19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Duhân Suresi 15. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnnâ kâşifû-l’ażâbi kalîlâ(en)(s) innekum ‘â-idûn(e)

Şüphe yok ki birazcık gidereceğiz azabı, fakat gene şüphe yok ki kafirliğe döneceksiniz.

Biz (şimdi) sizden bu azabı (duman ve düşman sıkıntısını) biraz açıp-gidereceğiz (sizi rahata ve huzura erdireceğiz; ama siz yine Hakk’tan cayıp bâtıla) dönecek olanlarsınız.

Biz yine de bu azabı birazıcık kaldıracağız, oysa siz kendi saplantılarınıza yeniden döneceksiniz, ama

Biz, o azâbı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka, eski halinize dönersiniz.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/28; 7/88-89; 10/98; 23/75.

Biz azabı az bir süre kaldıracağız ama siz yine (küfre) döneceksiniz.

Biz sizden bu azabı biraz açıp-gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.

Biz o (vaadettiğimiz açlıktan ibaret) azabı biraz kaldıracağız. Fakat siz yine (küfre) döneceksiniz.

Biz sizden az bir miktar azabı kaldırırız, fakat siz eski halinize dönersiniz.

Biz azabı biraz kaldırırsak, siz yine eski halinize dönersiniz.

Biz biraz azabı kaldıracağız, siz yine dönersiniz

Şimdi Biz, az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracak olsak, siz hemen eski halinize dönersiniz.

’Azâblarını cüz-îce tahvîf idelim yine küfre ’avdet iderler.

Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.

Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

Biz azabı biraz hafifleteceğiz, kuşkusuz siz de hemen eski halinize döneceksiniz.

Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.  

 Hz. Peygamber’in duasıyla kıtlık kaldırıldıktan sonra, inkârlarına dönmüşlerdir. Başka bir yoruma göre de, kıyamet kopmadan önce etrafı kaplayan duma... Devamı..

Biz azabı birazcık kaldıracağız; ama siz yine döneceksiniz.

Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.

Biz o azâbı biraz biraz açacağız, fakat siz yine döneceksiniz

Biz, o azabı sizden bir süre kaldırırız ama siz mutlaka, eski hâlinize (şirk ve isyana) dönersiniz.

Biz, azabı biraz kaldırsak, siz kesinlikle dönersiniz!

Biz bu (duman) azâbı (nı) biraz açıp kaldıracağız. (Fakat) siz, şübhe yok ki, tekrar dönücülersiniz.

Biz azabı biraz kaldırırız, siz de tekrar dönersiniz.

Şübhesiz ki biz, (sizden) azâbı biraz açı(verip kaldırı)cılarız; (ama) siz gerçekten yine (küfre) dönecek olan kimselersiniz.

(Buna rağmen o zaman) Biz bu (gaz ve toz bulutu) azabı (nı) biraz açıp kaldıracağız, (Fakat) Şüphe yok ki (hesap vermek üzere yine) siz (bize) döneceksiniz. *

(*) Lafzen, “kaldıracağız”. Bu, açıkçası, içinde yaşanılan anda -yani, Son Saat’in gelmesinden önce- söylenmektedir ki günahkârlara pişmanlıklarını if... Devamı..

(Dünyadaki) Azabı kaldıracak olanlar yine biziz ve ama az sonra eski halinize dönersiniz.

İşte Biz bu azabı kısa bir zaman için üzerinizden kaldıracağız. Ancak siz, yine de tanımazlığa döneceksiniz.

Biz üzerinizden bu azabı az bir müddet kaldıracağız, siz ise yine küfüre düşeceksiniz.

Muhakkak ki Biz azabı birazcık kaldıracak olsak, hiç şüphesiz siz eski hâlinize dönersiniz.

Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine inkâra) dönecek olanlarsınız siz.

Bütün bunlara rağmen, ey zâlimler; Biz yine de başınızdaki azâbı birazcık kaldıracak ve kısa bir süreliğine de olsa, size refah ve huzuru tattıracağız fakat siz, içtenlikle tövbe etmediğiniz için, çok geçmeden verdiğiniz sözleri unutacak ve eski nankörlüğünüze yeniden döneceksiniz.

Biz, Azab’ı biraz kaldırmaktayız; siz, tekrar dönmektesiniz.

Biz, cezanın dozunu biraz kısabiliriz ama siz, yine de dönersiniz.

Onlardan azabı kısa bir süre kaldıracağız. Bakalım ne yapacaklar? Azabı üzerlerinden kaldırdığımızda eski hallerine dönerler.

Azabı kısa bir süre kaldıracağız; (ama) siz (yine eski hâlinize) döneceksiniz.

Biz sizden bu azabı yakında kaldıracağız ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.

Biz [yine de] bu azabı kısa bir süre erteleyeceğiz, ⁹ oysa siz [kendi saplantılarınıza] yeniden döneceksiniz: [ama]

9 Lafzen, “kaldıracağız”. Bu, açıkçası, içinde yaşanılan anda -yani, Son Saat’in gelmesinden önce- söylenmektedir ki günahkarlara pişmanlıklarını ifad... Devamı..

Şimdi biz kısa süreliğine bu azabı kaldırsak siz hemen eski halinize geri döneceksiniz. 43/46...52, 21/58.70

Elbet Biz cezayı bir süreliğine askıya alacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.[⁴⁴⁴⁰]

[4440] Krş: “ama eğer siz (günaha) dönerseniz, Biz de (cezaya) döneriz” (17:8).

(Evet siz ey müşrikler sizler yalancısınız!.. Nitekim) Biz o azabı - üzerinizden- az bir süre kaldıracağız, ama sizler gene -eski halinize- döneceksiniz.

Biz azabı birazcık kaldıracağız; şüphesiz siz (önceki kafanıza) geri döneceklerdensiniz.

Muhakkak Biz, o azabı biraz açıcılarız, sizler ise şüphe yok ki, dönüvericilersiniz.

Azabı üzerinizden biraz kaldıracağız, fakat siz yine eski halinize döneceksiniz. [6, 28; 23, 75; 10, 98; 7, 88-89]

12. âyetin açıklamasında bildirildiği üzere Hz. Peygamber’den dua rica etmeleri üzerine o da dua etti. Cenab-ı Allah kıtlığı kaldırdıktan sonra, şükür... Devamı..

Biz sizden azabı birazcık kaldırırız ama siz yine (inkarınıza) dönersiniz.

Biz 'azâbı az bir şey def' itsek siz derhâl şirkinize 'avdet idersiniz.

Biz o azabı kısa bir süre için kaldırırız ama siz yine de cayarsınız.

-Biz, azabı biraz kaldırırız siz de tekrar dönerseniz.

Biz azabı biraz kaldıracak olsak siz yine inkâra dönersiniz.

Biz azabı biraz kaldırırız; siz eski halinize tekrar dönersiniz.

Biz bu azobni sizlardan biroz arituvchimiz, sizlar esa albatta, yana kufrga qaytuvchisizlar.

bayıķ biz gidericivüz 'aźābı az bayıķ siz girü dönicilersiz.

Biz giderecek‐biz ‘aẕābı. Taḥḳīḳ siz ḳaytarsız.

Biz sizi bu əzabdan azacıq qurtaracağıq, siz isə (yenidən küfrə) qayıdacaqsınız!

Lo! We withdraw the torment a little. Lo! ye return (to disbelief).

We shall indeed remove(4699) the Penalty for a while, (but) truly ye will revert (to your ways).

4699 Allah gives every chance to all His creatures, however rebellious. He gives them a little trial, perhaps personal, perhaps economic, to see if th... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.