17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 18. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veenzelnâ mine-ssemâ-i mâen bikaderin feeskennâhu fî-l-ard(i)(s) ve-innâ ‘alâ żehâbin bihi lekâdirûn(e)

Ve gökten, ihtiyaç miktarınca yağmur yağdırdık da yağmur suyunu yerde kararlaştırdık, topladık ve bizim, hiç şüphe yok ki onu gidermeye de gücümüz yeter.

Biz (her yıl) gökten belli bir miktarda su indiririz ve onu yeryüzünde (belli bölgelerde) yerleştiririz; şüphesiz Biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.

Ve biz gökten belirlediğimiz bir ölçüye göre su indiriyor ve o suyu yeryüzünde durduruyoruz. Şüphesiz biz onu kurutup giderme gücüne de sahibiz.

Gökten bir hesap, bir plan dâhilinde, ölçülü, düzenli bir şekilde biz su indirdik. Onu arza, toprağa biz yerleştirdik. Bizim onu gidermeye, yok etmeye de elbet gücümüz yeter.

Gökten belli ölçüyle su indirip onu yere yerleştirdik. Şüphesiz biz onu giderme gücüne de sahibiz.

Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.

Gökten de bir ölçü dairesinde bir yağmur indirdik de, onu yerde iskân ettik (ırmak, göl, kuyu ve menba haline getirdik). Şüphe yok ki biz, o suyu yok etmeye de kadiriz.

Ve gökten belli bir miktar ile bir su indirdik. Onu yerde durdurduk. Ve şüphesiz onu gidermeye gücümüz yeter.

Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yeryüzünde durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.

Gökten ölçü ile suyu indirdik, yeryüzünde durdurduk, gücümüz yetişir onu gidermeye de

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl, yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.

Biz gökden lâzım mikdârda su yağdırıyoruz. Arzın üzerinde bırakıyoruz, ânı istediğimiz zamân gâib idebilüriz.

Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

Gökten uygun ölçüde su indirir, onu arzda tutarız. Kuşkusuz bizim onu gidermeye de gücümüz yeter.

Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu arzda durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.  

 Yağmurun arzda durması canlılar için büyük bir nimettir. Şayet arz, yağmur suyunu tutmayıp olduğu gibi dibe indirir veya bu sular sel halinde büsbütü... Devamı..

Gökten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuşkusuz onu gidermeye de gücümüz yeter.

Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.

Ve Semadan bir kader ile bir su indirdik de onu yerde iskân eyledik, halbuki biz onu giderivermeğe de şübhesiz kadiriz

Biz, gökten (takdir ettiğimiz) belli bir ölçüde (bulutlar vasıtasıyla) su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göllerde, nehirlerde ve yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.

Gökten kararınca su indirdik. Ve onu yeryüzünde yerleştirdik.¹ Kuşkusuz Biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz.

1- Denizler, göller, nehirler…

Gökden de yetecek kadar su indirdik de onu yerde iskân etdik. Hiç şübhesiz ki biz onu gidermiye de kaadiriz.

Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde tuttuk, biz onu yok etmeye de kâdiriz.

[24/43]

Gökten belli bir mikdar ile su indirdik, sonra onu yerde durdurduk. Şübhesiz ki biz, onu gidermeye de elbette gücü yetenleriz.

Ve biz, (arzın üstünde ve altında biriken) suyu gökten (buluttan) bir ölçüye (yasaya) göre indirip onu yeryüzünde tutmaktayız (ırmak, göl, kuyu ve menba hâline getiririz). Ve şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.*

(*) Not: 12-14 ayetlerdeki mazi fiil kiplerinin başka bir dile şimdiki zaman kipinde aktarılması nasıl yerinde ise, 18-19. ayetlerde de geçen geçmiş ... Devamı..

Biz gökten bir ölçü ile su indirdik. Sonra o suyu yeryüzünde tuttuk (yerleştirdik). O suyu yeryüzünden (dilediğimiz zaman) alıp yok etmeye her zaman gücümüz yeter.

Gökten yetecek kadar su indirdik de yer yüzüne yerleştirdik. İşte bizim gücümüz o suyu gidermiye de yeticidir.

Gökten yetecek kadar yağmur yağdırdık. Onu yerde [¹] sakin kıldık, bizim yerden suyu gidermeye de gücümüz yeter.

[1] Göllerde, sarnıçlarda, yeraltında.

Biz gökten belli bir ölçüye göre su indiriyoruz ve onun yerde kalmasını/eğleşmesini sağlıyoruz.⁵ Muhakkak ki onu gidermeye de gücümüz yeter.

5 Yer altı su kaynakları, yağan yağmurların, eriyen karların yer altında oluşturduğu rezervler kastediliyor.

Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde durdurduk; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.

Ayrıca, takdir ettiğimiz bir ölçüye göre gökten yağmur yağdırdık ve onun, yeryüzündeki göl, akarsu, yeraltı suları gibi doğal depolarda birikmesini sağladık. Ve hiç kuşkusuz Biz, bütün su kaynaklarını kurutup giderme gücüne de sahibiz.

Gök’ten ölçülü (miktarınca) su indirdik. Onu Yeryüzü’nde iskân ettik.
Biz, onu gidermeye elbette güç yetirmekteyiz.

Gökten suyu ölçülü indirdik. Onu yeraltına yerleştirdik. İstersek alıp götürebiliriz de.

Gökyüzünden ölçüyle su indirdik. Suyu göller, denizler, ırmaklar, çaylar halinde yararlanmanız için yeryüzünde tuttuk. İstersek suyun tamamını yok ederiz. Bunu yapmamızı hiç kimse engelleyemez. Gördüğünüz sular, oksijen ve hidrojen haline gelebilir. Oksijen ve hidrojenin birleşmesini engelleyip içtiğiniz suyu oluşturmazsak ne yapabilirsiniz?

Gökten bir ölçüyle su indirip onu yerde durdurmaktayız. Şüphesiz ki onu gidermeye de gücümüz yeter.

Biz, gökten suyu belirli bir ölçüye¹ göre indirdik ve onun yerde durmasını sağladık.² Şüphesiz Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.

1 Suyun ölçülü olması, iki şekilde anlaşılabilir: 1- Su, oksijen ve hidrojenden oluştuğuna göre, oluşumu yapay olmayıp, bir yaratıcının eseridir. 2- Y... Devamı..

Ve Biz suyu gökten [belirlediğimiz] bir ölçüye göre indiriyor, sonra da onu yeryüzünde tutuyoruz; ama, hiç şüphesiz, bu [nimeti] geri almaya da kâdiriz!

Bu çerçevede gökten suyu belli bir kadere/ölçüye göre indirir de onu toprağa emdiririz. İyi bilin ki onu giderip toprağı kupkuru yapmaya da elbette gücümüz yeter. 43/11, 27/60, 13/4

Ve gökten suyu bir yasaya bağlı olarak Biz indirmekteyiz; ve yeryüzünde onu tutmaktayız; şu da var ki Biz, onu gidermeye elbette kâdiriz.

(Ey insanlar Rabbinizin nimetlerini nasıl inkar edebilirsiniz?) Gökten, belli bir miktarda su indirdik ve onu yerde durdurduk. (Düşünün!.. Şayet; yere inen suyu sizin ulaşamadığınız derinliklere çekmeyi dileseydik ne yapardınız?) Kuşkusuz, dilersek o suyu gidermeye de gücümüz yeter.

Ve gökten bir ölçüyle su indirdik; ardından onu yerin içine yerleştirdik (depoladık). Şüphe yok ki onu gidermeye de kadiriz.

Ve gökten kâfi miktar su indirdik, sonra onu yerde yerleştirdik. Şüphe yok ki, Biz onu gidermek üzerine de elbette kâdiriz.

Biz gökten belirlediğimiz bir ölçüye göre su indirir ve onu yerde dinlendiririz. Ama dilersek onu yerden gidermeye de kadiriz.

Âyette geçen “eskennâhu” yağmur sularının durgunlaştırılmasını ve yerde dinlendirilmesini ifade eder. Yağmur suları toprak tarafından yavaş yavaş emil... Devamı..

Gökten belli ölçü ve miktarda su indirip onu yerde durdurduk. Biz onu (indirmeğe kadir olduğumuz gibi) gidermeğe de kadiriz.

Biz, gökden suyı lüzûmı kadar indirüb onı arzda iskân ve iddihâr iyledik. Tahkîk biz o suyı mahv ve izâleye kâdiriz.

Gökten belli ölçüde su indirdik ve yerin içine yerleştirdik. O suyu yürütmenin ölçüsünü de koyduk.

Gökten belli bir ölçüye göre su indirdik. Onu yeryüzünde tuttuk. Onu gidermeye de elbette gücümüz yeter.

Biz gökten bir ölçü ile su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik. Onu gidermeye de Bizim gücümüz elbette yeter.(11)

(11) Dünyadaki tatlı suyun neredeyse tamamı denecek kadar büyük kısmı yeraltında depolanmıştır. Böyle bir saklama işlemi olmasaydı, gökten yağmur yağm... Devamı..

Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk. Elbette ki biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz!

Biz osmondan aniq miqdor bilan suv tushirib, uni yerga joylab qo‘‎ydik va albatta, Biz uni ketkazishga ham, qodirmiz.

daħı indürdük gökden śu endāze-y-ile pes dölendürdük anı yirde. daħı bayıķ biz gidermege anı ķādirlerüz.

Daḫı biz indürdük gökden ṣuları endāz‐ıla. Pes yirlendürdük anı yirlerdemenfa‘at‐ıçun. Daḫı biz anı gidermege ḳādir‐biz.

Biz göydən lazımi qədər yağmur endirdik və onu yerdə (dənizdə, çayda, göllərdə və quyularda) saxladıq. Biz, sözsüz ki, onu aparmağa da (yox etməyə də) qadirik!

And We send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo! We are able to withdraw It.

And We send down water from the sky according to(2878) (due) measure, and We cause it to soak in the soil; and We certainly are able to drain it off (with ease).

2878 Normally the rain comes well distributed; it soaks into the soil; the moisture is retained for a long time in all high grounds; it soaks and pene... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.