2 Haziran 2026 - 15 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 159. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnne-lleżîne ferrakû dînehum vekânû şiye’an leste minhum fî şey-/(en)(c) innemâ emruhum ila(A)llâhi śümme yunebbi-uhum bimâ kânû yef’alûn(e)

Dinlerini parçaparça, bölüp bölükbölük fırkalara ayrılanlarla hiçbir ilgin olamaz ve şüphe yok ki onların bu hareketlerini Allah soracaktır ancak ve sonra da işledikleri işleri haber verecektir onlara.

Gerçek şu ki: Dinlerini parça parça eden kimseler (rahatına ve menfaatine uygun emirleri yerine getirip, diğerlerini gereksiz görüp terk edenler) ve kendileri de grup grup olarak (Hakk’tan) ayrılıp gidenler (var ya, ey Nebim!), Sen hiçbir şeyde (ve hiçbir şekilde) onlardan değilsin (alâkanız kesilmiştir). Onların işi ancak Allah’a (kalmış)dır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

Dinlerinin bütünlüğünü bozup, gurup ve parçalara ayrılanlar var ya, senin onlara yapabileceğin bir şey yoktur. Unutma ki, onların işi Allah'a kalmıştır. Ve zamanı gelince, Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.

Dinlerinden ayrılanlar, dinlerini, düzenlerini, kültürlerini ve medeniyetlerini, birliklerini parçalayanlar, tefrika içinde etkisiz itibarsız yaşayanlar, hizipleşerek ayrılık davası güdenler, birbirlerine düşmanca davranarak dinî ve insanî ilişkilerini kesen bölünmüş, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş kapalı toplumlar, taraftarlar haline gelenlerle senin ve sana gelen dinin, senin ümmetinin hiçbir hususta bir ilişkiniz, bir benzerliğiniz yok. Onların hesabının görülmesi Allah'a kalmıştır. Sonra Allah yapmakta olduklarını birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir.

Dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılan kimselerle senin bir ilişiğin yoktur. Onların işleri Allah'ladır ve sonra O kendilerine ne yaptıklarını bildirir.

Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiç bir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

Peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek veya hükümlerin bir kısmını inkâr etmek veya hükümlerin bir kısmını tanımamak suretiyle dinlerini ayrı ayrı fırkalara ayırarak parçalananlar var ya, senin onlarla hiç bir ilgin yoktur. Onların cezalandırılma işi Allah'a aittir. Sonra Allah, kendilerine, dünyada yaptıklarını ahirette haber verecektir.

Dinlerinde ayrım yapanlar ve grup grup olanların hiçbir şeyinde sen yoksun. Onların işi yalnızca Allah’adır. Allah, sonra, yapmakta oldukları şeylerin mahiyetini onlara haber verecektir.

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yaptıklarını haber verecektir.[126]

[126] Dinde tefrikanın sonuçları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 31-34; XXI, 270-271.

Dinlerinde yarılığa düşerek, bölük bölük olanlardan değilsin, onların işleri Allaha kaldı, yaptıkları şeylerden sonra haber verilir

İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.

“İnançların bütünlüğü” ifadesiyle kastedilen, hakikatte Allah’ın insanlığa vahiy yoluyla bildirdiği ve özünde tek olan din anlayışıdır. Kur’an’a göre ... Devamı..

Dinde fırkalara ayrılanlardan değilsin ânların umûrı Allâh’a kalmışdır. Allâh yapdıklarını ânlara tahattur itdirecekdir.

Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.

Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.

Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.

 Resûlullah (s.a.) şöyle buyurdu: Yahudiler yetmiş bir guruba ayrıldı, birinden başka hepsi cehennemdedir. Benim ümmetim de yetmiş üç guruba ayrılacak... Devamı..

Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.

Peygambere yakıştırılan hadisleri ve ruhbanları izleyenler, mezhep mezhep, tarikat tarikat olmuşlardır. Bak 3:105; 23:52-56.

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

Dinlerini tefrikaya düşürüb de şiy'a şiy'a olanlar var â, senin onlarla hiç bir alâkan yoktur, onların işi Allaha kalmıştır, sonra o kendilerine ne ettiklerini haber verir

(Resûlüm! Peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr edenler ve Allah’ın vahyettiği kitaplarını tahrif ederek) inançlarında ayrı ayrı fırkalara ayrılarak parçalananlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların (cezalandırılma) işi Allah’a aittir. Sonra Allah, kendilerine, (dünyada) yaptıklarını ileride (hesap gününde) haber verecektir.

Bazı müfessirlerimiz, âyet-i kerîmenin yahûdî ve hıristiyanlar hakkında nâzil olduğunu beyan etmişlerdir.

Dinlerini parça parça edip, gurup gurup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra O, onlara yaptıklarını bildirecektir.

Dînlerini (bir kısmına inanıb bir kısmını inkâr etmek suretiyle) parça parça edenler, ayrı ayrı fırkalar olanlar (yok mu?) sen hiç bir vech ile onlardan değilsin. Onların işi (cezası) ancak Allaha âiddir. Sonra O, ne yapıyorlardı, kendilerine haber verecekdir.

Gerçek şu ki dinlerini parça parça edip bölük bölük olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

[3/105; 21/93; 23/53; 30/32; 98/4; 42/13]

Muhakkak ki dinlerini parçalayıp fırka fırka olanlar yok mu, (sen) hiçbir hususta onlardan değilsin! Onların işi ancak Allah'a âiddir; sonra (O,) ne yapmakta olduklarını (tek tek) kendilerine haber verecektir.(1)

(1)Ebû Hureyre (ra) bu âyet hakkında: “Onlar, yani dinlerini parçalayıp fırkalara ayrılanlar, bu ümmet içinde çıkan ehl-i dalâlet fırkalarıdır” demişt... Devamı..

Şüphesiz dinlerinin (inançlarının) bütünlüğünü bozarak gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince: Onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Ancak, onların işi Allah’a kalmıştır: Sonra (zamanı geldiğinde Allah) onlara ne ettiklerini (yaptıkları bütün yanlışları) haber verecektir (onlara yaptıklarının hesabını soracaktır). *

(*) “İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan... Devamı..

Dinlerinde fırka fırka ayrılanlar ve fırkalarının vazgeçilmez taraftarları olanlarla senin hiçbir ilgin olamaz. Böylelerinin işleri Allah’a kalmıştır sonra Allah yaptıklarını onlara haber verecektir.

Dinlerini parçalayıp herbiri ayrı bir bölük olanlar var ya, sen onlardan değilsin. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra onların yaptıkları kendilerine bildirilecektir.

Dinlerini dağınık kılanlar, bölük bölük olanlar yok mu, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin [³]. Onların işi ancak Allah/a aittir. Nihayet O; onların yapmış olduklarını kendilerine haber verecektir.

[3] Senin onlar ile bir ilişiğin yoktur. Onlara taarruz etme, işi Allahla bırak veya sen onların dağınıklığından mes'ul değilsin.

(Ey Peygamber!) Şu dinlerini parça parça edip [ferrekû], grup, grup [şiye’an] olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yok. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra O, yapmakta oldukları şeyleri onlara haber verir.

Dinlerini parça parça edip fırka fırka olanlar ile senin hiç bir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

İnançlarını özünden saptırarak tanınmaz hâle getiren ve bütün elçilerin ortak çağrısı olan hak dini paramparça edip birbirine düşman gruplara ayrılanlara gelince, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Ne onları izlemekle yükümlüsün, ne de yaptıklarından sorumlusun! Onların işi, ancak Allah’a kalmıştır; zamanı gelince yaptıkları her şeyi onlara bildirecek ve cezalarını verecektir.
İşte o gün:

Dinlerini bölük bölük ayırmış ve gruplar olmuş kimselere gelince; onlardan bir sorumluluk içinde değilsin.
Onların işi, Allah’a kalmıştır.
Sonra, onlara yapıyor olduklarını bildirir.

Resulüm! Dinlerini bölük börçük edip parselleyenlerle senin herhangi bir işin olamaz. Onların işi Allah'a kalmıştır. Artık o gün Allah, onlara yaptıklarını bir bir sayıp dökecektir.

Ey Resulüm, dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya; senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir. [*]

Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:103, 105; Enfâl 8:46; Mü’minûn 23:53; Rûm 30:30-32.

Senin o dinlerini bölük-pörçük, kendilerini de param-parça edenlerle¹ hiçbir ilişkin yoktur. Artık onların işi Allah’a kalmıştır, zamanı gelince (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

1 Yani, bunlar: Dinin bir kısım emirlerini tanıyıp, bir kısmını tanımayarak parçalayan, dinlerini çeşitli emeller, mabutlar ve önderlerle çatallandıra... Devamı..

İNANÇLARININ bütünlüğünü bozarak gruplara, fırkalara ayrılanlara gelince: onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. ¹⁶¹ Unutma, onların işi Allah’a kalmıştır: ve zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.

161 Bu atıf, öncelikle, başlangıçta bir bütün olarak paylaştıkları temel dinî prensiplerden uzaklaşıp akîde ve değer sistemi (ethics) olarak farklı yo... Devamı..

Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin hiçbir ilişkin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır. İleride Allah, onlara yapıp ettiklerini bildirecektir. 21/92-93, 23/53, 30/32

Dinlerini paramparça edip fırka fırka olanlara gelince: Senin onlarla hiçbir alakan yok. Zira onların işi yalnız Allah’a kalmıştır: Sonunda Allah onlara yaptıklarının hesabını soracaktır.

(Ey Muhammed) Dinlerini (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar etmek suretiyle) parça parça edenlerle, ayrı ayrı guruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişiğin yoktur, onların işi (cezası) Allah'a kalmıştır. Kıyamet günü Allah onlara yaptıkları herşeyi elbet kendilerine haber verecektir!

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır; sonra ne yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Şüphesiz o kimseler ki, dinlerini tefrikaya düşürdüler ve muhtelif fırkalara ayrıldılar. Sen hiçbir şeyde onlardan değilsin. Onların işleri ancak Allah'a aitir. Sonra onlara ne yapar olduklarını haber verecektir.

Dinlerini parça parça edip fırka fırka olanlar yok mu, senin onlarla hiç bir alakan yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah, onların yaptıklarını ileride bir bir onlara bildirip cezalarını verecektir.

Müşriklerin durumu bildirildikten sonra 154. âyetten itibaren Yahudi ve Hıristiyanların dini gruplaşmalarına işaret ediliyor. Bu âyeti gayr-i müslimle... Devamı..

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

Dînlerinde fırka fırka ayrılanlara ve tefrika yapanlara sen hiç bir şey değilsin (onlardan mes'ûl olmadığın gibi onları cezâ idecek de sen değilsin). Ancak onların işleri (cezâları ve mükâfâtları) Allâh Te'âlâ'ya 'âiddir. Sonra (kıyâmetde) Allâh onlara işledikleri şeyden haber virir.

Dinlerini bölük bölük edip her biri bir kişinin taraftarı olmuş olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan olamazsın. Onların işi Allah’a kalmıştır. Daha sonra Allah, onların yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin bir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. İleride onlara ne yaptıklarını bildirecektir.

Dinlerini parçalayıp da bölük pörçük olanlara gelince, senin onlarla hiçbir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır; işlemekte oldukları şeyi onlara O bildirir.

Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.

Dinlarini ayirib guruh bo‘‎lib olgan kimsalar borasida sizning ular bilan hech narsada aloqangiz yo‘‎qdir. Ularning ishi faqat Allohga havola bo‘‎lgandir. Keyin ularga qilgan ishlarining xabarini beradi.

bayıķ anlar kim ayrıldılar dįnlerinden daħı oldılar bölükler degülseñ anlardan nesene içinde. bayıķ işleri anlaruñ Tañrı’dan yaña andan ħaber vire anlara anı kim oldılar işlerler.

Taḥḳīḳ anlar kim ayırdılar dīnlerini, daḫı oldılar bölük bölük. Sen anlardandegülsin bir nesne üzere ya‘nī anlardan birisi. Anlaruñ işleri Allāha ḳaldı.Andan ṣoñra ḫaber virür anlara, anı kim işlerlerdi.

(Ya Rəsulum!) Şübhəsiz ki, sənin firqə-firqə olub dinini parçalayanlarla heç bir əlaqən yoxdur. Onların işi Allaha qalmışdır. (Allah) sonra (qiyamətdə) onlara nə etdiklərini bildirəcəkdir!

Lo! As for those who sunder their religion and become schismatics, no concern at all hast thou with them. Their case will go to Allah, who then will tell them what they used to do.

As for those who divide(985) their religion and break up into sects, thou hast no part in them in the least: their affair is with Allah. He will in the end tell them the truth of all that they did.

985 Divide their religion: (farraqu) i.e., (1) make a distinction between one part of it and another, take the part which suits them and reject the re... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.