughter and Tears;
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |