Elleżî ceme’a mâlen ve ’addedeh(u)
Öylesine ki mal yığar ve onu sayardurur.
Ki o, (helâl haram demeden, zekât ve infakını vermeden) mal yığıp toplayan ve onu saydıkça sayan (ve servet çokluğu ile avunan)dır.
Vay haline o kişinin ki, servet biriktirir ve sayar durur veya servetini zamanın hadiselerine karşı kalkan yapar.
Servet biriktirip yığarak, başında tekrar tekrar sayanların vay haline!
O mal biriktirdi ve onu sayıp durdu.
Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır.
O ki, bir çok mal toplamış ve onu sayıb durmaktadır...
O ki mal toplar ve boyuna sayar.
1,2,3. Diliyle çekiştirip insanların onuru ile oynayan, kaş-göz hareketleriyle onlarla alay eden insanın vay haline! Mal yığıp onu tekrar tekrar sayar ve malının kendini ebedî yaşatacağını sanır. [806][807]
2,3. O, malını yığıp saydı ! Kendini sonsuz kılacak sandı !
O kimse ki, sürekli servet biriktirip onu sayıp duruyor.
1,2. Hayf; zemm ve gıybet idenin ve emvâl cem’ idüb istikbâl içün saklayanın hâline!
1,2. Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
1,2. Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!
1-2. Arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan, servet toplayan ve onu sayıp duran herkesin vay haline!
1, 2. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
Ki o para/mal biriktirir ve onu sayar durur.
1,2. Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
Ona ki bir mal toplamış ve onu saymaktadır
O kimse ki, sürekli mal toplar ve onu sayar durur.
O ki malı toplayıp, onun hesabını yapıp durur.
Ki o, malı yığıb onu tekrar tekrar sayandır.
O; mal biriktirip, onu saydıkça sayandır.
(Ki o,) bir mal toplayan ve onu sayıp durandır!
O kimse ki, sürekli mal toplar ve onu sayar durur.
O kimse ki işi gücü mal toplamak, mal saymaktır,
Malı yığıp bir fırsatta sayıp duran her ferdin vay haline!
O, mal yığar ve onu sayar durur.
Hiç durmadan servet yığan, yığdıklarını sayıp duran her zalimin! Öyle büyük bir aldanış içindedir ki o;
Mal yığmış, onu saydıkça saymış olana!
Malı biriktirip tekrar tekrar sayanlar!
Mallarını yığdıkça yığar, hayır yolunda harcamazlar. Büyük bir hırsla mallarını saydıkça sayarlar. Onlar için dünya yaşamı sadece mal biriktirmektir. Mal biriktirmenin önünde hiçbir engel tanımazlar.
O ki mal biriktirir ve onu sayar durur.
2,3. Onlar, sadece mal toplayıp onu tekrar tekrar sayarlar ve malının kendisini ebedîleştireceğini sanırlar.¹
[Vay haline o kişinin] ² ki, serveti biriktirir ve onu bir kalkan sayar,
O ki habire servet biriktirip onu sayar durur. 9/34-35, 70/17-18
2,3. (Ki böyle bir kimse serveti ile böbürlenir, yoksulu hakir görür, kimseye yardım etmez) O, mal ve servet biriktirip, tekrar tekrar sayıp duran, (ahireti hiç hesaba katmayan) malının kendisini (neredeyse) sonsuza dek yaşatacağını sanandır.
O ki malı yığdı ve onu saydı,
Öyle kimse ki, bir malı toplamış ve onu tekrar tekrar saymakta bulunmuştur.
Böylesi mal yığar ve onu sayar durur.
O ki mal yığdı, onu saydı durdu.
O, malı topladı ve tekrâr tekrâr saydı.
Böyleleri mal biriktirir, sayar durur.
Mal toplayıp, onu tekrar tekrar sayan ..
Ki onlar malı yığar da sayar durur.
O ki, mal biriktirdi, onu saydı da saydı,
U mol-dunyoni yig‘ib, uni sanab turar edi.
ol kim gey dirdi malı daħı śaydı anı.
Ol kim divşürür mālı ve her gün anı ṣayar.
O kimsə ki, mal yığıb onu dönə-dönə sayar (çoxaldar).
Who hath gathered wealth (of this world) and arranged it.
Who pileth up wealth and layeth it by,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |