8 Mayıs 2026 - 20 Zi'l-Ka'de 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 108. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yevme-iżin yettebi’ûne-ddâ’iye lâ ‘ivece leh(u)(s) veḣaşe’ati-l-asvâtu lirrahmâni felâ tesme’u illâ hemsâ(n)

O gün hiçbir kimse kalmaz ki Allah'a davet edene uymasın ve rahmanın heybetinden sesler kesilir, ancak ayak sesleri, tıpırtılar halinde duyulabilir.

O gün, kendisinden sapma ve kaçma imkânı olmayan davetçiye (Hz. İsrafil’e insanlar mecburen) uyacaklar (büyük mahkemeye toplanacaklar)dır. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. (Çünkü herkes bu dehşetten korkup sinmiştir.)

O gün tüm insanlar, hiçbir tarafa sapmadan çağırıcı İsrafil'in davetine uyarlar. Bütün sesler, sınırsız rahmet sahibi Rahman'ın huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, yalnızca cansız bir fısıltı ve uğultu işitirsin.

O gün, hiçbir tarafa sapmadan, o çağrıyı yapana, İsrâfil'e uyarlar. Rahmet sahibi, Rahman olan Allah için, hakkaniyete riayet duyguları gereği sesler kısılmıştır. Artık fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 19/38; 54/8.

O gün hiçbir tarafa sapmadan çağırıcıya uyarlar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey duymazsın.

O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahmana karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin.

O kıyâmet gününde, Sûra üfliyen İsrafil'in çağrısına, sağa sola sapmadan, uyub koşacaklar, Öyle ki, RAHMAN'ın azametinden sesler kısılmıştır. Artık bir hışıltıdan başka hiç bir şey işitemezsin.”

O gün mahşere çağırana uyarlar. Ona karşı yan çizmezler. Bütün sesler, Rahman olan Allah için kısılmış durumdadır. O gün yere basmalarının sesinden başka bir şey işitmezsin.

“O gün insanlar, davetçiye uyacaklar. Ona karşı yan çizme yoktur. Artık, Rahmân'ın hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.”

O gün, onlar gecikmeden çağırana uyarlar, dönüş yoktur; Allaha karşı, sesler de kısılmıştır, ancak ağız kıpırtısı duyarsın

O gün (herkes), kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın! 

Bkz. 11/105, 19/38, 42/7, 54/8, 78/38

O gün insânları cem’ olmağa da’vet iden meleği (İsrâfîl ’aleyhisselâmı) ta’kîb idecekler, Rahmân’ın huzûrunda sesler kısılacak ve ancak ayakların hafif sesleri işidilecekdir.

105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

O gün herkes çağırıcıya uyar; ondan kaçıp kurtulma imkânı yoktur. Rahmânın heybetinden sesler kısılmıştır; artık çok hafif sesler dışında bir şey işitemezsin.

O gün insanlar, dâvetçiye (İsrafil'e) uyacaklar. Ona karşı yan çizmek yoktur. Artık, çok esirgeyici Allah hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden, fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.

O gün, en ufak bir sapma göstermeden çağırıcıya uyarlar. Sesler Rahman'ın huzurunda kısılmıştır; fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.

O gün da'vetçiye ı'vicasız tebe'ıyyet edecekler öyle ki Rahmanın heybetinden sesler kısılmıştır, artık bir hışıltıdan başka bir şey işitmezsin

O gün (diriliş günü) insanlar, hiçbir tarafa sapmadan davetçiye (İsrâfîl’in davetine) uyarlar. Bütün sesler, azamet sahibi olan Rahmân’ (olan Allah) ın (manevi) huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, fısıltıdan başka bir şey işitmezsin.

O gün, hiçbir tarafa sapmadan, davetçiye uyarlar. Rahmân'a karşı sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

«O gün o da'vetciye — kendisine muhaalefet etmeksizin — uyub izinden gideceklerdir. Çok esirgeyici (Allahın heybetinden) sesler kısılmışdır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin».

O gün hiç sapma göstermeden davetçiye uyarlar. Sesler Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

[50/40-43]

“O gün (herkes) o çağırıcıya (İsrâfîl'e) uyarlar; ona karşı yan çizmek yoktur. Öyle ki, Rahmân('ın heybetin)den dolayı sesler kısılmıştır; artık seslerin en hafîfinden(yalvaran dudakların kıpırdaması, korkulu ayakların hışırtısından) başka bir şey işitmezsin!”(1)

(1)“Şu kâinâtın eczâları (bütün parçaları), dakīk (ince), ulvî (yüce) bir nizâm ile birbirine bağlanmış. Hafî (gizli), nâzik, latîf bir râbıta (ince b... Devamı..

O gün (herkes), kendisinden kaçıp kurtulmak mümkün olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda saygıyla kısılır. Öyle ki yalnızca cansız, baygın bir uğultu işitirsin.

Onlar o gün, kendilerinde hiçbir sakatlığın olmadığı davetçilerin çağrılarına tabi olurlar. O gün sesler Rahman için son derece saygılı olup, fısıltıdan başka bir ses duyamazsın.

O gün herkes, hiçbir yana sapmadan, hiç karşı gelmeden Ona uyacaktır. Acıyıcı’nın korkusundan sesler kısılacak, yalnız bir hışırtı işitilecektir."

O gün herkes Allah tarafından çağırana tâbi olup hiçbir tarafa meyil edemeyecekler, mehabetinden esirgeyen Tanrı/ya karşı sesler duracak. Sen onların ancak yavaş ayak seslerini işitebileceksin.

O gün onlar kendisinde bir eğrilik/tutarsızlık bulunmayan bir davetçiye tabi olurlar. Sesler Rahmân’ın azametinden kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

O gün, kendisinden sapma imkânı olamayan çağırıcıya (Allah'a) uyacaklar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hışıltıdan başka bir şey işitemezsin.

O gün bütün insanlar, kendisinden kaçış imkânı olmayan çağırıcıya uyup Büyük Mahkemede hesap vermek üzere Rahmân’ın huzurunda toplanacaklar. İşte o anda, Rahmân’ın hüküm vermesi için sesler kısılacak ve her tarafı korkunç bir sessizlik saracak, öyle ki, titreme, hıçkırık ve soluk alış veriş seslerinin birbirine karıştığı boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın.

O gün itiraz olmayan Davetçi’ye uyarlar.
Sesler (kısılmak suretiyle) Rahmân’a boyun eğmiştir; bir hışıltıdan başka işitmezsin.

O gün herkes, dosdoğru çağıran sese koşar. Bütün sesler, Sevgi'ye dikkat kesilir. Sadece belli belirsiz ayak sesleri duyarsın.

Kıyamet günü insanlar davetçiye uyacaklar. O gün gerçeğin karşısında bütün sesler kısılır. Dünyadaki gibi yalanla, riyayla, araya adam sokmayla kurtulamayacaklarını anlarlar. "Ne olacak halimiz?" sözü aralarında dolaşan fısıltıdan başka bir ses değildir.

O gün insanlar yan çizemeyecekleri davetçiye uyacaklardır. [*] Rahmân’ın (huzurunda) sesler kısılmış olacaktır. Fısıltıdan başka hiçbir şey duymayacaksın.

Burada sözü edilen davetçi, mahşerdeki yargılama için insanları çağıran görevli “melek” olmalıdır.

O gün (insanlar) hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye¹ uyarlar. Rahman (olan Allah)’a karşı sesler kısılır ve (o esnada) fısıltıdan başka bir şey de işitemezsin.

1 Bu davetçi İsrâfîl’dir.

O Gün herkes, kendisinden kaçıp kurtulmak kabil olmayan bir davetçinin peşinden gider; ⁹¹ ve tüm sesler o sınırsız rahmet Sahibi’nin huzurunda saygıyla kısılır; öyle ki yalnızca cansız-baygın bir uğultu işitirsin.

91 Lafzen, “kendisinden sapma olmayan (lâ ‘ivece lehû) bir davetçiye uyarlar” -Nihaî Yargı’ya çağırılışı îma eden bir ifade.

O gün insanlar toplanmak üzere çağrıldıklarında hiçbir yöne sapmadan çağırana uyacaklar ve Rahman’ın heybetinden sesler kısılacak, öyle ki fısıltıdan başka bir ses işitemeyeceksin. 14/42-43, 50/41-42, 54/6...8, 70/43-44

O gün onların (tümü), kendisine karşı yanlış yapamayacakları bir davetçiye tâbi olmak durumundadırlar: artık bütün sesler O rahmet kaynağının azametinden dolayı iyice kısılmıştır; öyle ki, boğuk bir uğultu dışında hiçbir ses işitemeyeceksin.

O gün onlar, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'u üfüren İsrafil'in çağrısına) uyacaklardır ki, Rahman'ın heybetinden bütün sesler kısılmıştır. Ve sen (Ey Muhammed) artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin!

O gün çağrıda bulunana (görevli meleğe) kıvırmadan tabi olurlar ve Rahman için sesler kısılmıştır; hışırtıdan başka ses işitemezsin.

O gün çağırana tabî olurlar. Onun için bir eğrilik yoktur ve sesler Rahmân için bir korku ile kısılmıştır. Artık en hafif bir sesten başkasını işitemezsin.

O gün insanlar, Hakkın dâvetçisine hiç bir tarafa sapmadan uyarlar. Rahman'ın azametinden dolayı sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka bir ses işitemezsin. [19, 38; 54, 8]

O gün hiç pürüzü olmayan çağrıcıya uyarlar; (ondan sapma imkanı yoktur). Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

"O günde nâs da'vet idenin da'vetine tâbi' olurlar ve hiç bir tarafa meyl itmezler. Allâh'ın huzûrunda sesler huşû'a varırlar. Yalnız hafif bir fısıldı işidilür."

O gün sesler Rahman için kısılacak, bir tarafa sapmadan dosdoğru o davetçinin peşinden gideceklerdir[*]. Fısıltıdan başka bir şey duyamayacaksın.”

[*] Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. (Orada) Rahman'dan söz almış olanlar# dışında kimse şefaatten yararlanma hakkına sahip ola... Devamı..

O gün hiç sapmadan çağırana uyarlar, sesler Rahman'ın korkusundan kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

O gün insanlar hiçbir tarafa sapmadan, kendilerini çağıran davetçiye uyarlar. Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır; fısıltıdan başka birşey işitmezsin.

O gün, eğip bükmesi olmayan davetçiye uyarlar. Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, artık bir hışıltıdan başka şey işitmezsiniz.

U kunda barcha odamlar chorlovchi farishtalarga og‘‎ishmay so‘‎zsiz ergashadilar. Ovozlar ham Rahmon haybatidan kesiladi. Ularning faqat pichirlashini eshitasiz.

ol gün uyalar oķıyıcıya ya'nį isrāfil anlamaķlıķ yoķdur anuñ-içün ħor oldı ünler ya'nį ün isleri Tañrı içün pes işitmeyesin illā gizlü ün.

Ol günde uyarlar Tañrı Ta‘ālā da‘vetine maḥşerde, yalan yoḳdur anda.Daḫı epsem ola āvāzlar Tañrı Ta‘ālā heybetinden. Pes işitmezsin illā gizlü ün.

O gün insanlar (qəbirlərindən qalxıb) heç bir başqa tərəfə meyl etmədən carçının (hamını məhşərə çağıran İsrafilin) ardınca gedəcəklər. Rəhmanın (əzəməti, heybəti) qarşısında səslər kəsiləcək, yalnız pıçıltı eşidəcəksən!

On that day they follow the summoner who deceiveth not, and voices are hushed for the Beneficent, and thou hearest but a faint murmur.

On that Day will they follow the Caller(2632) (straight): no crookedness (can they show) him: all sounds(2633) shall humble themselves in the Presence of (Allah) Most Gracious: nothing shalt thou hear but the tramp of their feet (as they march).

2632 The. Caller, the angel whose voice will call and direct all souls. (R). 2633 A beautiful personification of hushed Sound. First there is the loud... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.