Ruddûhâ ‘aley(ye)(s) fetafika meshan bi-ssûki vel-a’nâk(i)
Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya, yelerini taramaya koyulmuştu.
(Hz. Süleyman;) “Onları (tutup) bana geri getirin” (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını mesh edip okşamaya (ve sıvazlamaya) başladı. (Güya bu atlar, Hz. Süleyman’ı Allah’tan ve itaatten alıkoyduğu için, tutup onların boyunlarını ve bacaklarını kesmeye başladığı yorumları; fıtrata ve şefkate aykırıdır.)
“Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Süleyman :
“Onları tekrar yanıma getirin” diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
"Onları bana geri getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [⁶]
'Onları bana geri getirin' (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
(Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.
“Onları bana getirin” dedi. Ayak ve boylarını okşamaya başladı.(*)
“Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.
Süleyman dedi ki: «Siz onları bana geri getirin!» Hemen inciklerin, boyunların okşamaya başladı
“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.
Getirdikleri gibi hayvânların dizlerini ve başlarını kesdi.
32,33. Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
(Daha sonra) “Onları bana geri getirin” dedi; bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
"Onları bana geri getirin," dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
"Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.
Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı
32-33. “Benim bu atlara olan sevgim, Rabbimi (şükür ile) anmama sebep oldukları (ve cihat meydanlarında, O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir” dedi. Nihâyet (atlar koşup da) gözden kayboldukları zaman, “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar, yanına getirilince, onların) ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
“Onları bana geri getirin.” Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh¹ etmeye başladı.²
(Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.
“Onları bana geri getirin.” (dedi.) Gelince de bacaklarını ve boyunlarını sıvazladı.
(Süleymân seyislerine:) “Onları bana geri getirin!” (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
32, 33. (O zaman kendisi) demişti ki: “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı güzel olan her şeyi (atları vb.) severim. Nihayet (eğitilen o atlar sür’atle koşup) gözden kayboldukları zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar getirilince de hem sevgisinde hem de sağlıklı olanla olmayını anlamak için) onların bacaklarını ve boyunlarını (şefkatla) sıvazlamaya başladı. (*
“Atın birini bana geri getirin” dedi, sonra atın bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
Dedi: "Onları geri getirin."Artık onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya başladı.
«— Atları bana geri getirin» dedi. Artık onların bacaklarına, boyunlarına el sürmeye başladı [³].
“Onları bana geri getiriniz” (dedi). (Atlar gelince de) onların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
“Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
Atlar uzaklaşınca da, “Getirin onları bana!” der ve onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya, yelelerini taramaya, sevip okşamaya başlardı.
Onları bana bırakın!".
Bacaklar’ı ve Boyunlar’ı sıvazlamaya koyuldu.
Hatta dayanamayıp: " Onları bana getirsenize " der, bacaklarını, boyunlarını okşar okşardı.
"Onları bana getirin!" dedi. Getirilince bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
(Sonra) “Onları (atları) tekrar bana getirin!” demiş ve ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı. [*]
(Ve devamla): “Onları bana geri getirin.” (dedi) ve (atların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.¹
“Onları bana getirin!” [diye emretti] ve bacakları ile boyunlarını [şefkatle] sıvazlamaya başladı. ³¹
Ardından getirin onları bana diyerek başladı boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamaya.
(Ardından) “Onları bana getirin!” (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.
(Dönüşte) "Onları bana getirin" dedi ve onların bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
“(Atları) bana geri getirin.” dedi; hemen onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.
32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Onları bana getirin (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.
"Onları benden uzak idiniz" didi ve kılınç ile boğazlarını ve ayaklarını kesdirdi.
“Onları bana tekrar getirin” dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.
“Onları bana getirin” dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.
"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Qani, u otlarni menga qaytaringlar. Keyin otlarning oyoq va bo‘yinlarini silay boshladi va ularni qurbonlik qilib so‘yib yubordi.
“döndürüñ anı ya'nį güneşi benüm üzere.” meşġūl oldı sürmeġe indiklere daħı boyunlara.
Dutuñuz ol atları benüm üstüme, didi. Anları ḳurbān eylemege başladıḳılıc‐ıla. Sildi baldırını ve boyunlarını.
(Süleyman dedi: ) “Onları (atları) mənə qaytarın!” (Atlar qaytarılıb gətirildikdən sonra) onların qıçlarını və boyunlarını sığallamağa başladı. (Yaxud onu ibadətdən yayındırdıqları üçün onları qurban kəsib fəqir-füqəraya payladı).
(Then he said): Bring them back to me, and fell to slashing (with his sword their) legs and necks.
"Bring them back to me." then began he to pass(4187) his hand over (their) legs and their necks.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |