2 Haziran 2026 - 15 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 103. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vemâ ekśeru-nnâsi velev haraste bimu/minîn(e)

Sen ne kadar üstlerine düşersen düş, gene de insanların çoğu imana gelmez.

(Ey Nebim ve davetçim!) Sen ne kadar üstüne düşsen (ve hırs göstersen de yeryüzündeki) insanların çoğu (gerçekten) iman edecek değillerdir.

Ama sen, insanların iman etmelerine ne kadar içten arzu edip çırpınsan da, insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Sen ne kadar üstüne düşsen de, insanların çoğu iman edecek değildir.

Sen çok arzulasan da insanların çoğu iman etmezler.

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

Sen ne kadar şiddetli arzulasan da yine insanların çoğu iman edici değillerdir.

Fakat sen ne kadar hırs göstersen de, insanların çoğu inanacak değildir.

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Sen istemiş olsan da, insanların çoğu inan etmezler

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.

Bu ayet, Hz. Peygamber’in davet sürecinde karşılaştığı temel zorluğu dile getirmekle birlikte, aynı zamanda evrensel bir hakikate işaret etmektedir: H... Devamı..

Fakat senin arzularına rağmen insânların ekserîsi inanmıyacaklardır.

102,103. Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.

Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

Sen ne kadar inanmalarını istesen de insanların çoğu inanmazlar.

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Ne kadar istesen de halkın çoğunluğu inanmıyacaktır.

Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir.

Ve insanların ekserisi sen ne kadar hırslansan mü'min değildirler

Sen ne kadar çok istesen de insanların çoğu (küfürdeki inatları sebebiyle) îmân etmeyecekler.

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Sen ne kadar hırs göstersen yine insanların çoğu îman ediciler değildir.

Sen şiddetle arzu etsen bile insanların çoğu inanmaz.

[6/107; 16/37; 10/43; 26/3; 28/56; 21/3]

(Sen ne kadar) hırs göstersen de, yine insanların çoğu îmân edecek kimseler değildir.

(Ey Resul!) Hâlbuki herkesin (inanmasını) ne kadar hırsla arzu etsen de, insanların çoğu inanacak değillerdir.

İnsanların pek çoğu, sen ne kadar çaba gösterirsen göster, inanacak değillerdir.

Sen ne kadar çırpınırsan çırpın, yine de insanlardan bir çoğu inanmayacaklardır.

Ne kadar haris olsan da yine nâs/ın pek çoğu mü/min değillerdir.

Sen ne kadar arzu etsen de insanların çoğu inanacak değildirler.

Sen ne kadar hırslansan da insanların çoğu iman etmezler.

Sen ne kadar arzu etsen de, yine de insanların çoğu hakîkate inanmayacaktır.

İnsanlar’ın çoğu, çok istediysen de, inanmışlar değildir.

Resulüm! sen istediğin kadar hırslan, yine de insanların çoğu inanmayacaktır.

Sen ne kadar istersen iste insanların çoğu sana inanacak değiller. Sana her türlü tuzakları kuracaklar. Unutma! Ancak Rabbin seni tuzaklardan kurtarır. Seni istediği mevkie ve makama getirir. Onların hiçbiri bir şey yapamaz. Yeter ki sen de Yusuf gibi Rabbine teslim ol!

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu asla iman edecek değildir. [*]

Bu ayette insanların çoğunun hiçbir zaman iman etmeyeceği mesajına yer verilmektedir. Dünyanın bir gün bütünüyle müslümanlardan oluşacağı, birilerinin... Devamı..

İnsanların pek çoğu, sen ne kadar arzu etsen de (bu kıssaya) inanmazlar.¹

1 İnsanların pek çoğu vahye, bu güzel kıssaya ve bu kıssa ile verilmek istenen şeylere îman etmez bir hikâye gibi dinler geçerler.

Yine de -bunu ne kadar yürekten istersen iste- insanların çoğu [bu vahye] inanmayacaklar.

Hem sen ne kadar çok istersen iste, insanların çoğu yine de mümin olmayacaklar! 13/1, 21/6, 28/56

Hem -sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak.

Sen ne kadar uğraşsan (bu kıssa gibi hakkı getirdiğine ne kadar kesin deliller göstersen) yine de insanların çoğu (küfürlerinde ısrar ettiklerinden) iman edecek değildir!

İman etmeleri için ne kadar hırslansan da insanların çoğu iman etmeyeceklerdir.

Ve insanların ekserisi, sen fazlaca arzu etsen de imân edici kimseler değildirler.

Şunu unutma ki: Sen, büyük bir kuvvetle arzu etsen bile insanların çoğu iman etmezler.

İnsanlardan maksat Mekke ahalisidir. Yahut bütün insanlardır.

Ama sen, ne kadar istesen de, yine insanların çoğu inanacak değillerdir.

Sen ne kadar hırs ile arzu idersen it, nâsın ekserîsi îmân idicilerden değildirler.

Ne kadar çırpınırsan çırpın, insanların çoğu sana inanmazlar.

Sen ne kadar çok istesen de, insanların çoğu inanmazlar.

Fakat sen ne kadar hırs göstersen, insanların çoğu iman edecek değildir.

Sen hırslanasıya istesen de, insanların çoğu inanmayacaktır.

Harchand siz barcha odamlarning iymon keltirishlarini juda xohlasangiz-da, odamlarning ko‘‎pchiligi mo‘‎min bo‘‎lmaydilar.

daħı degül ādemįlerün eyregi eger ḥāriŝ oldun ise daħı inanıcılar.

Daḫı ḫalḳuñ çoġı, eger sen ḥarīṣ olsañ daḫı īmān getürmezler.

Sən (qövmünün imana gəlməsi üçün) təşnə olsan da, insanların (Məkkə müşriklərinin) əksəriyyəti iman gətirən deyildir!

And though thou try much, most men will not believe.

Yet no faith will the greater part of mankind have, however ardently thou dost desire it.(1786)

1786 In spite of such an exposition and such a convincing illustration, how few men really have true faith—such a faith as Jacob had in the old story,... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.