Lâ terâ fîhâ ‘ivecen velâ emtâ(n)
Orada ne bir iniş görebilirsin, ne bir tümsek.
“(Artık) Orada (ve yeryüzünde) ne bir eğrilik çukur göreceksin, ne de bir tümsek (kalacaktır)."
Öyle ki, orada ne kıvrım, ne de tümsek göreceksin.
“Orada ne bir çukur, ne de bir tüm-sek göreceksiniz.”
Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin.
'Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne bir tümsek.'
Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş göremiyeceksin.
Onların yerinde ne bir çukur ne de bir tepecik bulamazsın.
“Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.”
Ne iğrilik görürsün, ne de çıkıntı orda»
Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.
Yüksek, alçak yerler kalmayacak ve hiç bir i’vicâc bulamıyacaksın.
105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
“Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin.”
Orada artık ne bir kıvrım ne de bir tümsek görürsün.
Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş görebileceksin.
"Orda ne ufak bir eğrilik ne de bir tümsek göreceksin."
"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."
Onda ne bir eğrilik ne bir yumruluk göremiyeceksin
(Artık) orada (yeryüzünde) ne bir çukur ne de bir tümsek göremeyeceksin.
Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göremezsin.
«Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş görmeyeceksin».
Orada ne bir eğrilik göreceksin ne de bir tümsek.”
“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin!”
(Öyle ki) orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!"
Orada ne bir eğrilik, nede bir tepecik görebilirsin.
Öyleki onların üzerinde ne bir alçaklık ne de bir yükseklik göremiyeceksin.
Orada ne eğrilik, ne kabarıklık göremeyeceksin.
Orada hiçbir tümsek/eğrilik veya hiçbir çukur göremezsin.
“Onda ne bir çukur göreceksin, ne de bir tümsek.”
“Öyle ki, ne bir çukur göreceksin orada, ne de bir tümsek.”
Orada ne bir eğrilik görürsün, ne bir çukur-tümsek!.
Ne bir engebe ne tümsek göremeyeceksin. "
"Orada eğrilik ve tümseklik görmeyeceksiniz."
Orada hiçbir çukur ve tümsek göremeyeksin.”
“O (alanda) hiçbir engebe ve tümsek göremeyeceksin,” (de.)
[öyle ki] orada ne kıvrım ne de tümsek göreceksin”. ⁹⁰
Öyle ki orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin? 73/14, 79/10, 84/3, 101/5
orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!”[²⁶³²]
Sen yeryüzünde ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.
Orada ne bir eğrilik ne de bir tümsek göremezsin.
Orada ne bir eğrilik ve ne de bir yumruluk göremezsin.
“Orada artık ne iniş, ne yokuş göreceksin! ”
Orada ne bir eğrilik, ne de bir tümsek görmeyeceksin.
"Onlarda ne meyil ne de yükseklik görirsin."
Orada ne bir alçaklık ne de yükseklik göreceksin.
Artık orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?
Öyle ki, onda ne bir eğim görürsün, ne bir yükseklik.
"Yerlerinde bir eğrilik de bir yumruluk da görmeyeceksin."
U yerda chuqurlik ham balandlik ham ko‘rmaysiz.
“görmeyesin anuñ içinde aşaķ yir ne daħı yüce yir.”
Göremezsin anda egrilik, ne daḫı yüksek ve alçaḳ yir.
Və sən orada heç bir eniş-yoxuş (əyrilik, kələkötürlük) görməyəcəksən!”
Wherein thou seest neither curve nor ruggedness.
"Nothing crooked or curved wilt thou see in their place."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |