Vekullen nekussu ‘aleyke min enbâ-i-rrusuli mâ nuśebbitu bihi fu-âdek(e)(c) vecâeke fî hâżihi-lhakku vemev’izatun veżikrâ lilmu/minîn(e)
Peygamberlere ait haberlerin hepsinden, gönlünü yatıştıracak olanlarını, sana hikaye ediyoruz ve bu kıssalarda, sana gerçek haberler, inananlara da öğüt ve ibret var.
(Ey Resulüm!) Sana (geçmiş) elçilerin haberlerinden (doğru) kıssaların (ve ibretli vak’aların) hepsini aktarıyoruz. Ki onunla kalbini (imanda) sabit ve sağlam kılıyoruz. Bununla Sana Hakk (ve hikmet öğretilmiştir) ve mü’minlere de bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Böylece peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak herşeyi sana anlatıyoruz ki, sana gerçekler ulaşmış olsun, mü'minlere de böylece bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Rasullerin karşılaştıkları sıkıntılı durumlardan bazılarını, senin aklını, kalbini peygamberlik görevini ifaya, eziyetlere tahammüle hazır hale getirecek, ihtiyatını ve cesaretini artıracak olanların hepsini sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Bu sûrede sana doğru bilgiler anlatılıyor, mü'minlere de bir öğüt, bir uyarı, bir hatırlatma yapılıyor.
Peygamberlerin haberlerinden kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere öğüt ve uyarı geldi.
Sana elçilerin haberlerinden -kalbini sağlamlaştıracakdoğru haberler aktarıyoruz. Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden kalbini kuvvetle tatmin edeceğimiz her haberi, sana hâdise olarak anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak, müminlere bir öğüt ve bir ihtar geldi.
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bu surede de müminler için zikir, öğüt ve hak olan bilgiler sana geldi.
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini teskin edeceğimiz her haberi anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden, gönlüne huzur vereceğimiz, herbir şeyi anlatırız, bunda sana hak geldi, inanmış olan kimselere, öğüt de geldi, anma da geldi
(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden, senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.
Rasûllerimizin hikâyelerini kalbini kuvvetleşdirmek ve îmân idenlere va’az ve ’ibret olmak içün anlatıyoruz.
Peygamberlerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar; sana bu belgelerle gerçek; inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
(Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini kuvvetlendireceğimiz bilgilerin her birini sana anlatıyoruz. Bunlarda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı ulaşıyor.
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Günlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız. Bunda, senin için gerçek, ve inananlar için de bir aydınlatma ve uyarı gelmiştir.
Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden kalbini tesbit edeceğimiz her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz, bu Sûrede de sana hak ve mü'minlere bir mev'ıza ve tezkir geldi
(Resûlüm!) Peygamberlerin başından geçen olaylar arasından, senin kalbini teskin edecek olan her şeyi sana bildiriyoruz. Böylece, bu kıssalar çerçevesinde sana hakikat bilgisi ulaşırken, mü’minlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiş bulunuyor.
Elçilerin haberlerinden, kalbini kuvvetlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu hususta sana Hakk, müminlere de öğüt ve hatırlatma geldi.
Peygamberlerin haberlerinden — onunla kalbini (tatmin ve) tesbîit edeceğimiz — her çeşidini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda, (bu sûre ile) de sana hak ve mü'minlere bir öğüd ve bir muhtıra gelmişdir.
(Ey Resûlüm!) Peygamberlerin haberlerinden, kendisi ile senin kalbini takviye edeceğimiz herşeyi sana anlatıyoruz. Bunda (bu sûrede) de sana hak ve mü'minlere bir nasîhat ve bir ihtar geldi.
Ve böylece (geçmiş) elçilerin haberlerinden senin gönlünü (tatmin ve) teskin edeceğimiz her haberi sana anlatıyoruz. Bunda (Kur’an’da) sana gerçeğin bilgisi, mü’minlere de bir öğüt ve bir uyarı (mesaj) gelmiştir. *
Sana anlattıklarımızın, senin kalbine yerleştirdiğimiz elçilerin haberlerindendir. Bu anlatılanlar sana gerçek yaşanmış doğrular olarak gelmiş olup, inananlar için bir öğüt ve hatırlatmadır.
Bizim sana bütün elçilerin olaylarını anlatmamız senin yüreğini pekleştirmek içindir. Bunlarla sana doğru yol gösterilmiş, öğüt verilmiş, inananlar da uyandırılmış oluyor.
(Ey Peygamber!) Biz elçilerin haberleri içinde, kalbini sabitleyecek/güçlendirecek olanlarının her birini sana anlatıyoruz. Çünkü bu (haberlerde) senin için gerçek, inananlar için bir öğüt ve uyarı gelmiş bulunmaktadır.
Peygamberlerin haberlerinden sana bu tüm anlattıklarımız, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlayan şeylerdir. Sana bunda hak, iman edenlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Ey Peygamber! Bak,geçmiş Peygamberlerin başından geçen olaylar arasından, senin yüreğini pekiştirecek olan her şeyi sanaanlatıyoruz. Böylece, bu kıssalar çerçevesinde sana hakîkat bilgisi ulaşırken, müminlere de bir öğüt ve bir uyarı gelmiş bulunuyor.
Senin gönlünü sabitleyecek şekilde sana Rasûller’in uyarıcı haberlerinden her birini anlatıyoruz.
Sana, bunlarda Müminler için hatırlatmalar, bir mev’iza (uyarı / öğüt) ve Hakk geldi.
Resulüm! Tanrı elçileriyle ilgili olarak anlattığımız bu öyküler, senin içini rahatlatacaktır. Söylenenlerin hepsi gerçek olaylar olup inanlar için unutulmaz bir ders niteliğindedir.
Resullerin hayatından her şeyi kalbini sağlamlaştırmak için anlatıyoruz. Sana gerçeğin bilgisi, müminler için bir öğüt ve uyarı gelmiştir.
Elçilerin haberlerinden [*] senin kalbini pekiştireceğimiz her şeyi sana anlatıyoruz. Bunlarda sana gerçeğin bilgisi, müminlere de bir öğüt ve (gerçeği) hatırlatıcı (mesaj) gelmiştir. [*]
(Ey Muhammed!): Biz, sana Peygamberlerin haberlerinden -kalbini kendisiyle sağlamlaştıracak- doğru haberler aktarıyoruz. Bu (Kur’an’da) sana mutlak doğrular, mü’minlere bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
VE BÖYLECE, elçilerin haberlerinden senin yüreğini güçlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. ¹⁵⁴ Öyle ki, bu kıssalarla hak ulaşıyor sana ve ayrıca müminlere de bir öğüt, bir hatırlatma.
Bizim sana aktardığımız elçilerin bazı haberlerinden her biri senin yüreğini perçinlememiz içindir. Bu konuda sana hem hak/Kuran, hem de müminler için bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir. 7/101, 9/70, 20/99
BAK, elçilerin haberlerinden senin gönlünü[¹⁸¹⁸] takviye edecek olan kısmını sana aktarmış bulunuyoruz. Bu haberlerin içerisinde, hem sana hakikat hem de mü’minlere bir öğüt ve uyarı ulaşmış olmaktadır.
(Ey Muhammed) Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini tatmin ve teskin edecek her haberi sana anlatıyoruz, bu sure ile de sana hak ve müminlere bir öğüt ve bir uyarı gelmiştir.
Bunların hepsi, resullerin haberlerinden sana kıssa ettiğimizdir; onlarla senin gönlünü sabitlemek (ferahlandırmak) için. Bunun için sana gerçek (Kur’an) geldi ve mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma olarak.
Peygamberlerin bütün haberlerinden kendisiyle kalbini tesbit edeceğimiz olanlarını sana hikaye ediyoruz. Ve bunda sana hak ve mü'minler için bir öğüt ve bir muhtıra gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini takviye edecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu sûrede de sana hak ve gerçek, müminlere de bir öğüt ve talimat gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz. Bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.
Senin kalbini sebâtlandırmak içün sana peygamberlerin haberlerini nakl ve hikâye idiyoruz. Bunlar sana hak ve mü'minler içün mev'ıza ve nasîhat olarak geldi.
Elçilerle ilgili olarak sana anlattığımız her haberle yüreğini pekiştiriyoruz. Bu yolla sana, bütünüyle gerçek, inanıp güvenenlere öğüt ve ibret olan şeyler anlatılmaktadır.
Bizim sana her bir peygamberin haberini anlatmamız senin kalbini sağlamlaştırmak içindir. Bu konuda sana gerçek olan, güzel öğüt ve uyarı gelmiştir.
Peygamberlerin haberlerinden senin kalbine sebat verecek kıssaları Biz sana anlatıyoruz. Bu kitapta da sana hakkın tâ kendisi, mü'minler için bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
Resullerin haberlerinden, kendisiyle kalbini destekleyip sağlamlaştıracağımız her şeyi sana anlatıyoruz. Bunun içinde sana hak gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da vardır.
Ey Rasulim, sizga payg‘ambarlarning xabarlaridan qalbingizni mustahkam qiladigan qissalarni aytib beryapmiz. Bu qissalarda sizga haqiqat, nasihat hamda barcha mo‘minlar uchun eslatmalar keldi.
daħı dükelini ḥikāyet eylerüz [119a] saña yalavaçlar ħaberlerinden anı kim ŝābit eylerüz anuñ-ile göñlüñi. daħı geldi saña uşbunda ḥaķ daħı ögüt daħı añdurmaķdur mü’minlere.
Daḫı barça ḥikāyet iderüz saña peyġamberler ḫaberinden, anuñla ẟābitolmaġ‐ıçun yüregüñ. Daḫı geldi saña bu sūrede ol nesne ki ḥaḳdur, daḫınaṣīḥatdür ve ögütdür mü’minlere.
(Ya Rəsulum!) Biz peyğəmbərlərin xəbərlərindən (başlarına gələnlərdən) ürəyini möhkəmləndirəcək (qəlbinə qüvvət verəcək) nə varsa, (hamısını) sənə nağıl edirik. Bu (surə) sənə haqq, mö’minlərə isə moizə və öyüd-nəsihət olaraq gəlmişdir!
And all that We relate unto thee of the story of the messengers is in order that thereby We may make firm thy heart. And herein hath come unto thee the Truth and an exhortation and a reminder for believers.
All that we relate to thee of the stories of the messengers,- with it We make firm thy heart: in them there cometh to thee the Truth, as well as an exhortation and a message of remembrance to those who believe.(1624)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |