13 Temmuz 2020 - 22 Zi'l-ka'de 1441 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
سُورَةُ الاٴحزَاب / Ahzâb Suresi
٤٢٦ - 426
22. Cüz / الجزء ٢٢
يَسْـَٔلُكَ
sana soruyorlar
النَّاسُ
insanlar
عَنِ السَّاعَةِۜ
sa'atten
قُلْ
de ki
اِنَّمَا
şüphesiz
عِلْمُهَا
onun bilgisi
عِنْدَ
yanındadır
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَمَا يُدْر۪يكَ
ne bilirsin
لَعَلَّ
belki
السَّاعَةَ
sa'at
تَكُونُ
olur
قَر۪يباً
yakın
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
لَعَنَ
la'net etmiştir
الْكَافِر۪ينَ
kafirlere
وَاَعَدَّ
ve hazırlamıştır
لَهُمْ
onlar için
سَع۪يراًۙ
çılgın bir ateş
خَالِد۪ينَ
kalacaklar
ف۪يهَٓا
orada
اَبَداًۚ
ebedi
لَا يَجِدُونَ
bulamayacaklardır
وَلِياًّ
bir dost
وَلَا نَص۪يراًۚ
ve yardımcı
يَوْمَ
gün
تُقَلَّبُ
çevrildiği
وُجُوهُهُمْ
yüzleri
فِي
içinde
النَّارِ
ateşin
يَقُولُونَ
derler
يَا
eyvah bize
لَيْتَنَٓا
keşke
اَطَعْنَا
ita'at etseydik
اللّٰهَ
Allah'a
وَاَطَعْنَا
ve ita'at etseydik
الرَّسُولَا
elçiye
وَقَالُوا
ve dediler ki
رَبَّنَٓا
rabbimiz
اِنَّٓا
biz
اَطَعْنَا
uyduk
سَادَتَنَا
beylerimize
وَكُـبَرَٓاءَنَا
ve büyüklerimize
فَاَضَلُّونَا
bizi saptırdılar
السَّب۪يلَا
yoldan
رَبَّنَٓا
rabbimiz
اٰتِهِمْ
onlara ver
ضِعْفَيْنِ
iki kat
مِنَ الْعَذَابِ
azab
وَالْعَنْهُمْ
ve onlara la'net eyle
لَعْناً
bir la'netle
كَب۪يراً۟
büyük
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَكُونُوا
olmayın
كَالَّذ۪ينَ
kimseler gibi
اٰذَوْا
eziyet eden
مُوسٰى
Musa'ya
فَبَرَّاَهُ
onu beraat ettirdi
اللّٰهُ
Allah
مِمَّا قَالُواۜ
onların dediklerinden
وَكَانَ
idi
عِنْدَ
yanında
اللّٰهِ
Allah
وَج۪يهاً
itibarlı
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
اتَّقُوا
korkun
اللّٰهَ
Allah'tan
وَقُولُوا
ve söyleyin
قَوْلاً
söz
سَد۪يداًۙ
doğru
يُصْلِحْ
düzeltsin
لَكُمْ
sizin
اَعْمَالَكُمْ
işlerinizi
وَيَغْفِرْ
ve bağışlasın
لَكُمْ
sizin
ذُنُوبَكُمْۜ
günahlarınızı
وَمَنْ
kim
يُطِـعِ
ita'at ederse
اللّٰهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُ
ve Resulüne
فَقَدْ فَازَ
ermiş olur
فَوْزاً
bir başarıya
عَظ۪يماً
büyük
اِنَّا
biz
عَرَضْنَا
sunduk
الْاَمَانَةَ
emaneti
عَلَى السَّمٰوَاتِ
göklere
وَالْاَرْضِ
ve yere
وَالْجِبَالِ
ve dağlara
فَاَبَيْنَ
kaçındılar
اَنْ يَحْمِلْنَهَا
onu yüklenmekten
وَاَشْفَقْنَ
ve korktular
مِنْهَا
ondan
وَحَمَلَهَا
onu yüklendi
الْاِنْسَانُۜ
insan
اِنَّهُ
doğrusu o
كَانَ ظَلُوماً
çok zalim
جَهُولاًۙ
çok cahildir
لِيُعَذِّبَ
azab etsin
اللّٰهُ
Allah
الْمُنَافِق۪ينَ
iki yüzlü erkeklere
وَالْمُنَافِقَاتِ
ve iki yüzlü kadınlara
وَالْمُشْرِك۪ينَ
ve ortak koşan erkeklere
وَالْمُشْرِكَاتِ
ve ortak koşan kadınlara
وَيَتُوبَ
ve bağışlasın
اللّٰهُ
Allah
عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ
inanan erkekleri
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
ve inanan kadınları
وَكَانَ اللّٰهُ
Allah
غَفُوراً
çok bağışlayan
رَح۪يماً
çok esirgeyendir


٤٢٦ - 426

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.