6 Ağustos 2020 - 16 Zi'l-Hicce 1441 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

KÖKLER
854 ( ع ل م ) Mealleriyle Birlikte Gör
Tweetle
Fâtiha / 2
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
Alemlerin
of the universe
İsim
Bakara / 13
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilenlerden
they know
Fiil + Zamir
Bakara / 22
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bile bile
[you] know
Fiil + Zamir
Bakara / 26
فَيَعْلَمُونَ
: fe-ya’lemûne
bilirler
[thus] they will know
Sonuç Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 29
عَل۪يمٌ۟
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Bakara / 30
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirim
[I] know
Fiil
Bakara / 30
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
siz biliyor
you know
Fiil + Zamir
Bakara / 31
وَعَلَّمَ
: ve ’alleme
ve öğretti
And He taught
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Bakara / 32
عِلْمَ
: ‘ilme
bilgimiz
knowledge
İsim
Bakara / 32
عَلَّمْتَنَاۜ
: ‘allemtenâ
bize öğrettiğin
You have taught us
Fiil + Zamir + Zamir
Bakara / 32
الْعَل۪يمُ
: l’alîmu
bilensin
(are) the All-Knowing
İsim
Bakara / 33
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirim
[I] know
Fiil
Bakara / 33
وَاَعْلَمُ
: ve a’lemu
ve bilirim
and I know
Bağlaç + Fiil
Bakara / 42
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bildiğiniz halde
[you] know
Fiil + Zamir
Bakara / 47
الْعَالَم۪ينَ
: l’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Bakara / 60
عَلِمَ
: ‘alime
bilmişti
knew
Fiil
Bakara / 65
عَلِمْتُمُ
: ‘alimtumu
bilmişsinizdir
you knew
Fiil + Zamir
Bakara / 75
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bildikleri halde
know
Fiil + Zamir
Bakara / 77
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmiyorlar mı ki?
they know
Fiil + Zamir
Bakara / 77
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Bakara / 78
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Bakara / 80
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Bakara / 95
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
İsim
Bakara / 101
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlarmış
know
Fiil + Zamir
Bakara / 102
يُعَلِّمُونَ
: yu’allimûne
öğreterek
they teach
Fiil + Zamir
Bakara / 102
يُعَلِّمَانِ
: yu’allimâni
onlar öğretmezlerdi
they both teach
Fiil + Zamir
Bakara / 102
فَيَتَعَلَّمُونَ
: feyete’allemûne
fakat öğreniyorlardı
But they learn
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 102
وَيَتَعَلَّمُونَ
: ve yete’allemûne
onlar öğreniyorlardı
And they learn
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 102
عَلِمُوا
: ‘alimû
gayet iyi biliyorlardı ki
they knew
Fiil + Zamir
Bakara / 102
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
(bunu) bilselerdi!
(to) know
Fiil + Zamir
Bakara / 103
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilseler
(to) know
Fiil + Zamir
Bakara / 106
تَعْلَمْ
: ta’lem
bilmez misin?
you know
Fiil
Bakara / 107
تَعْلَمْ
: ta’lem
bilmez misin?
you know
Fiil
Bakara / 113
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmeyen(ler)
know
Fiil + Zamir
Bakara / 115
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
(her şeyi) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 118
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmeyen(ler)
know
Fiil + Zamir
Bakara / 120
الْعِلْمِۙ
: l’ilmi
ilim-
the knowledge
İsim
Bakara / 122
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Bakara / 127
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilensin
the All-Knowing
Sıfat
Bakara / 129
وَيُعَلِّمُهُمُ
: ve yu’allimuhumu
ve onlara öğretecek
and will teach them
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 131
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Bakara / 137
الْعَل۪يمُۜ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knowing
Sıfat
Bakara / 140
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilirsiniz
better knowing
İsim
Bakara / 143
لِنَعْلَمَ
: li-na’leme
bilmek için
that We make evident
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Bakara / 144
لَيَعْلَمُونَ
: le-ya’lemûne
elbette bilirler
surely know
Lâm-ı Te'kid + Fiil + Zamir
Bakara / 145
الْعِلْمِۙ
: l’ilmi
ilim-
the knowledge
İsim
Bakara / 146
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bildikleri (halde)
know
Fiil + Zamir
Bakara / 151
وَيُعَلِّمُكُمُ
: ve yu’allimukumu
ve size öğreten
and teaches you
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 151
وَيُعَلِّمُكُمْ
: ve yu’allimukum
ve size öğreten
and teaches you
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 151
تَعْلَمُونَۜ
: ta’lemûn(e)
bilmiyor
knowing
Fiil + Zamir
Bakara / 158
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
(yaptığını) bilir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 169
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Bakara / 181
عَل۪يمٌۜ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 184
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilirseniz
know
Fiil + Zamir
Bakara / 187
عَلِمَ
: ‘alima
bildi
Knows
Fiil
Bakara / 188
تَعْلَمُونَ۟
: ta’lemûn(e)
bildiğiniz halde
know
Fiil + Zamir
Bakara / 194
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 196
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 197
مَعْلُومَاتٌۚ
: ma’lûmât(un)
bilinen
well known
Sıfat
Bakara / 197
يَعْلَمْهُ
: ya’lemhu
onu bilir
knows it
Fiil + Zamir
Bakara / 203
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 209
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
Sonuç Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 215
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Aware
İsim
Bakara / 216
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Bakara / 216
تَعْلَمُونَ۟
: ta’lemûn(e)
bilmezsiniz
know
Fiil + Zamir
Bakara / 220
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Bakara / 223
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 224
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 227
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 230
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
who know
Fiil + Zamir
Bakara / 231
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 231
عَل۪يمٌ۟
: ‘alîm(un)
bilir
All-Knower
İsim
Bakara / 232
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Bakara / 232
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmezsiniz
know
Fiil + Zamir
Bakara / 233
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 235
عَلِمَ
: ‘alima
bilir
Knows
Fiil
Bakara / 235
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 235
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Bakara / 235
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve yine bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 239
عَلَّمَكُمْ
: ‘allemekum
size öğrettiği
He (has) taught you
Fiil + Zamir
Bakara / 239
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
biliyor
knowing
Fiil + Zamir
Bakara / 244
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 244
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 246
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Bakara / 247
الْعِلْمِ
: l’ilmi
bilgisinin
[the] knowledge
İsim
Bakara / 247
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
(O herşeyi) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 251
وَعَلَّمَهُ
: ve ’allemehu
ve ona öğretti
and taught him
Bağlaç + Fiil + Zamir
Bakara / 251
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
bütün alemlere
the worlds
İsim
Bakara / 255
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Bakara / 255
عِلْمِه۪ٓ
: ‘ilmihi
O\nun ilmi-
His Knowledge
İsim + Zamir
Bakara / 256
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 259
اَعْلَمُ
: a’lemu
biliyorum ki
I know
Fiil
Bakara / 260
وَاعْلَمْ
: va’lem
bil ki
And know
Bağlaç + Fiil
Bakara / 261
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
(O) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 267
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
bilin ki
and know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 268
عَل۪يمٌۚ
: ‘alîm(un)
(O) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Bakara / 270
يَعْلَمُهُۜ
: ya’lemuh(u)
onu bilir
knows it
Fiil + Zamir
Bakara / 273
عَل۪يمٌ۟
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
İsim
Bakara / 280
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilirseniz
know
Fiil + Zamir
Bakara / 282
عَلَّمَهُ
: ‘allemehu
kendisine öğrettiği
(has) taught him
Fiil + Zamir
Bakara / 282
وَيُعَلِّمُكُمُ
: veyu’allimukumu
ve size öğretiyor
And teaches
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Bakara / 282
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
İsim
Bakara / 283
عَل۪يمٌ۟
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
İsim
Âl-i İmrân / 7
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez
knows
Fiil
Âl-i İmrân / 7
الْعِلْمِ
: l’ilmi
ilimde
[the] knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 18
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
ilim
(of) [the] knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 19
الْعِلْمُ
: l-’ilmu
ilim
[the] knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 29
يَعْلَمْهُ
: ya’lemhu
onu bilir
knows it
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 29
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
And He knows
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 33
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Âl-i İmrân / 34
عَل۪يمٌۚ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Âl-i İmrân / 35
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilensin
the All-Knowing
Sıfat
Âl-i İmrân / 36
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirken
knows better
İsim
Âl-i İmrân / 42
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
dünyaların
(of) the worlds
İsim
Âl-i İmrân / 48
وَيُعَلِّمُهُ
: ve yu’allimuhu
ve ona öğretecektir
And He will teach him
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 61
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
ilim-
the knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 63
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Âl-i İmrân / 66
عِلْمٌ
: ‘ilmun
biraz bilginiz
(have some) knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 66
عِلْمٌۜ
: ‘ilm(un)
bilginiz
(any) knowledge
İsim
Âl-i İmrân / 66
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Âl-i İmrân / 66
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmezsiniz
know
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 71
تَعْلَمُونَ۟
: ta’lemûn(e)
bildiğiniz halde
know
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 73
عَل۪يمٌۚ
: ‘alîm(un)
(O her şeyi) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Âl-i İmrân / 75
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bile bile
know
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 78
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bile bile
know
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 79
تُعَلِّمُونَ
: tu’allimûne
okuyor
teaching
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 92
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Âl-i İmrân / 96
لِلْعَالَم۪ينَۚ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
Âl-i İmrân / 97
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
bütün alemler-
the universe
İsim
Âl-i İmrân / 108
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Âl-i İmrân / 115
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilmektedir
(is) All-Knowing
İsim
Âl-i İmrân / 119
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Âl-i İmrân / 121
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilendi
All-Knowing
Sıfat
Âl-i İmrân / 135
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bile bile
know
Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 140
وَلِيَعْلَمَ
: ve liya’lema
(bu) bilmesi içindir
[and] so that makes evident
Zâid Harf + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 142
يَعْلَمِ
: ya’lemi
bilmeden
made evident
Fiil
Âl-i İmrân / 142
وَيَعْلَمَ
: ve ya’leme
(sınayıp) bilmeden
and made evident
Hâliye Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 154
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Aware
İsim
Âl-i İmrân / 164
وَيُعَلِّمُهُمُ
: ve yu’allimuhumu
ve kendilerine öğreten
and teaching them
Bağlaç + Fiil + Zamir
Âl-i İmrân / 166
وَلِيَعْلَمَ
: ve liya’leme
ve bilmesi içindir
and that He (might) make evident
İsti'nafiye Edatı + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 167
وَلِيَعْلَمَ
: ve liya’leme
ve bilmesi içindir
And that He (might) make evident
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Âl-i İmrân / 167
نَعْلَمُ
: na’lemu
bilseydik
we knew
Fiil
Âl-i İmrân / 167
اَعْلَمُ
: a’lemu
çok iyi bilmektedir
(is) Most Knowing
İsim
Nisâ / 11
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 12
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
İsim
Nisâ / 17
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 24
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 25
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
İsim
Nisâ / 26
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
İsim
Nisâ / 32
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
bilendir
All-Knower
İsim
Nisâ / 35
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
(herşeyi) bilendir
All-Knower
İsim
Nisâ / 39
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
biliyor
All-Knower
İsim
Nisâ / 43
تَعْلَمُوا
: ta’lemû
bilesiniz
you know
Fiil + Zamir
Nisâ / 45
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows better
İsim
Nisâ / 63
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nisâ / 70
عَل۪يمًا۟
: ‘alîmâ(n)
bilen olarak
(as) All-Knower
İsim
Nisâ / 83
لَعَلِمَهُ
: le’alimehu
bilirlerdi
surely would have known it
Lâm-ı Te'kid + Fiil + Zamir
Nisâ / 92
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 104
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 111
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 113
وَعَلَّمَكَ
: ve ’allemeke
ve sana öğretti
and taught you
Bağlaç + Fiil + Zamir
Nisâ / 113
تَعْلَمُۜ
: ta’lem(u)
biliyor
know
Fiil
Nisâ / 127
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
bilir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 147
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
(herşeyi) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Nisâ / 148
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Nisâ / 157
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgileri
(any) knowledge
İsim
Nisâ / 162
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
ilimde
the knowledge
İsim
Nisâ / 166
بِعِلْمِه۪ۚ
: bi’ilmih(i)
kendi bilgisiyle
with His Knowledge
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Nisâ / 170
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knowing
İsim
Nisâ / 176
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
İsim
Mâide / 4
عَلَّمْتُمْ
: ‘allemtum
yetiştirdiğiniz
you have taught
Fiil + Zamir
Mâide / 4
تُعَلِّمُونَهُنَّ
: tu’allimûnehunne
öğreterek
you teach them
Fiil + Zamir + Zamir
Mâide / 4
عَلَّمَكُمُ
: ‘allemekumu
size öğrettiğinden
has taught you
Fiil + Zamir
Mâide / 7
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
İsim
Mâide / 20
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
dünyalarda
the worlds
İsim
Mâide / 28
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Mâide / 34
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Mâide / 40
تَعْلَمْ
: ta’lem
bilmez misin ki
you know
Fiil
Mâide / 49
فَاعْلَمْ
: fa’lem
bil ki
then know that
Sonuç Edatı + Fiil
Mâide / 54
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Mâide / 61
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
İsim
Mâide / 76
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knowing
Sıfat
Mâide / 92
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
Sonuç Edatı + Fiil + Zamir
Mâide / 94
لِيَعْلَمَ
: li-ya’lema
bilmek için
that may make evident
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Mâide / 97
لِتَعْلَمُٓوا
: li-ta’lemû
anlayasınız diye
so that you may know
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Mâide / 97
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bildiğini
knows
Fiil
Mâide / 97
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bildiğini
(is) All-Knowing
İsim
Mâide / 98
اِعْلَمُٓوا
: i’lemû
iyi bilin ki
Know
Fiil + Zamir
Mâide / 99
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Mâide / 104
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmeyen
knowing
Fiil + Zamir
Mâide / 109
عِلْمَ
: ‘ilme
bilgimiz yok
knowledge
İsim
Mâide / 109
عَلَّامُ
: ‘allâmu
bilen
(are the) Knower
İsim
Mâide / 110
عَلَّمْتُكَ
: ‘allemtuke
sana öğrettim
I taught you
Fiil + Zamir + Zamir
Mâide / 113
وَنَعْلَمَ
: ve na’leme
ve bilmeyi
and we know
Bağlaç + Fiil
Mâide / 115
الْعَالَم۪ينَ۟
: l-’âlemîn(e)
dünyalarda
the worlds
İsim
Mâide / 116
عَلِمْتَهُۜ
: ‘alimteh(u)
sen bunu bilirdin
You would have known it
Fiil + Zamir + Zamir
Mâide / 116
تَعْلَمُ
: ta’lemu
sen bilirsin
You know
Fiil
Mâide / 116
اَعْلَمُ
: a’lemu
ben bilmem
I know
Fiil
Mâide / 116
عَلَّامُ
: ‘allâmu
bilen
(are) All-Knower
İsim
En’âm / 3
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
En’âm / 3
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and He knows
Bağlaç + Fiil
En’âm / 13
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
En’âm / 33
نَعْلَمُ
: na’lemu
biliyoruz
We know
Fiil
En’âm / 37
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
En’âm / 45
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
En’âm / 50
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilmem
(that) I know
Fiil
En’âm / 53
بِاَعْلَمَ
: bi-a’leme
daha iyi bilen
most knowing
Harf-i Cer + İsim
En’âm / 58
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
İsim
En’âm / 59
يَعْلَمُهَٓا
: ya’lemuhâ
onları bilmez
knows them
Fiil + Zamir
En’âm / 59
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve (O) bilir
And He knows
Bağlaç + Fiil
En’âm / 59
يَعْلَمُهَا
: ya’lemuhâ
onun bilgisi
He knows it
Fiil + Zamir
En’âm / 60
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and He knows
Bağlaç + Fiil
En’âm / 67
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilirsiniz
you will know
Fiil + Zamir
En’âm / 71
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
En’âm / 73
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilendir
(He is) All-Knower
İsim
En’âm / 80
عِلْمًاۜ
: ‘ilmâ(en)
bilgice
(in) knowledge
İsim
En’âm / 81
تَعْلَمُونَۢ
: ta’lemûn(e)
biliyor
know
Fiil + Zamir
En’âm / 83
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
En’âm / 86
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
En’âm / 90
لِلْعَالَم۪ينَ۟
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
En’âm / 91
وَعُلِّمْتُمْ
: ve ’ullimtum
ve size öğretildiği
And you were taught
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
En’âm / 91
تَعْلَمُٓوا
: ta’lemû
bilmediği
knew
Fiil + Zamir
En’âm / 96
الْعَل۪يمِ
: l-’alîm(i)
bilen(Allah)ın
the All-Knowing
Sıfat
En’âm / 97
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
(who) know
Fiil + Zamir
En’âm / 100
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilmeden
knowledge
İsim
En’âm / 101
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
İsim
En’âm / 105
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
who know
Fiil + Zamir
En’âm / 108
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilmeyerek
knowledge
İsim
En’âm / 114
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilirler
they know
Fiil + Zamir
En’âm / 115
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
En’âm / 117
اَعْلَمُ
: a’lemu
çok iyi bilir
knows best
İsim
En’âm / 117
اَعْلَمُ
: a’lemu
çok iyi bilir
(is) most knowing
İsim
En’âm / 119
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bir bilgileri
knowledge
İsim
En’âm / 119
اَعْلَمُ
: a’lemu
çok iyi bilir
(is) most knowing
İsim
En’âm / 124
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
İsim
En’âm / 128
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
En’âm / 135
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûne
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
En’âm / 139
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
En’âm / 140
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgisizlik yüzünden
knowledge
İsim
En’âm / 143
بِعِلْمٍ
: bi’ilmin
bilgi ile
with knowledge
Harf-i Cer + İsim
En’âm / 144
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilgisi
knowledge
İsim
En’âm / 148
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bir bilgi
any knowledge
İsim
En’âm / 162
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 7
بِعِلْمٍ
: bi’ilm(in)
bilgi ile
with knowledge
Harf-i Cer + İsim
A’râf / 28
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
A’râf / 32
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
who know
Fiil + Zamir
A’râf / 33
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
A’râf / 38
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
siz bilmezsiniz
you know
Fiil + Zamir
A’râf / 52
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgiye
knowledge
İsim
A’râf / 54
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
Âlemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 61
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 62
وَاَعْلَمُ
: ve a’lemu
ve biliyorum
and I know
İsti'nafiye Edatı + Fiil
A’râf / 62
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
sizin bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
A’râf / 67
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 75
اَتَعْلَمُونَ
: e-ta’lemûne
siz biliyor musunuz?
Do you know
Soru Eki + Fiil + Zamir
A’râf / 80
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
dünyalarda
the worlds
İsim
A’râf / 89
عِلْمًاۜ
: ‘ilmâ(en)
bilgice
(in) knowledge
İsim
A’râf / 104
الْعَالَم۪ينَۚ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 109
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
çok bilgili
learned
Sıfat
A’râf / 112
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
bilgili
learned
Sıfat
A’râf / 121
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
A’râf / 123
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
A’râf / 131
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
A’râf / 140
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
A’râf / 160
عَلِمَ
: ‘alime
bildi
knew
Fiil
A’râf / 182
يَعْلَمُونَۚ
: ya’lemûn(e)
bilmeyecekleri
they know
Fiil + Zamir
A’râf / 187
عِلْمُهَا
: ‘ilmuhâ
onun bilgisi
its knowledge
İsim + Zamir
A’râf / 187
عِلْمُهَا
: ‘ilmuhâ
onun bilgisi
its knowledge
İsim + Zamir
A’râf / 187
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
A’râf / 188
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilseydim
know
Fiil
A’râf / 200
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Enfâl / 17
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Enfâl / 23
عَلِمَ
: ‘alima
bilseydi
(had) known
Fiil
Enfâl / 24
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Enfâl / 25
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Enfâl / 27
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bildiğiniz halde
know
Fiil + Zamir
Enfâl / 28
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Enfâl / 34
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Enfâl / 40
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
Sonuç Edatı + Fiil + Zamir
Enfâl / 41
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Enfâl / 42
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Enfâl / 43
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
İsim
Enfâl / 53
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knowing
Sıfat
Enfâl / 60
تَعْلَمُونَهُمْۚ
: ta’lemûnehumu
sizin bilmediğiniz
(do) you know them
Fiil + Zamir + Zamir
Enfâl / 60
يَعْلَمُهُمْۜ
: ya’lemuhum
bildiği
knows them
Fiil + Zamir
Enfâl / 61
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Enfâl / 66
وَعَلِمَ
: ve ’alime
ve bildi
and He knows
Bağlaç + Fiil
Enfâl / 70
يَعْلَمِ
: ya’lemi
bilirse
knows
Fiil
Enfâl / 71
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Enfâl / 75
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
İsim
Tevbe / 2
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
but know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Tevbe / 3
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Tevbe / 6
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmez
(who) do not know
Fiil + Zamir
Tevbe / 11
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
(who) know
Fiil + Zamir
Tevbe / 15
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 16
يَعْلَمِ
: ya’lemi
bilmeden
Allah made evident
Fiil
Tevbe / 28
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 36
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Tevbe / 41
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
biliyor
know
Fiil + Zamir
Tevbe / 42
يَعْلَمُ
: ya’lemu
biliyor
knows
Fiil
Tevbe / 43
وَتَعْلَمَ
: ve ta’leme
ve öğreninceye
and you knew
Bağlaç + Fiil
Tevbe / 44
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 47
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 60
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
Sıfat
Tevbe / 63
يَعْلَمُٓوا
: ya’lemû
bilmediler mi ki
they know
Fiil + Zamir
Tevbe / 78
يَعْلَمُٓوا
: ya’lemû
bilmediler mi ki
they know
Fiil + Zamir
Tevbe / 78
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Tevbe / 78
عَلَّامُ
: ‘allâmu
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 93
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Tevbe / 94
عَالِمِ
: ‘âlimi
bilene
(the) Knower
İsim
Tevbe / 97
يَعْلَمُوا
: ya’lemû
tanımamaya
they know
Fiil + Zamir
Tevbe / 97
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 98
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Tevbe / 101
تَعْلَمُهُمْۜ
: ta’lemuhum
sen onları bilmezsin
you know them
Fiil + Zamir
Tevbe / 101
نَعْلَمُهُمْۜ
: na’lemuhum
onları biliriz
[We] know them
Fiil + Zamir
Tevbe / 103
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Tevbe / 104
يَعْلَمُٓوا
: ya’lemû
bilmediler mi ki
they know
Fiil + Zamir
Tevbe / 105
عَالِمِ
: ‘âlimi
bilene
(the) Knower
İsim
Tevbe / 106
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 110
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 115
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Tevbe / 123
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Yûnus / 5
لِتَعْلَمُوا
: li-ta’lemû
bilmeniz için
that you may know
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Yûnus / 5
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
(who) know
Fiil + Zamir
Yûnus / 10
الْعَالَم۪ينَ۟
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Yûnus / 18
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmediği
he knows
Fiil
Yûnus / 36
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilmektedir
(is) All-Knower
Sıfat
Yûnus / 37
الْعَالَم۪ينَ۠
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Yûnus / 39
بِعِلْمِه۪
: bi’ilmihi
ilmini
(of) its knowledge
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Yûnus / 40
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) All-Knower
Sıfat
Yûnus / 55
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Yûnus / 65
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Yûnus / 68
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Yûnus / 79
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
bilgin
learned
Sıfat
Yûnus / 89
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmeyen(lerin)
know
Fiil + Zamir
Yûnus / 93
الْعِلْمُۜ
: l-’ilm(u)
ilim
the knowledge
İsim
Hûd / 5
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Hûd / 5
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Hûd / 6
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve O bilir
And He knows
Bağlaç + Fiil
Hûd / 14
فَاعْلَمُٓوا
: fa’lemû
bilin ki
then know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Hûd / 14
بِعِلْمِ
: bi’ilmi
ilmiyle
with the knowledge of Allah
Harf-i Cer + İsim
Hûd / 31
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilmiyorum
I know
Fiil
Hûd / 31
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Hûd / 39
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûne
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Hûd / 46
عِلْمٌۜ
: ‘ilm(un)
bilgin
any knowledge
İsim
Hûd / 47
عِلْمٌۜ
: ‘ilm(un)
bilgim
knowledge
İsim
Hûd / 49
تَعْلَمُهَٓا
: ta’lemuhâ
onu biliyor
knowing it
Fiil + Zamir
Hûd / 79
عَلِمْتَ
: ‘alimte
sen bilirsin ki
you know
Fiil + Zamir
Hûd / 79
لَتَعْلَمُ
: leta’lemu
iyi bilirsin
surely know
Lâm-ı Te'kid + Fiil
Hûd / 93
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûne
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 6
وَيُعَلِّمُكَ
: ve yu’allimuke
ve sana öğretecektir
and will teach you
Bağlaç + Fiil + Zamir
Yûsuf / 6
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Yûsuf / 19
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
biliyordu
(is) All-Knower
Sıfat
Yûsuf / 21
وَلِنُعَلِّمَهُ
: ve linu’allimehu
ve ona öğrettik
that We might teach him
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Yûsuf / 21
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 22
وَعِلْمًاۜ
: ve ’ilmâ(en)
ve ilim
and knowledge
Bağlaç + İsim
Yûsuf / 34
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Yûsuf / 37
عَلَّمَن۪ي
: ‘allemenî
bana öğrettiği
has taught me
Fiil + Zamir
Yûsuf / 40
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 44
بِعَالِم۪ينَ
: bi-’âlimîn(e)
bilen(kişi)ler
learned
Harf-i Cer + İsim
Yûsuf / 46
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilirler
know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 50
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
biliyor
(is) All-Knower
Sıfat
Yûsuf / 51
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
biz bilmiyoruz
we know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 52
لِيَعْلَمَ
: li-ya’leme
bilmesi içindir
he may know
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Yûsuf / 55
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
iyi bilirim
knowing
Sıfat
Yûsuf / 68
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgi
(of) knowledge
İsim
Yûsuf / 68
عَلَّمْنَاهُ
: ‘allemnâhu
ona öğrettiğimizden
We had taught him
Fiil + Zamir + Zamir
Yûsuf / 68
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 73
عَلِمْتُمْ
: ‘alimtum
siz de bilmişsinizdir ki
you know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 76
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgi
(of) knowledge
İsim
Yûsuf / 76
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
daha bir bilen
(is) the All-Knower
Sıfat
Yûsuf / 77
اَعْلَمُ
: a’lemu
çok iyi biliyor
knows best
Sıfat
Yûsuf / 80
تَعْلَمُٓوا
: ta’lemû
bilmiyor musunuz?
you know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 81
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
bildiğimiz
we knew
Fiil + Zamir
Yûsuf / 83
الْعَل۪يمُ
: l-’alîmu
bilendir
(is) the All-Knower
İsim
Yûsuf / 86
وَاَعْلَمُ
: ve a’lemu
ve bilirim
and I know
Bağlaç + Fiil
Yûsuf / 86
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
sizin bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 89
عَلِمْتُمْ
: ‘alimtum
bildiniz
you know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 96
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirim
[I] know
Fiil
Yûsuf / 96
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
sizin bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Yûsuf / 100
الْعَل۪يمُ
: l-’alîmu
bilendir
(is) the All-Knower
İsim
Yûsuf / 101
وَعَلَّمْتَن۪ي
: ve ’allemtenî
ve bana öğrettin
and taught me
Bağlaç + Fiil + Zamir + Zamir
Yûsuf / 104
لِلْعَالَم۪ينَ۟
: lil-’âlemîn(e)
bütün alemler için
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Ra’d / 8
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Ra’d / 9
عَالِمُ
: ‘âlimu
(O) bilendir
Knower
İsim
Ra’d / 19
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilen
knows
Fiil
Ra’d / 33
يَعْلَمُ
: ya’lemu
(Allah\ın) bilmediği
He knows
Fiil
Ra’d / 37
الْعِلْمِۙ
: l-’ilmi
ilim-
the knowledge
İsim
Ra’d / 42
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Ra’d / 42
وَسَيَعْلَمُ
: ve seya’lemu
ve bileceklerdir
and will know
Bağlaç + Gelecek Zaman Eki + Fiil
Ra’d / 43
عِلْمُ
: ‘ilmu
bilgisi
knowledge
İsim
İbrahim / 9
يَعْلَمُهُمْ
: ya’lemuhum
onları kimse bilmez
knows them
Fiil + Zamir
İbrahim / 38
تَعْلَمُ
: ta’lemu
bilirsin
You know
Fiil
İbrahim / 52
وَلِيَعْلَمُٓوا
: ve li-ya’lemû
ve bilsinler diye
and that they may know
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Hicr / 3
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will come to know
Fiil + Zamir
Hicr / 4
مَعْلُومٌ
: ma’lûm(un)
bilinen
known
İsim
Hicr / 21
مَعْلُومٍ
: ma’lûm(in)
bilinen
known
İsim
Hicr / 24
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
biliriz
We know
Fiil + Zamir
Hicr / 24
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
biliriz
We know
Fiil + Zamir
Hicr / 25
عَل۪يمٌ۟
: ‘alîm(un)
Bilendir
All-Knowing
Sıfat
Hicr / 38
الْمَعْلُومِ
: l-ma’lûm(i)
bilinen
well-known
İsim
Hicr / 53
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
bilgin
learned
Sıfat
Hicr / 70
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler-
the world
İsim
Hicr / 86
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Hicr / 96
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will come to know
Fiil + Zamir
Hicr / 97
نَعْلَمُ
: na’lemu
biliyoruz (ki)
We know
Fiil
Nahl / 8
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
sizin bilmediklerinizi
you know
Fiil + Zamir
Nahl / 16
وَعَلَامَاتٍۜ
: ve ’alâmât(in)
ve (nice) işaretler
And landmarks
Bağlaç + İsim
Nahl / 19
يَعْلَمُ
: ya’lemu
her şeyi bilir
knows
Fiil
Nahl / 23
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nahl / 25
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilgisizce
knowledge
İsim
Nahl / 27
الْعِلْمَ
: l-’ilme
ilim
the knowledge
İsim
Nahl / 28
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
biliyor
(is) All-Knower
Sıfat
Nahl / 38
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Nahl / 39
وَلِيَعْلَمَ
: ve li-ya’leme
ve bilsinler (diye)
and that may know
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Nahl / 41
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bilselerdi
know
Fiil + Zamir
Nahl / 43
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûn(e)
bilmiyorsanız
know
Fiil + Zamir
Nahl / 55
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Nahl / 56
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilmedikleri
they know
Fiil + Zamir
Nahl / 70
يَعْلَمَ
: ya’leme
hiçbir şeyi bilmez olsun
he will know
Fiil
Nahl / 70
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgiden
knowledge
İsim
Nahl / 70
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
Sıfat
Nahl / 74
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nahl / 74
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmezsiniz
know
Fiil + Zamir
Nahl / 75
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Nahl / 78
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûne
bilmezken
knowing
Fiil + Zamir
Nahl / 91
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nahl / 95
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilirseniz
know
Fiil + Zamir
Nahl / 101
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirken
(is) most knowing
Sıfat
Nahl / 101
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Nahl / 103
نَعْلَمُ
: na’lemu
biliyoruz
We know
Fiil
Nahl / 103
يُعَلِّمُهُ
: yu’allimuhu
ona öğretiyor
teaches him
Fiil + Zamir
Nahl / 125
اَعْلَمُ
: a’lemu
en iyi bilen
(is) most knowing
İsim
Nahl / 125
اَعْلَمُ
: a’lemu
(en iyi) bilendir
(is) most knowing
İsim
İsrâ / 12
وَلِتَعْلَمُوا
: ve lita’lemû
ve bilmeniz için
and that you may know
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
İsrâ / 25
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
Sıfat
İsrâ / 36
عِلْمٌۜ
: ‘ilm(un)
bilgin
any knowledge
İsim
İsrâ / 47
اَعْلَمُ
: a’lemu
gayet iyi biliyoruz
know best
İsim
İsrâ / 54
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
Sıfat
İsrâ / 55
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
Sıfat
İsrâ / 84
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
Sıfat
İsrâ / 85
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
ilim-
the knowledge
İsim
İsrâ / 102
عَلِمْتَ
: ‘alimte
sen biliyorsun ki
you have known
Fiil + Zamir
İsrâ / 107
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Kehf / 5
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgisi
knowledge
İsim
Kehf / 12
لِنَعْلَمَ
: li-na’leme
bilmek için
that We make evident
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Kehf / 19
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Kehf / 21
لِيَعْلَمُٓوا
: li-ya’lemû
bilsinler diye
that they might know
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Kehf / 21
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Kehf / 22
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Kehf / 22
يَعْلَمُهُمْ
: ya’lemuhum
onları bilen
knows them
Fiil + Zamir
Kehf / 26
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Kehf / 65
وَعَلَّمْنَاهُ
: ve ’allemnâhu
ve ona öğretmiştik
and We had taught him
Bağlaç + Fiil + Zamir + Zamir
Kehf / 65
عِلْمًا
: ‘ilmâ(n)
bir ilim
a knowledge
İsim
Kehf / 66
تُعَلِّمَنِ
: tu’allimeni
bana da öğretmen için
you teach me
Fiil + Zamir
Kehf / 66
عُلِّمْتَ
: ‘ullimte
sana öğretilen
you have been taught
Fiil + Zamir
Meryem / 43
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
bir bilgi
the knowledge
İsim
Meryem / 65
تَعْلَمُ
: ta’lemu
biliyor-
you know
Fiil
Meryem / 70
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi biliriz
know best
İsim
Meryem / 75
فَسَيَعْلَمُونَ
: fe-seya’lemûne
bileceklerdir
then they will know
İsti'nafiye Edatı + Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Tâ-Hâ / 7
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Tâ-Hâ / 52
عِلْمُهَا
: ‘ilmuhâ
onların bilgisi
Its knowledge
İsim + Zamir
Tâ-Hâ / 71
عَلَّمَكُمُ
: ‘allemekumu
size öğreten
taught you
Fiil + Zamir
Tâ-Hâ / 71
وَلَتَعْلَمُنَّ
: ve leta’lemunne
ve bileceksiniz
and surely you will know
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Tâ-Hâ / 98
عِلْمًا
: ‘ilmâ(n)
O\nun bilgisi
(in) knowledge
İsim
Tâ-Hâ / 104
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi biliriz
know best
İsim
Tâ-Hâ / 110
يَعْلَمُ
: ya’lemu
O bilir
He knows
Fiil
Tâ-Hâ / 110
عِلْمًا
: ‘ilmâ(n)
bilgice
(in) knowledge
İsim
Tâ-Hâ / 114
عِلْمًا
: ‘ilmâ(n)
ilmimi
(in) knowledge
İsim
Tâ-Hâ / 135
فَسَتَعْلَمُونَ
: fe-seta’lemûne
bileceksiniz
Then you will know
İsti'nafiye Edatı + Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Enbiyâ / 4
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Enbiyâ / 4
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Enbiyâ / 7
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmiyor
know
Fiil + Zamir
Enbiyâ / 24
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûne
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Enbiyâ / 28
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Enbiyâ / 39
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bir bilselerdi
knew
Fiil
Enbiyâ / 51
عَالِم۪ينَۚ
: ‘âlimîn(e)
biliyor
Well-Knowing
İsim
Enbiyâ / 65
عَلِمْتَ
: ‘alimte
bilirsin ki
you know
Fiil + Zamir
Enbiyâ / 71
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
Enbiyâ / 74
وَعِلْمًا
: ve ’ilmen
ve ilim
and knowledge
Bağlaç + İsim
Enbiyâ / 79
وَعِلْمًاۘ
: ve ’ilmâ(en)
ve bilgi
and knowledge
Bağlaç + İsim
Enbiyâ / 80
وَعَلَّمْنَاهُ
: ve ’allemnâhu
ve ona öğretmiştik
And We taught him
Bağlaç + Fiil + Zamir + Zamir
Enbiyâ / 81
عَالِم۪ينَ
: ‘âlimîn(e)
biliriz
Knowers
İsim
Enbiyâ / 91
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
Enbiyâ / 107
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemler için
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
Enbiyâ / 110
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Enbiyâ / 110
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and He knows
Bağlaç + Fiil
Hac / 3
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgisi
knowledge
İsim
Hac / 5
يَعْلَمَ
: ya’leme
bilmez
he knows
Fiil
Hac / 5
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilen kimse iken
having known
İsim
Hac / 8
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgisi
any knowledge
İsim
Hac / 28
مَعْلُومَاتٍ
: ma’lûmâtin
belirli
known
Sıfat
Hac / 52
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
\alim(bilen)dir
(is) All-Knower
Sıfat
Hac / 54
وَلِيَعْلَمَ
: ve liya’leme
ve bilsinler diye
And that may know
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Hac / 54
الْعِلْمَ
: l-’ilme
ilim
the knowledge
İsim
Hac / 59
لَعَل۪يمٌ
: le’alîmun
bilendir
surely, (is) All-Knowing
Lâm-ı Te'kid + İsim
Hac / 68
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
Sıfat
Hac / 70
تَعْلَمْ
: ta’lem
bilmez misin?
you know
Fiil
Hac / 70
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Hac / 71
عِلْمٌۜ
: ‘ilm(un)
bir bilgileri
any knowledge
İsim
Hac / 76
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Mü’minûn / 51
عَل۪يمٌۜ
: ‘alîm(un)
bilmekteyim
All-Knower
İsim
Mü’minûn / 84
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
biliyor
know
Fiil + Zamir
Mü’minûn / 88
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
biliyor
know
Fiil + Zamir
Mü’minûn / 92
عَالِمِ
: ‘âlimi
(O) bilir
Knower
İsim
Mü’minûn / 96
اَعْلَمُ
: a’lemu
biliyoruz
know best
İsim
Mü’minûn / 114
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilseydiniz
knew
Fiil + Zamir
Nûr / 15
عِلْمٌ
: ‘ilmun
bilgi(niz)
any knowledge
İsim
Nûr / 18
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Nûr / 19
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nûr / 19
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmezsiniz
know
Fiil + Zamir
Nûr / 21
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Nûr / 25
وَيَعْلَمُونَ
: ve ya’lemûne
ve onlar bilirler
and they will know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Nûr / 28
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Nûr / 29
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Nûr / 31
لِيُعْلَمَ
: li-yu’leme
bilinmesi için
to make known
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Nûr / 32
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
(her şeyi) bilendir
All-Knowing
Sıfat
Nûr / 33
عَلِمْتُمْ
: ‘alimtum
bilirseniz
you know
Fiil + Zamir
Nûr / 35
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilir
(is) All-Knower
Sıfat
Nûr / 41
عَلِمَ
: ‘alime
bilir
knows
Fiil
Nûr / 41
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilmektedir
(is) All-Knower
Sıfat
Nûr / 58
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Nûr / 59
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Nûr / 60
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Nûr / 63
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
Allah knows
Fiil
Nûr / 64
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Nûr / 64
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Furkân / 1
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil’-âlemîne
alemlere
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Furkân / 6
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilen
knows
Fiil
Furkân / 42
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bileceklerdir
will know
Fiil + Zamir
Şu’arâ / 16
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 23
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 34
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilen
learned
Sıfat
Şu’arâ / 37
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
bilgin
learned
Sıfat
Şu’arâ / 38
مَعْلُومٍۙ
: ma’lûm(in)
belli
well-known
İsim
Şu’arâ / 47
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 49
عَلَّمَكُمُ
: ‘allemekumu
size öğreten
has taught you
Fiil + Zamir
Şu’arâ / 49
تَعْلَمُونَۜ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Şu’arâ / 77
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 98
الْعَالَم۪ينَ
: l’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 109
الْعَالَم۪ينَۚ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 112
عِلْم۪ي
: ‘ilmî
ben bilmem
(do) I know
İsim + Zamir
Şu’arâ / 127
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 132
تَعْلَمُونَۚ
: ta’lemûn(e)
bildiğiniz
you know
Fiil + Zamir
Şu’arâ / 145
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 155
مَعْلُومٍۚ
: ma’lûm(in)
belli
known
İsim
Şu’arâ / 164
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 165
الْعَالَم۪ينَۙ
: l’âlemîn(e)
alemlerin
the worlds
İsim
Şu’arâ / 180
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 188
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
Sıfat
Şu’arâ / 192
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Şu’arâ / 197
يَعْلَمَهُ
: ya’lemehu
onu bilmesi
know it
Fiil + Zamir
Şu’arâ / 197
عُلَمٰٓؤُ۬ا
: ‘ulemâu
bilginlerinin
(the) scholars
İsim
Şu’arâ / 220
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Şu’arâ / 227
وَسَيَعْلَمُ
: ve seya’lemu
ve yakında bileceklerdir
And will come to know
Bağlaç + Gelecek Zaman Eki + Fiil
Neml / 6
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
(herşeyi) bilen
the All-Knower
Sıfat
Neml / 8
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Neml / 15
عِلْمًاۚ
: ‘ilmâ(en)
bir ilim
knowledge
İsim
