17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kamer Suresi 35. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ni’meten min ‘indinâ keżâlike neczî men şeker(a)

Katımızdan bir nimet olarak; işte böyle mükafatlandırırız şükredeni.

(Mü’min ve müstakim kullarımıza ve elçilikle görevli kıldıklarımıza) Tarafımızdan bir nimet olarak (böyle yapmıştık). İşte Biz, şükredenleri böyle mükâfatlandırırız.

katımızdan bir nimet olarak. İşte biz şükredenleri böyle mükafatlandırırız.

Tarafımızdan bir lütuf olarak kurtardık. Şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte şükredeni böyle mükafatlandırırız.

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte (iman ve itaat etmek suretiyle nimetimize) şükür edeni, böyle mükâfatlandırırız.

Kendi katımızdan bir nimet olarak onları kurtardık. İşte Biz, şükredenleri böylece mükâfatlandırırız.

34,35. Lût ailesi hariç, biz de onların üzerine taş yağdırdık. Katımızdan bir nimet olarak, Lût ailesini seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

34,35. Taş yağdırdık başlarına, katımızdan nimet olmak üzere, bir tan vakti Lût'un ailesini kurtardık, şükreyleyen kimseyi, işte böyle ödülleriz

34-35. Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.

Bu tarafımızdan bir lütuf idi, biz şükür idenlere böyle mükâfât ideriz.

34,35. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.

34,35. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.

34-35. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Ancak Lût ailesi hariç tutuldu; onları katımızdan bir lutuf olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

34, 35. Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.

Katımızdan bir iyilik olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz.

Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

Tarafımızdan bir ni'met olarak, işte şükredeni böyle karşılarız

Tarafımızdan bir nimet olarak onları kurtardık. Biz şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız.

İşte şükredenleri katımızdan bir nimet olarak böyle ödüllendiririz.

Tarafımızdan bir ni'met olarak. İşte şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.

Bu onlara katımızdan bir nimetti. İşte biz, şükredenlere karşılığını böyle veririz.

34,35. Şübhesiz ki biz, onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik; ancak Lût âilesi müstesnâ. Tarafımızdan bir ni'met olarak onları (karısı hâriç) bir seher vaktinde kurtardık. İşte şükreden(ler)i böyle mükâfâtlandırırız!

34, 35. Biz de onların (sapık ilişkilere giren o zalimlerin) üzerine (kızgın lavlardan ibaret) taşlar (lavlar) gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (inananları) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. (İman edip) şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız. *

(*) Sodom ve Gomora kentinin, İsrail’deki Şeria Irmağından Doğu Afrika’da Zambezi Irmağına uzanan Büyük Rift Vadisinde MÖ y. 1900’de meydana gelen bir... Devamı..

Bizden bir lütuftu. İşte biz, şükredenleri böyle mükafaatlandırırız.

Bu, bizim katımızdan bir iyilik olarak yapılmıştı. Biz iyilik bilenlerin karşılığını işte böyle veririz.

Biz şükredenlere böyle mükâfat veririz.

Katımızdan bir lütuf olarak. Şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.

Tarafımızdan bir nimet olarak (kurtardık). İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Fedâkâr kulumuza, tarafımızdan bir lütuf ve nîmet olarak… İşte Biz, nîmetlerimize şükredenleri böyle ödüllendiririz. O kavmi helâk etmeden önce, yaşanan olaylara bir bakın:

Katımızdan bir nimet olmak üzere! Şükretmiş kimseleri böyle mükâfatlandırırız.

teşekkür ettik. çünkü biz, teşekkür edene fazlasıyla karşılık veririz.

İşte ayetlerimizi inkâr etmeyip uyarılarımıza kulak verenleri böyle mükâfatlandırırız.

34,35. Lut’un ailesi (destekçileri) hariç, üzerlerine taş göndermiştik (yağdırmıştık). Onları (Lut’un destekçilerini) ise katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtarmıştık. Biz şükredenin karşılığını işte böyle veririz.

34,35. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. (Bu azaptan) sadece Lût’un ailesini katımızdan bir nîmet olarak, seher vakti kurtardık. İşte Biz şükreden kimseyi böyle mükâfatlandırırız.

katımızdan bir nimet olarak: işte biz şükredenleri böyle ödüllendiririz.

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri biz işte böyle ödüllendiririz. 10/103

katımızdan bir nimet olarak: şükredenleri Biz işte böyle ödüllendiririz.

34,35. Biz de üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. (Helâk ettik) Lut ve inananları ise -tarafımızdan bir nimet olarak- seher vakti kurtardık, işte biz şükredenleri böyle mükâfatlandırırız.

Katımızdan bir nimet olarak şükretmiş olana böylece karşılığını veririz.

Bizim tarafımızdan bir nîmet olarak, işte şükredeni öylece mükâfaatlandırırız.

34, 35. Biz de Lût'un ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.

Katımızdan bir ni'met olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.

İşte şükür idenleri böyle mükâfât ideriz.

Bu, katımızdan yapılan bir iyilikti. İyilik bilenleri böyle ödüllendiririz.

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

Bu ise katımızdan bir nimet idi. Şükredeni Biz böyle ödüllendiririz.

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz biz.

Bu Bizning huzurimizdan bo‘‎lgan ne’matdir. Shukr qilganlarni mana shunday mukofotlaymiz.

34-35. bayıķ biz viribidük anlaruñ üzere ol ŧaş atıcı yili illā lūŧ ķavmı ya'nį lūŧ daħı iki ķızı ķurtarduķ anları śubḥ vaķtında ni'met virmek içün ķatumuzdan. ancılayın yanud virürüz aña kim şükr eyledi.

Ol necāt bizim ‘indimizde ni‘metdir. Ni‘metiñ şükrini bilenlere biz böyle cezāideriz.

Dərgahımızdan bir lütf olaraq! Biz (ne’mətimizə) şükür edəni belə mükafatlandırırıq!

As grace from Us. Thus We reward him who giveth thanks.

As a Grace from Us: thus do We reward those who give thanks.(5155)

5155 "Giving thanks" to Allah in Quranic phrase is to obey Allah's Law, to do His Will, to practise righteousness, to use all gifts in His service.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.