Vemâ tenkimu minnâ illâ en âmennâ bi-âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ(c) rabbenâ efriġ ‘aleynâ sabran veteveffenâ muslimîn(e)
Sen bizden, ancak Rabbimizin delilleri gelince onlara inandık diye öc alacaksın. Rabbimiz, üstümüze yağdırırcasına sabır ver bize ve bizi Müslüman olarak öldür.
(Sihirbazlar Firavun’a:) “Oysa sen, sırf (Hz. Musa eliyle) bize gelen Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan dolayı intikam alıyorsun” (demişlerdi). Ve "Ey bizim Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür" (diye duaya sığınmışlardı).
“Çünkü Rabbimizin ayetleri bize gelince, O'na inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı sabır ve dayanma gücü boşalt ve müslümanlar olarak canımızı al” diye dua ettiler.
Sen bizden sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye öç alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bolca sabır ver ve canlarımızı Müslümanlar olarak al."
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. 'Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.'
Senin bizden intikam almaya kalkışman ancak, Rabbimizin âyetleri gelince iman etmemizden ileri geliyor. Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.”
Rabbimizin mucizeleri bize göründüğünde O’na inandık diye, sen ancak bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz; Sen bize bol bir sabır ver ve bizi Müslüman olarak öldür” dediler.
125,126. Onlar, “Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece, Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al!” dediler.
Firavun ulusunun büyükleri dediler ki: «Musa ile ulusunu —yeryüzünde fesatçılık yaparak, hem seni, hem de Tanrılarını bırakmakçin mi — salıverirsin?», Firavun dedi ki: «Onların karıların alıkoyup, öldürürüz oğullarını, böylelikle, üstlerinde ezici bulunuruz»
"Allâh’ın mu’cizelerine inandık diyü sen bizden intikâm almak istiyorsın, Yâ rabbi bize sabır vir, müslüman olarak ölelim" didiler.
125,126. Onlar da: "Doğrusu biz ancak Rabbimize döneriz. Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamızdan ötürü bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslim olarak al" dediler.*
“Sen sırf, Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.”
“Sen, rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandık diye, sırf bu yüzden bizden intikam alıyorsun. Ey rabbimiz! Bize sabırlar ver ve müslüman olarak canımızı al!”
125, 126. Onlar: Biz zaten Rabbimize döneceğiz. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.
"Rabbimizin işaretleri bize geldiğinde ona inandık diye bizden öc alıyorsun. Rabbimiz, bize dayanma gücü ver ve canımızı müslümanlar olarak al."
"Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler.
senin bize kızman da sırf rabbımızın âyetleri gelince iyman etmemizden; ey bizim rabbımız! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı iyman selâmetiyle al
Senin bizden intikam almaya kalkışman ancak, Rabbimizin âyetleri (mu‘cizeleri) gelince (hakikati görüp) îmân etmemizden ileri geliyor. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır (bize hak yolda sebat ihsan et) ve canımızı müslüman olarak al.”
Rabb'imizin bize gelen âyetlerine iman etmemizden dolayı, bizden intikam almak istiyorsun. “Ey Rabbimiz! Bizi sabırlı kıl ve canımızı teslim olanlar olarak al.”
«Sen bizden, başka bir sebeble değil, ancak Rabbimizin âyetlerine —onlar bize geldiği zaman — îman etdik diye intikam alacaksın». (Sonra şöyle niyaz etdiler:) «Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır, bizi müslümanlar olarak öldür».
“Ve (sen) sâdece, bize (o mû'cizeler) geldiğinde Rabbimizin âyetlerine îmân ettik diye bizden intikam alıyorsun. Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman kimseler olarak vefât ettir!”(2)
Ve sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.
“Senin bizden intikam almanın yalnızca tek sebebi, bizim Rabbimizin ayetlerine inanmamızdandır. “Rabbimiz! Bizi bol sabırla donat ve canımızı sana teslim olmuş olarak al” dediler.
Çalabımızın belgeleri bize gelince biz onlara inandık. Sen de bizden yalnız onun için öç almak istiyorsun. Ey çalabımız! Sen bizim katlanma gücümüzü artır. Sen bizim canımızı Sana bağınan kimseler olarak al."
“Sen bizden sırf Rabbimizin bize gelen ayetlerine inandığımız için öç alıyorsun. (Ey!) Rabbimiz bize bol bol dayanma/direnme gücü [sabr] ver ve bizi (Sana) teslim olanlar/Müslümanlar olarak vefat ettir.”
“Sen sadece Rabbimizin ayetleri geldiğinde onlara iman ettiğimiz için bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı Müslümanlar olarak al”
“Belli ki, sen ancak, Rabb’imizden bize gelen ayetlere inandık diye bizden böylesine nefret ediyor ve sırf bu yüzden bizi cezalandırmakistiyorsun! Yoksa iddia ettiğin gibi bir komplo içerisinde olmadığımızı sen de adın gibi biliyorsun.”
Sonra Allah’a el açıp yalvardılar:
“Ey Rabb’imiz, bu zâlimin zulmüne karşı bize dayanma gücü ver ve yalnızca sana boyun eğen Müslümanlar olarak canımızı al!”
Böylece, Firavunun saltanatını koruma adına Mûsâ’ya meydan okuma cüretini gösteren sihirbazlar, ruhlarında müthiş bir devrim gerçekleştirerek müminler kervanına katılmış ve aynı günün akşamı şehâdet şerbetini içerek en yüce makâma ulaşmışlardı. Onların bu “şehâdeti” Firavun’un bütün suçlamalarını anlamsız kılmış ve Hz. Mûsâ’nın Peygamberliğini açıkça gözler önüne sermişti. Bunun üzerine:
Bize geldiğinde ancak rabbimizin âyetlerine inandığımız için bizden hınç alıyorsun.
Rabbimiz! Bizim üzerimize sabır yağdır!
Bizi müslüman olarak vefat ettir!. ***
Herhalde sen, tam zamanında gelen Tanrı kelâmına inandığımız için intikam alıyorsun. Ya Rab sen bize sabır ver artık, Müslüman olarak canımızı al n'olur. "
Dediler ki: "Sen sırf Rabbimizin ayetlerine iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun!" Sonra Allah’a dua ettiler: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır. Müslim olarak canımızı al!"
Sen sırf Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun.” (Sonra) “Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver ve müslümanlar olarak bizi vefat ettir.” diye dua etmişlerdi.
“(Ey Firavun): Sen, sadece Rabbimizin âyetleri gelince onlara inandığımızdan dolayı bizden intikam alıyorsun.” (dediler. Sonra da): “Ey Rabbimiz! Bizim üzerimize sabır yağdır ve bizim canımızı Müslümanlar olarak al.” (diye duâ ettiler.)
“Çünkü, yalnızca, bize ulaşır ulaşmaz Rabbimizin ayetlerine inandık diye bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz, dar zamanda bize sabır ihsan et ve yürekten sana bağlanan kimseler olarak canımızı al!”
Sen, Rabbimizin ayetleri bize geldiği zaman ona iman ettiğimiz için, evet yalnızca bunun için bizden intikam alıyorsun. ‘Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak vefat ettir’ dediler. 2/132, 3/102- 173- 187- 193, 12/101
Çünkü sen, sadece Rabbimizin âyetlerine bize ulaşır ulaşmaz inandık diye bizden intikam alıyorsun.” “Rabbimiz! Sabır yağdır üzerimize ve canımızı Sana teslim olmuş müslümanlar olarak al!”[¹²⁴³]
Sen, -başka bir sebeple değil sırf- Rabbimizin ayetleri (mucizeleri) bize ulaştığında, onlara iman ettik diye, bizden intikam almaya kalkışıyorsun! (Bu zulmünün cezasını elbette çekeceksin)" dediler. Sonra da: "Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve canımızı, müslümanlar olarak al" diye dua ve niyaz ettiler.
“Bizden intikamı, yalnızca bize gelen ayetlere (mucizelere) iman ettiğimiz için alıyorsun. Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve bizden Müslümanlar olarak canımızı al.”
«Ve bizden intikam alman da başka değil, ancak bize Rabbimizin âyetleri geldiği zaman onlara imân ettiğimizden dolayı. Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve bizleri müslüman olarak öldür.»
125, 126. Onlar şöyle cevap verdiler: “Biz elbette Rabbimize döneceğiz. Senin bize kızman da sırf Rabbimizin bize gelen âyetlerine iman etmemizden! Biz de O'na yönelerek deriz ki: “Ey bizim büyük Rabbimiz! Sabır kuvvetiyle doldur kalbimizi, yağmur gibi sabır yağdır üzerimizeve sana teslimiyette sebat eden kulların olarak canımızı teslim al! ” [20, 72-75]
Rabbimizin, bize gelmiş olan ayetlerine inandığımız için bizden öc alıyorsun. (Ey) Rabbimiz, üzerimize sabır boşalt ve bizi müslümanlar olarak öldür!
"Sen bizi bir töhmetle cezâlandıramazsın. (Senin didiğin gibi hîle yapmadık) Ancak biz, rabbimizin mu'cizesini görerek onlara îmân iyledik. (Sonra Cenâb-ı Hakk'a niyâzla) "Yâ Rabbî! Bize sabır ihsân buyur ve bizi müslümân olarak vefât itdir" didiler.
Senin bize bu cezayı vermenin nedeni, Rabbimizin mucizelerini görünce derhal inanmamızdır. Rabbimiz! Bize direnme gücü ver. Canımızı da müslüman (Allah’a teslim olmuş) olarak al.”
Sen, Rabbimizin ayetleri bize geldiği zaman ona iman ettiğimiz için, yalnızca bunun için bizden intikam alıyorsun. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak canımızı al! dediler.
“Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde ona iman ettik diye sen bizden intikam almak istiyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Sana teslim olan kullar olarak canımızı al.”
"Sen bizden, sırf Rabbimizin ayetleri bize gelince, onlara iman ettiğimizden ötürü intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı müslümanlar olarak al."
Hamda ular: “Sen faqat Robbimizdan bizga kelgan aniq oyatlarga iymon keltirganimiz uchun bizlardan o‘ch olmoqdasan. Ey Robbimiz, bizlarga sabru toqat yog‘dirgin va Senga taslim bo‘lganlar qatorida jonimizni olgin”, – dedilar.
“daħı duşħar gelmez saña bizden illā kim inanduķ çalabumuz? ol vaķt kim geldi bize.” “iy çalabumuz! dök üzerümüze ķatlanmaġı daħı canumuz al bizüm müsülmānlar- iken.”
Sen bizden intiḳām eylemezsin, illā biz īmān getürdügümüz‐çün Tañrımuzāyetlerine bize geldükde. İy bizi yaradan Allāh, bize ṣabrlıḳ vir, daḫı bizümcānumuz al Müselmānlar‐iken.
Sənin bizdən intiqam almağın isə ancaq Rəbbimizin mö’cüzələri gələn kimi bizim onlara iman gətirməyimizə görədir. Ey Rəbbimiz! Bizə (bolluca) səbir əta et və bizi müsəlman olaraq öldür!”
Thou takest vengeance on us only forasmuch as we believed the tokens of our Lord when they came unto us. Our Lord! Vouchsafe unto us steadfastness and make us die as men who have surrendered (unto Thee).
"But thou dost wreak thy vengeance on us simply because we believed in the Signs of our Lord when they reached us! Our Lord! pour out on us patience and constancy, and take our souls unto thee as Muslims (who bow to Thy Will)!(1083)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |