Kul innemâ-l’ilmu ‘inda(A)llâhi ve-innemâ enâ neżîrun mubîn(un)
De ki: Bilgi, ancak Allah katındadır ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
Onlara de ki: “(Bunların zamanı ve nasıl olacaklarıyla ilgili) Bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Ama mutlaka ve pek yakında ortaya çıkacaktır.) Ben sadece, apaçık bir uyarıcıyım.”
Onlara de ki ey peygamber! “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben size sadece bir uyarıcıyım.”
“Bununla ilgili bilgi yalnız Allah katındadır. Ben sadece, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.” de.
De ki: "(Onunla ilgili) bilgi ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: '(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'
(Onlara) de ki: “- O (azaba dair) ilim, ancak Allah katındadır. Ben, sadece açık anlatan (azabla korkutucu) bir peygamberim.”
De ki: “İlim, ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak açık bir uyarıcıyım.”
De ki: “O bilgi yalnızca Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Diyesin ki: «Bunu ancak Allah bilir, bense, yalnız açık kocunduran bir peygamberim»
De ki: “Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”
"Ânı yalnız Allâh bilür, ben yalnız âşikâr bir sûretde ihtâra me’mûr bir peygamberim" cevâbını vir.
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: “O bilgi yalnız Allah’a mahsustur, ben ise sadece açık bir uyarıcıyım.”
De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
De ki, "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Deki o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber) im
(Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz o (azabın ne zaman gerçekleşeceğine dair) ilim Allah nezdindedir. (Onun zamanını bilmek ancak Allah’a mahsustur.) Ben sadece (Allah’ın emirlerini size ileten) apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: “Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: O (nun vaktına âid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sâdece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im».
De ki: “O bilgi, yalnız Allah katındadır. Ben ise ancak (O'nun azâbını haber veren)apaçık bir korkutucuyum!”
De ki:"Onun (o hesap gününün, kıyametin gelmesiyle ilgili vaadin) bilgisi sadece Allah katındadır (bu konuda kimseye bilgi verilmemiştir). Ben ise yalnızca gerçekleri açıklayıp ileten (tebliğ eden) bir uyarıcıyım." *
Deki “O vaktin bilgisi Allah’ın yanındadır. Ben yalnızca açıkça bir uyarıcıyım.”
De ki: "Onu bilse bilse ancak Allah bilir. Bana gelince işte ben ancak açıktan açığa bir uyarıcıyım, o kadar."
De ki onu bilmek ancak Allah/a mahsustur, ben ancak hakkı açıktan açığa söyler, azapla korkutur bir peygamberim.
De ki: “O bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak bir uyarıcıyım.”
De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”
Onlara de ki: “Bunun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır; ben ise, sadece O’nun buyruklarını size ileten apaçık bir uyarıcıyım.”
Ve işte uyarıyorum:
De ki: -"İlim (Bilgi), Allah’ın katındadır. Ben de açıkça bir uyarıcıyım".
De ki: " Bunun vakti saatini Allah bilir. Ben sadece bir uyarıcıyım o kadar. "
De ki: "Zamanın bilgisi ancak Allah katındadır. Ben sadece apaçık uyarıcıyım!"
De ki: “O bilgi yalnızca Allah katındadır. [*] Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
(Sen de onlara): “O (azabın ne zaman geleceğini) sadece Allah bilir. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.” de.
Onlara de ki [ey Peygamber]: “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım”.
De ki: – Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben sizi sadece açıkça uyarmakla mükellefim. 7/185, 79/42.46
De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır! Ben ise, yalnızca onu olduğu gibi ileten bir uyarıcıyım.”
(Ey Muhammed) De ki: "O bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Kıyâmetin ne zaman kopacağını bilmem) Ben ancak (sizleri o korkunç günün azabından) sakınmanız gerektiğini bildiren apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: "Şüphesiz ki o bilgi, bilgi Allah’ın yanındadır ve ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: «Şüphe yok, ona ait bilgi ancak Allah'ın indindedir ve ben muhakkak ki ancak açıkça bildiren bir korkutucu peygamberim.
De ki: “Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım. ”
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
(Yâ Muhammed) Onlara di ki: "Bunun 'ilmi Allâh Te'âlâ 'indindedir. (Ancak O bilir). Ben sizi ancak kıyâmet ve 'azâb ile korkudıcı bir nezîrim."
De ki “O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.”
De ki:- Bunun bilgisi yalnız Allah'tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
Sen de ki: Onun bilgisi Allah katındadır; ben ise apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
Ey Muhammad, ularga: “Qiyomat haqidagi bilim, faqatgina, Allohning huzuridadir. Men faqat aniq ogohlantiruvchiman, xolos”, – deb ayting.
eyit “degül bilmek illā Tañrı ķatında. daħı degülin ben illā ķorķıdıcı bellü.”
Eyit yā Muḥammed: ‘İlm Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur. Daḫı ben size ulupeyġamber‐ven.
De: “Onu bilmək yalnız Allaha məxsusdur. Mən isə ancaq (sizi Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!”
Say: The knowledge is with Allah only, and I am but a plain warner;
Say: "As to the knowledge of the time, it is with Allah alone:(5586) I am (sent) only to warn plainly in public."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |