Mehmet Türk Meali
Bakara Suresi 125. Ayet Açıklaması


1 Kâbe: Mekke şehrinde Mescid-i Haram’ın ortasında yaklaşık 13 m. yüksekliğinde, 12 m. boyunda ve 11 m. genişliğinde taştan yapılmış dört köşe bir binadır. Haccın sebebi ve bütün Müslümanların “kıblegâhı” olan Kâbe, yeryüzünde yapılmış olan ilk mukaddes mabettir. (Alû İmran: 96) Buna “Beytullah” ve “Beyt-i Atik” de denir. Hz. Peygamber, Ebu Zer (r.a)’in sorularına cevap olarak yeryüzünde ilk inşa edilen mescidin "Mescid-i Haram", ikinci inşa edilenin "Mescid-i Aksa" olduğunu ve bu ikisi arasında kırk yıl süre bulunduğunu beyan buyurmuştur (Buhârî). Kur’an-ı Kerim’de Kâbe’yi ikinci defa inşa edenin Hz. İbrahim ile oğlu İsmail (a.s.) olduğu; “(Bir zamanlar) Biz, İbrahim’e (Allah’ın) Evi (Kâbe)’nin yerini belirleyince: ‘Bana hiç bir şeyi ortak koşma, tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükûya (ve) secdeye varanlar için evimi temiz tut...’ (dedik).” (Hacc: 26) şeklinde bildirilmiştir. Kâbe, o tarihten günümüze kadar birçok defa tamir görmüştür. Nitekim Hz. Peygamberin büyük dedesi Kusay zamanında tamir edilen Kâbe, Hz. Peygamberin gençliğinde de Kureyş kabilesi tarafından tamir edilmiştir. Daha sonra Abdullah b. Zübeyr zamanında, Emevî hükümdarlarından Abdülmelik zamanında tamir edilen Kâbe Osmanlı Sultanları I. Ahmed ve IV. Murat zamanlarında da tamir edilmiştir. Osmanlı sultanlarından sonra Suud Hükümeti de Kâbe’nin bakım ve tamiriyle ilgilenmektedir. Kâbe’nin doğudaki köşesine "Rükn-i Hacer", batı köşesine "Rükn-i Şâmî", güney köşesine "Rükn-i Yemânî", kuzey köşesine de "Rükn-i Irakî" denir. Kâbe’nin Rükn-i Irakî ile Rükn-i Şâmî arasının karşısına (zeminden bir metre kadar yüksek ve 1,5 m kalınlığındaki yarım daire şeklindeki duvar) "Hatîm" denir. Bu duvar ile Kâbe arasındaki boşluğa "Hicr-i Kâbe veya Hicr-i İsmail" adı verilir. Hz. İbrahim’in yaptığı Kâbe binasına bu kısım da dâhil idi. Bu bölüm Kâbe’ye dâhil olduğu için tavafın bu duvarın dışından yapılması vacibtir ve bu bölümde farz olan namaz kılmak caiz değildir. Kâbe’nin kapısı, binanın kuzey doğusunda Rükn-i Hacer ile Rükn-i Irakî arasında zeminden iki metre yüksekliktedir. Duvarın kapı ile Hacer-i Esved arasındaki kısmına "Mültezem" denir. Kâbe’nin etrafını çevreleyen ve içerisinde namaz kılınan kısma da “Mescid-i Haram” denir. Yeryüzündeki en faziletli mescid, Mescid-i Haram’dır.
2 Makâm-ı İbrahim: İbrahim (a.s)’ın Kâbe’yi inşa ederken veyahut insanları hacca davet ederken, üzerine çıktığı taşın bulunduğu yerdir. Kur’ân-ı Kerîm bize bu taştan bir mûcize olarak bahseder ve Allah, Beytullah’ı överken: “İbrahim’in makamı olan orada, apaçık mûcizeler vardır. Ve oraya giren, emniyette olur…” buyurur. “Makâm-ı İbrahim’in boyu bir arşındır. Taş dört köşe olup üst tarafının genişliği 14 x 14 parmak, alttan da aynı ölçüdedir. Hem alt kısmında, hem de üst kısmında altından birer halka vardır. Taşın iki halkası arası altınla kaplı olmayıp açıktır. Bütün cephesi boyunca uzunluğu 9 parmak, eni ise 10 parmağa 10 parmaktır. Hz. İbrahim (a.s)’ın ayak izleri taşın içine 7 parmak gömülmüş olup biraz meyillidir. Taş üzerindeki iki ayak arasında 2 parmak mesafe vardır. Makâm-ı İbrahim, etrafı gümüşle kaplı sâc ağacından yapılma bir havuz içinde olup havuzun etrafı kalay madeni ile kaplanmıştır. Kıble Kâbe’ye döndürüldükten sonra Hz. Peygamber (s.a.v), Medine’de bulunduğu sürece Kâbe’nin oluğunun bulunduğu yöne doğru namaz kıldı. Mekke’ye gelince orada bulunduğu zaman zarfında da Makâm-ı İbrahim’e doğru namaz kıldı.
3 Bu ayeti, “İbrahim’in konumu veya küfre karşı duruşu gibi bir duruş edinin” şeklinde anlamak da mümkündür.
4 Bk. (Hacc: 26-29 ve dipnotları)