01 Eylül 2014 Pazartesi / 7 Zi'l-ka'de 1435

ANA SAYFA | SURELER  | SURE KARŞILAŞTIRMA | AYET KARŞILAŞTIRMA | KUR'AN'DA ARA! | FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL


Ziyaret Defteri


  Adınız :  Soyadınız :
  E-mail  : e-mailim gizli kalsın


  Kalın, italik ve altçizgili yazı için üstteki iconları tıklayıp metninizi, yazı  alanında çıkan kodların arasına yazınız.(ör.) [b]Yazı metni[/b]

10 + 9 =   Kalan karakter sayısı : 1000

 
  Toplam 1571 mesaj var.

Orhan ERDEMİR  (28 Eylül 2012 Cuma Saat 14:31 )
  Bu iki ayetteki BİRR kelimesi farklı görevlerdedir.biri haberken diğeri isimdir.Arapça gramerde kelimenin siyak ve sibakına,cümledeki yerine bakmak gerekir.haber bazı durumlarda öne geçer.ayrıntı aşağıdaki gibidir.
Bakara 189: Burada ki "Birr" Kelimesi "Leyse"nin ismi olması sebebiyle merfu gelmiştir.meal Şöyledir."Sana hilâllerden (ay´ın hilâle dönüşen hallerinden) soruyorlar. De ki: “O, insanlar için vakitleri ve hac zamanını bildiren bir “vakit ölçüsü”dür.” Birr (kişiyi ebrar yapan güzel davranışlar), (cahiliyet devrinde olduğu gibi) evlere arkalarından girmek değildir. Oysa birr, kişinin takva sahibi olmasıdır. Ve evlere kapılarından girin. Ve Allah´a karşı takva sahibi olun. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz."
Bakara 177 : Burada ki "birr" kelimesi ise leysenin haberidir.Anlamı şöyledir "Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) BİRR (ebrar kılacak davranış biçimi) değildir.


bedir kilic  (27 Eylül 2012 Perşembe Saat 18:42 )
  fussilet 16: şaban piriş mealinin ilgili ayette son 2 cümlesi yok..ekler misiniz?

Mehmet Yavuz  (27 Eylül 2012 Perşembe Saat 13:36 )
  Hatime eski üyeler devam edebiliyordu, şu anda devam edemiyorum. Sebebi nedir? Teşekkürler

Editörün Notu : 28.09.2012 06:32:36
Mehmet bey, geçici bir durumdu, şu an çalışıyor.

bedir kilic  (26 Eylül 2012 Çarşamba Saat 20:03 )
  sayın ORHAN ERDEMİR´e veya basa cikacak birisine : Bakara suresi 177.ayette لْيْسَ الْبِرَّ "leysel birra" ve yine bakara suresi189. ayette وَلَيْسَ الْبِرُّ "leysel birru" ifadeleri neden ilkinde mansub ikincide merfu gelmiştir. kane ve benzerleri ismini ref eden edatlardan olduğu halde 177 de birra (mansub)dur? ayrıca 1 kaç kelime sonra lakinnel birra diyerek inne ve benzerlerinde gramere uygun kullanım vardır..farklılığı açıklarsanız minnettar olurum..
ayrıca nisa 162´de
لَٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ ۚ وَالْمُقِيمِينَ الصَّلَاةَ ۚ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ ا
ayet lakinne ile değil lakin ile başlamış tüm özneler merfu ancak muqimines salate ifadesi kesralı..arkasından zekat verenler tekrar merfu.. gramer yapısı olarak tereddüt hasıl oluyor..cevabınızı bekliyorum..saygılar..

bedir kılıç  (21 Eylül 2012 Cuma Saat 21:28 )
  zümer 29 kelime mealinde birinci "meselen" sözcüğüne "şöyle bir misalle" denmiş. ikinci "meselen" sözcüğüne "ikisinin durumu" denmiş. orijinal metinde de böyle olabilir. aynı kelime..ama asla tesniyeikili kalıp değil..hele hele durum anlamına hiç gelmez..örnek veya misal demektir...mealcinin seçimi bakımından tartışılabilir 1 durum ama bence doğrusunu yazmak lazım..ikinci yorumdur ve sözcüğün anlamıyla ilgisizdir..düzeltme inisiyatifiniz varsa alın bence..

Editörün Notu : 28.09.2012 06:29:51
Bedir bey,
Sizin de belirttiğiniz gibi kelimenin sözlükteki karşılığı bu olmasa bile müellifin tercihi/yorumu bu şekilde olmuş. Dikkatle bakıldığında çok da aykırı bir yorum gibi de durmuyor. Aslında bu konuyu çok düşündük. Müellifin tercihini değiştirmemenin en doğrusu olduğuna karar verdik. Sizin teklifiniz (yani kelimelerin sözlük karşılıklarını vermek) kapsamlı bir Arapça-Türkçe lügati veritabanı olarak sitemize ekleyebildiğimizde en mükemmel hizmet olur. Hayalimiz de budur, inşallah Rabbimiz nasib eder.

dünya bir gündur o da bu güdür  (20 Eylül 2012 Perşembe Saat 21:23 )
  www.kuranmeali.comayetkarsilastirma.asp?sure2&ayet27

Edip Yüksel Meali


Onlar ki ALLAH ile yaptıkları anlaşmaya bağlılık sözü verdikten sonra onu bozarlar,
ALLAH´ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar.
İşte onlar kaybedenlerdir.

Elmalılı Meali (Orjinal)


ki Allahın ahdini misak ile bağlandıktan sonra bozarlar,
Allahın vaslını emrettiğini kat´ederler ve yer yüzünde fesad yaparlar,
işte bunlar hep o husrana düşenlerdir

http:www.kuranmealleri.netbakara27


Ahmed Hulusi :

Onlar, Allâh ahdini (Esmâ´sını açığa çıkarmanın farkındalığıyla yaşama istidadının gereğini)
dünyaya geldikten sonra yerine getirmezler.
Birleştirilmesini emrettiğini (Esmâ hakikati müşahedesini) keserler
ve arzda (bedensel yaşam boyutunda) fesat çıkarırlar
(bedensel arzular {karındaki ikinci beyin dürtüleri - komutlarınefsi emmâre} peşinde ömür tüketirler).
İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.



İmam İskender Ali Mihr :

Onlar (fâsıklar), (kâlû belâ günü Allah´a verdikleri) misaklarından sonra Allah´ın Ahdini bozarlar.
Ve Allah´ın, O´na (Allah´a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler.
Ve (başka insanların, ruhlarını Allah´a ulaştırmalarına da mani olurlar.
Ve bu sebeple) yeryüzünde fesat çıkarırlar.
İşte onlar (kazandıkları pozitif dereceler negatif derecelerden az olup) hüsranda olanlardır.

http:www.kuranmealleri.netmealcimurtaza-turabimealleribakara

Ki onlar, Allah’a kesin söz verdikten sonra onu çiğnerler,
Allah’ın korunmasını emrettiği bağları koparırlar
ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. Zarara uğrayanlar işte onlardır.

http:www.kuranmealleri.netmealciomer-riza-dogrulmealleribakara

(Bu fasıklar,) Allah ile akd olununan sözleşmeyi sağlamladıktan sonra bozarlar.
Allah’ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi parçalarlar. Yeryüzünde fesat çıkarırlar.
İşte bütün ziyana uğrayan bunlardır.

http:www.kuranmealleri.netmealcimustafa-islamoglumealleribakara

Onlar ki (fıtrat) sözleşmesinden sonra Allah’ın (aldığı) sözü bozarlar,
Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar
ve yeryüzünde ahlâkî çürümeye neden olurlar işte bunlardır hüsrana uğrayanlar!


http:s2.dosya.tcserver19hgYd4amahmut-kisa_ihsan-eliacik_mealler.rar.html

mahmut-kisa

27. Onlar, Allah ile yaptıkları antlaşmayı —hem de onu yeminlerle pekiştirmelerine rağmen— bozarlar.
Allah tarafından iç dünyalarına yerleştirilen doğruluk ve iyiliğe çağıran sesi duymazlıktan gelir,
bile bile kötülüğü tercih ederler.
Allah’ın adıyla yemin ederek verdikleri sözlerden cayar, hiçbir ahit ve antlaşma tanımazlar.
Bir de, Allah’ın varedilmesini emrettiği ilişkileri kesip atarlar.
Akraba, komşu, yoksul, yetim ve yardıma muhtaç kimselere gereken ilgi
ve yakınlığı göstermek gibi tüm bağlantıları, ilişkileri kesmeye çalışırlar.
Ayrıca, insan ile vahiy arasındaki ilgiyi, bağı ve bütünlüğü keserek insanı köksüz,
temelsiz, başıbozuk bir varlık haline getirmeye çalışırlar.
Ve yeryüzünde fitne ve bozgunculuk çıkarırlar.
İşte, dünyada da âhirette de kaybedenler bunlardır.

ihsan-eliacik

27- Yoldan çıkanlar, Allah´a verdikleri sözü bozanlardır.[30] Onlar birleştirilme­si emredilen şeyi keserler.[31]
Yeryüzün­de fesat çıkarırlar, işte hüsrana uğra­yanlar bunlardır.

[30] Yani: Sevgisi ve merhameti sonsuz Allah, insanoğluna yaratılıştan kalpler, göz­ler ve kulaklar vermiştir.
Fıtratına akıl ve vicdan (sağduyu) yerleştirmiştir, insanoğ­lu bunu işleterek Allah´ı bulabilir.
Akıl ve vicdan (sağduyu) dile gelerek "Ben Al­lah´ı bulabilirim" der.
Çünkü o yetenekte yaratılmıştır, işte insanoğlunun Allah´a verdiği söz budur.
Fakat yoldan çıkanlar (fasıklar) bu sözü bozarlar. Fıtratlarmda-ki akıl ve vicdanı, heva ve hevesleriyle örterler.
Yaşadıkları günah dolu hayat nede­niyle giderek akıllan tutulur, vicdanları paslanır, yürekleri kararır.
Hakkı hakikati hissedemez, göremez, duyamaz olurlar. Hissiz, ruhsuz, kör ve sağır hale gelirler.
Fıtratlarıyla çelişkiye düşerler (nakz)... Allah´a verilen fıtri sözün bozulması bu de­mektir.
"Her doğan çocuğun İslâm (teslimiyet, Allah´ı bulma) fıtratında yaratılmış olması" bu demektir (Allahu a´lem).
[31] Yani: Elleri, ayakları, dilleri, gözleri, kulakları, kalpleri, akılları, vicdanları, yü­rekleri ve zihinleri arasındaki bağı koparırlar.
Fıtratlarının, sağ kalmış duyularının, vicdanlarının sesini dinleyeceklerine heva ve heves peşinde koşarlar.
Çıkarları ve bencillikleri sebebiyle akıllan tutulur, vicdanları körelir, yürekleri kararır.
Böylece giderek raydan çıkarlar. Heva ve heves, kibir ve şehvet tüm benliklerini sarar.
Gü­nahkâr bir tip haline gelirler. Bunun sonucu olarak fitne ve fesada dalarlar.
Yeryü­zünde bozgunculuk yaparlar. Suç, günah, kötülük ve şeytanlık, meslekleri haline gelir.
İşte yoldan çıkanlar, böyle kişiliklerini parçalar, fıtrat bağlarını keser, kendi­leriyle çelişkiye düşmüş olurlar...

bedir kılıç  (20 Eylül 2012 Perşembe Saat 10:14 )
  yorum okuyamıyoruz:)

bedir kılıç  (20 Eylül 2012 Perşembe Saat 10:13 )
  Bu arada 2 gündür melcilerin dipnot ve yorumlarında hep bu mesaj çıkıyor:
Microsoft OLE DB Provider for ODBC Drivers error ´80004005´

[Microsoft][ODBC Microsoft Access Driver]General error Unable to open registry key ´Temporary (volatile) Jet DSN for process 0x2c68 Thread 0x2410 DBC 0x1a28024 Jet´.

aciklama.asp, line 29

Editörün Notu : 20.09.2012 18:46:21
Uyarınız için teşekkürler. Server değişikliğinden sonra o sayfanın kodlarında değişikliği atlamışız. Düzelttik. Allah razı olsun.

bedir kılıç  (19 Eylül 2012 Çarşamba Saat 20:53 )
  sayın ORHAN ERDEMİR´e teşekkürlerimle: Bakara suresi 177.ayette لْيْسَ الْبِرَّ "leysel birra" ve yine bakara suresi189. ayette وَلَيْسَ الْبِرُّ "leysel birru" ifadeleri neden ilkinde mansub ikincide merfu gelmiştir. kane ve benzerleri ismini ref eden edatlardan olduğu halde 177 de birra (mansub)dur? ayrıca 1 kaç kelime sonra lakinnel birra diyerek inne ve benzerlerinde gramere uygun kullanım vardır..farklılığı açıklarsanız minnettar olurum..
ayrıca nisa 162´de
لَٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ ۚ وَالْمُقِيمِينَ الصَّلَاةَ ۚ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ ا
ayet lakinne ile değil lakin ile başlamış tüm özneler merfu ancak muqimines salate ifadesi kesralı..arkasından zekat verenler tekrar merfu.. gramer yapısı olarak tereddüt hasıl oluyor..cevabınızı bekliyorum..saygılar..



bedir kılıç  (19 Eylül 2012 Çarşamba Saat 20:01 )
  pardon 50 sonu sıfatlar 51 başına kaymış..

Editörün Notu : 19.09.2012 20:39:30
Teşekkürler... Düzeltildi...

 

Ana Sayfa

 
[««] [«] 1 2. . . 31 32 33. . . 157 158 [»] [»»]




 

Designed by ÖFK
     En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir