Vasbir fe-inna(A)llâhe lâ yudî’u ecra-lmuhsinîn(e)
Ve sabret, çünkü Allah, gerçekten de iyilik edenlerin ecrini zayi etmez.
(Ey Nebim ve ümmeti, ibadet ve hizmete ve kâfirlerden gelen zahmetlere) Sabret! Çünkü Allah iyilik ve ihsan sahiplerinin (ve Kendi yolunda mücadele edenlerin) ecrini asla zayi etmeyecek (mükâfatını verecek)tir.
Ve her türlü zorlukluğa karşı dirençli ol sonuna kadar dayan; çünkü Allah iyilik yapanların hakettiği karşılığı hiçbir şekilde boşa götürmez.
Sabrederek mücadeleye devam et. Allah, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlerin, idarecilerin, müslümanların mükâfatını zâyi etmez.
Sabret. Allah iyilik yapanların ecirlerini zayi etmez.
Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.
(Ey Rasûlüm, kavminin eziyetlerine ve ibadete) sabret; çünkü Allah, iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.
Ve sabret. Çünkü Allah, iyilerin ücretini zayi etmez.
Sabırlı ol! çünkü Allah, güzel iş yapanların ödülünü zâyi etmez.
Sabredesin, iylik. eden kimselerin sevapların hak yitirmez
Ve sabr(ederek mücadeleye devam)et. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!
Sabır itmeli çünki Allâh a’mâl-i hasene sâhiblerinin mükâfâtını zâyi’ itmez.
Sabret, Allah iyi davrananların ecrini elbette zayi etmez.
Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez.
Sabret! Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez.
(Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez.
Sabret, çünkü ALLAH, iyilik yapanların ödülünü savsamaz.
Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükafatını yitirmez.
Ve sabr et zira Allah muhsinlerin ecrini zayi' etmez
Ve sabret! Şüphesiz, Allah ihsan sahibi kimselerin ecrini asla zayi etmez.
Sabret! Kuşkusuz Allah, iyilerin iyiliklerini asla karşılıksız bırakmaz.
Sabr-u sebat et. Zîrâ Allah iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmez.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Zîrâ şübhesiz ki Allah, iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmez.
Ve (her türlü zorluğa karşı) sabret (diren, sonuna kadar dayan); Şüphesiz Allah iyilik yapanların (hakettiği) karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez.
Sabredin. Allah, yapılan iyilikleri asla zayi etmez.
Katlan. Çünkü Allah iyilik edenlerin karşılığını yitirmez.
Katlan. Çünkü Allah iyi işleyenlerin mükâfatını zâyi kılmaz.
Sabret/göğüs ger! Muhakkak ki Allah, iyi ve güzel davrananların [muhsinîn] ecrini zayi etmez.
Sabret, Allah ihsan sahiplerinin ecrini elbette zayi etmez.
Ve bu emirleri yerine getirirken, karşılaşacağın zorluk ve sıkıntılara karşı sabret!İnanmıyorlar diye de üzülme; sen üzerine düşeni yap, ötesini bize bırak! Unutma ki, Allah iyilik yapanların mükâfâtını elbette zayi etmeyecektir. Nitekim insanlık tarihini inceleyecek olursanız, zulme karşı seslerini yükseltmedikleri için zâlimlerle birlikte helâk olan nice toplumların bulunduğunu göreceksiniz:
Sabret!
Allah, Muhsinler’in / İyilik-Güzellik Edenler’in ödülünü yitirmez.
Sabırlı ol, çünkü Allah, güzel davranışların karşılığını zayi etmez.
İnandığın yolda azimli ve kararlı ol! Hiçbir şey seni yolundan alıkoymasın! Çünkü Allah sürekli iyi iş yapanların mükâfatını zayi etmez.
Sabırlı ol! Şüphesiz ki Allah güzel davrananların ödülünü ziyan etmez.
Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların mükâfatını asla boşa götürmez.
Ve sabret, sonuna kadar dayan: çünkü Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!
Ve sen (sıkıntı ve zorluklara karşı) sabret! Zira Allah sebat eden iyilerin mükâfatını asla zayi etmez. 2/153, 16/127, 39/10
Ve diren: unutma ki Allah iyilerin hak ettiği karşılığı asla zayi etmez!
Ve sabret (kavminin eza ve cefasına katlan) Zira şüphe yok ki Allah muhsin olanların mükafatını zay etmez.
Sabret; kesinlikle Allah, muhsinlerin/güzel davrananların mükâfatını yok etmez.
Ve sabret. Zira şüphe yok ki, Allah Teâlâ muhsin olanların mükâfaatını zâyi etmez.
Sabret, zira Allah iyi davrananların mükâfatını zayi etmez.
Sabret, çünkü Allah güzel davrananların ecrini zayi etmez.
Sabr it. Tahkîk Allâh muhsinlerin ecrini zâyi' itmez.
Sabret. Allah güzel davrananların ödülünü eksiltmez.
Sabret, Allah iyilerin ecrini zayi etmez.
Sabret; iyilik yapan ve iyi kulluk edenlerin ödülünü Allah zayi etmez.
Sabret! Allah, güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez.
Sabr qiling, bas, albatta, Alloh go‘zal ish qiluvchilarning mukofotini zoye qilmaydi.
daħı śabr eyle bayıķ Tañrı żāyı' eylemez müzdini eylük eyleyicilerüñ.
Daḫı ṣabr‐ıla Tañrı Ta‘ālā yitürmez muḥsinler ecrini.
(Müşriklərin və kafirlərin əzab-əziyyətinə) səbr et. Allah yaxşı işlər görənlərin mükafatını zay etməz!
And have patience, (O Muhammad), for lo! Allah loseth not the wages of the good.
And be steadfast in patience; for verily Allah will not suffer the reward of the righteous to perish.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |