8 Mayıs 2026 - 20 Zi'l-Ka'de 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 107. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lâ terâ fîhâ ‘ivecen velâ emtâ(n)

Orada ne bir iniş görebilirsin, ne bir tümsek.

(Artık) Orada (ve yeryüzünde) ne bir eğrilik çukur göreceksin, ne de bir tümsek (kalacaktır)."

Öyle ki, orada ne kıvrım, ne de tümsek göreceksin.

“Orada ne bir çukur, ne de bir tüm-sek göreceksiniz.”

Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin.

'Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne bir tümsek.'

Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş göremiyeceksin.

Onların yerinde ne bir çukur ne de bir tepecik bulamazsın.

“Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.”

Ne iğrilik görürsün, ne de çıkıntı orda»

Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin. 

Yüksek, alçak yerler kalmayacak ve hiç bir i’vicâc bulamıyacaksın.

105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

“Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin.”

Orada artık ne bir kıvrım ne de bir tümsek görürsün.

Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş görebileceksin.

"Orda ne ufak bir eğrilik ne de bir tümsek göreceksin."

"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."

Onda ne bir eğrilik ne bir yumruluk göremiyeceksin

(Artık) orada (yeryüzünde) ne bir çukur ne de bir tümsek göremeyeceksin.

Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göremezsin.

«Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş görmeyeceksin».

Orada ne bir eğrilik göreceksin ne de bir tümsek.”

“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin!”

(Öyle ki) orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!"

Orada ne bir eğrilik, nede bir tepecik görebilirsin.

Öyleki onların üzerinde ne bir alçaklık ne de bir yükseklik göremiyeceksin.

Orada ne eğrilik, ne kabarıklık göremeyeceksin.

Orada hiçbir tümsek/eğrilik veya hiçbir çukur göremezsin.

“Onda ne bir çukur göreceksin, ne de bir tümsek.”

Öyle ki, ne bir çukur göreceksin orada, ne de bir tümsek.”

Orada ne bir eğrilik görürsün, ne bir çukur-tümsek!.

Ne bir engebe ne tümsek göremeyeceksin. "

"Orada eğrilik ve tümseklik görmeyeceksiniz."

Orada hiçbir çukur ve tümsek göremeyeksin.”

“O (alanda) hiçbir engebe ve tümsek göremeyeceksin,” (de.)

[öyle ki] orada ne kıvrım ne de tümsek göreceksin”. ⁹⁰

90 Kur’an’ın kıyamet ve ahiret konusuyla ilgili öğretisine göre “dünyanın sonu”, evrenin fiziksel olarak yok oluşu -yokluğa indirgenmesi- anlamına değ... Devamı..

Öyle ki orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin? 73/14, 79/10, 84/3, 101/5

orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!”[²⁶³²]

[2632] Bu kozmik kıyametin mutlak bir “yok oluş” anlamına gelmediği, “O gün, yer başka bir yere, gökler ise (başka bir göğe) dönüştürülür” (14:48) âye... Devamı..

Sen yeryüzünde ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.

Orada ne bir eğrilik ne de bir tümsek göremezsin.

Orada ne bir eğrilik ve ne de bir yumruluk göremezsin.

“Orada artık ne iniş, ne yokuş göreceksin! ”

Orada ne bir eğrilik, ne de bir tümsek görmeyeceksin.

"Onlarda ne meyil ne de yükseklik görirsin."

Orada ne bir alçaklık ne de yükseklik göreceksin.

Artık orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?

Öyle ki, onda ne bir eğim görürsün, ne bir yükseklik.

"Yerlerinde bir eğrilik de bir yumruluk da görmeyeceksin."

U yerda chuqurlik ham balandlik ham ko‘‎rmaysiz.

“görmeyesin anuñ içinde aşaķ yir ne daħı yüce yir.”

Göremezsin anda egrilik, ne daḫı yüksek ve alçaḳ yir.

Və sən orada heç bir eniş-yoxuş (əyrilik, kələkötürlük) görməyəcəksən!”

Wherein thou seest neither curve nor ruggedness.

"Nothing crooked or curved wilt thou see in their place."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.