2 Haziran 2026 - 15 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 4. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâle rabbî ya’lemu-lkavle fî-ssemâ-i vel-ard(i)(s) vehuve-ssemî’u-l’alîm(u)

Peygamber de, Rabbim der, gökte söylenen sözü de bilir, yeryüzünde söyleneni de ve odur duyan, bilen.

(Bunun üzerine Peygamber) Dedi ki: “Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen her sözü bilir; O, İşitendir, Bilendir.”

Peygamber dedi ki: “Benim Rabbim, gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. Herşeyi işiten ve herşeyin aslını bilen O'dur.”

Peygamber:
“ Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen her sözü bilir. Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O'dur.” dedi.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/48; 25/9.

Dedi ki: "Rabbim gökte de yerde de (her) sözü bilir. O, duyandır, bilendir."

Dedi ki: 'Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen-sözü bilir; O, işitendir, bilendir.'

(Hz. Peygamber, o müşriklere şöyle) dedi: “- Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, SEMÎ'dir = her şeyi işitir, ALÎM'dir = her şeyi bilir.

(O da) dedi ki: “Rabbim gökteki ve yerdeki her sözü bilir. O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. (Onların sözünü işiten, gönüllerindekini bilendir.)

Peygamber, “Rabbim, gökte ve yerde söyleneni bilir. O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir” dedi.

Dedi ki: «Tanrım benim, gökte, yerde ne söylense bilendir, o işitir, o bilir»

(Resul onlara) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O, (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.”

Ânlara di ki: "Allâh semâvâtda ve arzda söylenen her sözi bilür Allâh her şeyi işidir ve görir."

Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir. O, işitendir, bilendir" dedi.

Peygamber, onlara dedi ki: “Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

Peygamber dedi ki: “Benim rabbim yerde ve gökte konuşulan her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, bilendir.”

(Peygamber) dedi ki: Rabbim, yerde ve gökte (söylenmiş) her sözü bilir. O, hakkıyla işiten ve bilendir.

Dedi ki, "Rabbim yerde ve gökte her sözü bilir. O İşitendir, Bilendir. "

Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her şeyi işitir, her şeyi bilir" dedi.

Dedi: rabbım söyleneni bilir: Gökte de Yerde de ve o öyle semî, öyle alîmdir

(Peygamber) dedi ki: “Rabbim, gökte ve yerde söylenen her sözü bilir; O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.”

“Rabbim, gökte ve yerde olan her sözü bilir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.” dedi.

(Onlara) dedi ki: «Rabbim gökdeki, yerdeki (her) sözü bilir. O, hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir».

(Resul): “Rabbim gökte ve yerde söylenen her sözü bilir. O Semî’dir, Alîm’dir.” dedi.

[20/7; 21/110; 3/29]

(Peygamber:) “Rabbim, gökte ve yerde (konuşulan) her sözü bilir. Çünki O, Semî'(herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir” dedi.

(Elçimiz ise onlara) "Benim Rabbim, göklerde ve yeryüzünde (bütün evrende) söylenen sözleri en iyi bilendir. Ve O (her şeyi) işitmekte, (her şeyi) en iyi bilmektedir" dedi.

Elçi onlara “ Benim Rabbim, göklerde ve yerde söylenmiş sözleri en iyi bilendir. Çünkü O her şeyi işiten ve her şeyi en iyi bilendir” dedi.

Dedi: "Benim çalabım yerlerde göklerde söylenen her sözü bilir. O işiticidir, bilicidir."

De ki Rabbim gökteki, yerdeki sözü bilir, O, semi/dir, hakkıyle âlimdir.

(Peygamber de) dedi ki: “Rabbim gökteki konuşmayı da bilir, yeryüzündekini de. Çünkü O, Semî’dir, Alîm’dir.”

Dedi ki: “Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen sözü bilir. O, işitendir, bilendir.”

Bunun üzerine Allah’ın Elçisi, düzenledikleri gizli toplantılarla, kurdukları sinsi komplolarla Müslümanları yıldırabileceklerini, Allah’ın nurunu söndürebileceklerini sanan bu zâlimlere seslenerek, “Benim Rabb’im,” dedi, “yerde ve gökte söylenen bütün gizli ve açık sözleri bilir. Çünkü O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.” Ve işte Rabb’im, zâlimlerin komplolarını açığa çıkarıp yerle bir ediyor:

Dedi ki:
-"Yer ve Gök’teki Söz’ü / Deyiş’i rabbim biliyor. O Bilen İşiten’dir".

Resul: " Benim Tanrım yerde gökte bütün söylenenleri bilir. Duyma ve bilgi alanı sınırsızdır " derken

Resulümüz onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki gökteki her sözü bilir. O her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir!"

(Peygamber) şöyle demişti: “Rabbim, yerde ve gökte(ki her) sözü bilir. O duyandır, bilendir.”

(Peygamber de onlara): “Benim Rabbim, gerçek işiten ve bilen olduğu için gökte ve yerde söylenen her sözü hakkıyla bilir.” dedi.¹

1 Bunun üzerine gizli gizli konuşanlar şaşırarak Efendimize: “Sen bunu nereden öğrendin.” dediler.

De ki: ⁵ “Benim Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir; her şeyi işiten ve her şeyin aslını bilen O’dur”.

5 Medineli ve Basralı ilk Kur’an bilginlerine ve Kûfeli bazı bilginlere göre, bu sözcük kul şeklinde, yani emir olarak telaffuz edilmektedir: (“söyle”... Devamı..

De ki: – Benim Rabbim gökte ve yerde söylenen her sözü bilir, zira O’dur her şeyi işiten ve bilen. 3/181, 6/59, 10/61, 13/9- 10, 34/3, 57/4, 58/7

(Ve) dedi ki:[²⁶⁷⁸] “Rabbim gökte ve yerde söylenen her sözü, her düşünceyi[²⁶⁷⁹] bilmektedir: zira O her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.”

[2678] Medine ile Basra kıraat okullarının tümü ve bazı Mekkeli kârilere göre emir kipiyle (kul) okunan bu kelimeyi Kûfe okuluna mensup kârilerin tümü... Devamı..

(Buna karşı Peygamber) "Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenenleri bilir. O, hakkıyle işitendir ve hakkıyle bilendir." (İlklerin ve sonların haberini içine alan şu Kur'an'ı indiren O'dur, o Kur'an ki, göklerde ve yerde hükümran olan Allah’tan başkası onun benzerini meydana getiremez) dedi. (Böylece Kur'an'ın bir beşer sözü olmayıp Cenab-ı Hakk'tan indirilmiş olduğunu belirtti)

(Muhammed a.s.) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde söylenen her şeyi bilir; O işitendir, bilendir.”

Dedi ki: «Rabbim gökteki ve yerdeki söyleneni bilir ve O, her şeyi tamamen işiticidir, bilicidir.»

Resul dedi ki: “Rabbim gökte olsun, yerde olsun, söylenen her sözü bilir. O öyle mükemmel işitir, öyle mükemmel bilir ki! ” [17, 48; 25, 9]

Dedi ki: "Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir, (O'ndan gizli kalan hiçbir şey yoktur). O, işitendir, bilendir."

Peygamber: "Rabbim gökde ve yerde söylenen her sözi bilir. Allâh işidici ve bilicidir" didi.

(Elçi) Der ki “Rabbim[*] göklerde ve yerde söylenen her sözü bilir. Dinleyen ve bilen O’dur.”

[*] Sahibim

Peygamber:- Rabbim gökte ve yerde ne söyleniyorsa bilir. O işitendir, bilendir! dedi.

Peygamber dedi ki: Gökte ve yerde söylenen sözü Rabbim bilir. O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

Dedi: "Rabbim, gökteki sözü de yerdeki sözü de bilir. O, her şeyi duyan, her şeyi bilendir!"

Shunda Muhammad ularga: “Robbim osmon va Yerdagi barcha so‘‎zni biladi. U hamma narsani eshitib turuvchi – Sami’ va barchasini bilib turuvchi – A’lim Zotdir”, – dedi.

eyitti ya'nį muḥammed “çalabum bilür sözi gökde daħı yirde daħı ol işidicidür bilici.”

Eyit yā Muḥammed, benüm Tañrım bilür, her söz ki göklerde ve yirlerdesöylenür. Ol Allāh her nesne[yi] işidicidür, bilicidür.

(Peyğəmbər Məkkə müşriklərinə) belə dedi: “Rəbbim göydə və yerdə (söylənən) hər sözü bilir. O, (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!”

He saith: My Lord knoweth what is spoken in the heaven and the earth. He is the Hearer, the Knower.

Say:(2666) "My Lord knoweth (every) word (spoken)(2667) in the heavens and on earth: He is the One that heareth and knoweth (all things)."

2666 Notice that in the usual Arabic texts (that is, according to the Qira'ah of Hafs) the word qala is here and in 21:112 below, as well as in 23:112... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.