19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Necm Suresi 43. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ennehu huve edhake ve ebkâ

Ve şüphe yok ki odur adamakıllı güldüren ve ağlatan.

Kesinlikle, güldüren ve ağlatan O’dur.

Şüphe yok ki, sizi güldüren ve ağlatan yalnız O'dur.

Doğrusu güldüren de, ağlatan da sadece O'dur.

Doğrusu güldüren de O'dur ağlatan da.

Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.

Muhakak ki güldüren de O'dur, ağlatan da...

Ve gerçekten güldüren ve ağlatan O’dur.

Güldürecek ve ağlatacak olan da O'dur.

O güldürür, ağlatır

Ve elbet güldüren de O’dur, ağlatan da. 

Bkz. 9/82

Hem güldirir hen ağlatır.

Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur.

Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

Güldüren de O’dur, ağlatan da.

Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.

O'dur seni güldüren ve ağlatan.

Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur.

Hakıkat odur güldüren ağlatan

(Cennet ehlini lütfuyla) güldüren de (sevindiren de) O’dur, (cehennem ehlini, müstahak oldukları için) ağlatan da (azaba uğratan da) O’dur.

Güldüren de ağlatan da O'dur.

Hakıykat şu: Güldüren de, ağlatan da Odur.

Güldüren de O’dur ağlatan da.

Şübhesiz ki güldüren ve ağlatan ancak O'dur.

Kesinlikle, güldüren (gülmenin, sevinmenin yetisini yaratan) ve ağlatan (ağlamanın ve üzülmenin yetisini de yaratan) O’dur.

Elbette (vereceği kararla) güldürende O, ağlatan da O dur.

İşte güldüren de Odur, ağlatan da O.

Güldüren O/dur, ağlatan O/dur,

Muhakkak ki güldüren de ağlatan da O’dur.

Doğrusu güldüren ve ağlatan O'dur.

Güldüren de O’dur, ağlatan da O!

Gerçek şudur ki; güldüren de O’dur, ağlatan da!

42,43. son sefer Rabb’ine olacaktır, // güldüren de odur, ağlatan da odur, // canı alan da odur, veren de odur.

Şüphesiz mükafata ulaşanlar gülecek ve cezayı görenler ağlayacak! Böyle bir yasayla yaratan O’dur.

Güldüren de yalnızca O’dur, ağlatan da.

Doğrusu, güldüren de ağlatan da Odur,

[sizi] güldüren ve ağlatan yalnız O’dur;

Zira güldürecek olan da O’dur, ağlatacak olan da! 26/78...82

Ve elbet ağlatan da O’dur, güldüren de O.

Gerçek şu ki, güldüren de, ağlatan da O'dur.

Şüphesiz güldüren de, ağlatan da odur.

Ve muhakkak O'dur ki, güldürdü ve ağlattı.

36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44. Yoksa o Mûsâ'nın ve o çok vefalı İbrâhim'in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O'dur güldüren ve ağlatan; O'dur öldüren ve yaşatan. [2, 124; 16, 123; 35, 18; 36, 12; 9, 105]

Hz. İbrâhim (a.s.)’ın “sahifelerin”den, Kur’ân dışındaki mevcut kutsal kitaplarda bahis yoktur. 38. âyetten şu kaide çıkar: Herkes kendi yaptıklarında... Devamı..

Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur.

43,44. Kullarını güldiren ve ağladan, öldiren ve dirilden O'dur.

Güldüren O’dur; ağlatan da O.

Güldüren de O'dur, ağlatan da!

Güldüren de Odur, ağlatan da.

Hiç kuşkusuz, güldüren de O'dur, ağlatan da...

Albatta, kuldirgan ham, yig‘‎latgan ham Uning O‘‎zidir.

daħı bayıķ ol güldürür daħı aġladur ya'nį ŧamu ehlini yā gögi yaġmur-ile.

Daḫı oldur güldüren ve aġladan,

Güldürən də, ağladan da Odur!

And that He it is Who maketh laugh, and maketh weep,

That it is He Who granteth Laughter and Tears;


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.