Neml / 16
عُلِّمْنَا
: ‘ullimnâ
bize öğretildi
We have been taught
Fiil + Zamir
Neml / 25
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilen
and knows
Bağlaç + Fiil
Neml / 40
عِلْمٌ
: ‘ilmun
bir ilim
(was) knowledge
İsim
Neml / 42
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Neml / 44
الْعَالَم۪ينَ۟
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Neml / 52
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilen
who know
Fiil + Zamir
Neml / 61
يَعْلَمُونَۜ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Neml / 65
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez
knows
Fiil
Neml / 66
عِلْمُهُمْ
: ‘ilmuhum
onların bilgileri
their knowledge
İsim + Zamir
Neml / 74
لَيَعْلَمُ
: leya’lemu
bilir
surely knows
Lâm-ı Te'kid + Fiil
Neml / 78
الْعَل۪يمُۚ
: l-’alîm(u)
hakkiyle bilendir
the All-Knower
Sıfat
Neml / 84
عِلْمًا
: ‘ilmen
ilmen
(in) knowledge
İsim
Kasas / 13
وَلِتَعْلَمَ
: ve li-ta’leme
ve bilmesi için
and that she would know
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Kasas / 13
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Kasas / 14
وَعِلْمًاۜ
: ve ’ilmâ(en)
ve ilim
and knowledge
Bağlaç + İsim
Kasas / 30
الْعَالَم۪ينَۙ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Kasas / 37
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi biliyor
knows best
Sıfat
Kasas / 38
عَلِمْتُ
: ‘alimtu
bilmiyorum
I know
Fiil + Zamir
Kasas / 50
فَاعْلَمْ
: fa’lem
bil ki
then know
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Kasas / 56
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
İsim
Kasas / 57
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Kasas / 69
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Kasas / 75
فَعَلِمُٓوا
: fe’alimû
bilirler ki
Then they will know
İsti'nafiye Edatı + Fiil + Zamir
Kasas / 78
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bir bilgi
(of) knowledge
İsim
Kasas / 78
يَعْلَمْ
: ya’lem
bilmedi mi ki
he know
Fiil
Kasas / 80
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Kasas / 85
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilir
(is) most knowing
Sıfat
Ankebût / 3
فَلَيَعْلَمَنَّ
: fe-leya’lemenna
elbette bilecektir
And Allah will surely make evident
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Ankebût / 3
وَلَيَعْلَمَنَّ
: ve leya’lemenne
ve bilecektir
and He will surely make evident
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Ankebût / 5
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Ankebût / 6
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler-
the worlds
İsim
Ankebût / 8
عِلْمٌ
: ‘ilmun
bilgin
any knowledge
İsim
Ankebût / 10
بِاَعْلَمَ
: bi-a’leme
daha iyi bilen
most knowing
Harf-i Cer + İsim
Ankebût / 10
الْعَالَم۪ينَ
: l’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Ankebût / 11
وَلَيَعْلَمَنَّ
: ve leya’lemenna
ve elbette bilir
And Allah will surely make evident
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Ankebût / 11
وَلَيَعْلَمَنَّ
: ve leya’lemenne
ve elbette bilir
And He will surely make evident
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Ankebût / 15
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
for the worlds
Harf-i Cer + İsim
Ankebût / 16
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
biliyor(lar)
know
Fiil + Zamir
Ankebût / 28
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler-
the worlds
İsim
Ankebût / 32
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi biliriz
know better
İsim
Ankebût / 41
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilseler
know
Fiil + Zamir
Ankebût / 42
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Ankebût / 43
الْعَالِمُونَ
: l-’âlimûn(e)
bilenlerden
those of knowledge
İsim
Ankebût / 45
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Ankebût / 49
الْعِلْمَۜ
: l-’ilm(e)
bilgi
the knowledge
İsim
Ankebût / 52
يَعْلَمُ
: ya’lemu
O bilir
He knows
Fiil
Ankebût / 60
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Ankebût / 62
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Ankebût / 64
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
biliyor(lar)
know
Fiil + Zamir
Ankebût / 66
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will know
Fiil + Zamir
Rûm / 6
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Rûm / 7
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilirler
They know
Fiil + Zamir
Rûm / 22
لِلْعَالِم۪ينَ
: lil-’âlimîn(e)
bilenler için
for those of knowledge
Harf-i Cer + İsim
Rûm / 29
عِلْمٍۚ
: ‘ilm(in)
bilgi(leri)
knowledge
İsim
Rûm / 30
يَعْلَمُونَۗ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Rûm / 34
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Rûm / 54
الْعَل۪يمُ
: l-’alîmu
bilendir
(is) the All-Knower
İsim
Rûm / 56
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Rûm / 56
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmiyor(lar)
knowing
Fiil + Zamir
Rûm / 59
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmeyen(lerin)
know
Fiil + Zamir
Lokman / 6
عِلْمٍۙ
: ‘ilmin
bilgisi
knowledge
İsim
Lokman / 15
عِلْمٌ
: ‘ilmun
bilgin
any knowledge
İsim
Lokman / 20
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgisi
knowledge
İsim
Lokman / 23
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) the All-Knower
Sıfat
Lokman / 25
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Lokman / 34
عِلْمُ
: ‘ilmu
bilgisi
(is the) knowledge
İsim
Lokman / 34
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and knows
Bağlaç + Fiil
Lokman / 34
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Secde / 2
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Secde / 6
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilen
(is the) Knower
İsim
Secde / 17
تَعْلَمُ
: ta’lemu
bilemez
knows
Fiil
Ahzâb / 1
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knower
İsim
Ahzâb / 5
تَعْلَمُٓوا
: ta’lemû
bilmiyorsanız
you know
Fiil + Zamir
Ahzâb / 18
يَعْلَمُ
: ya’lemu
biliyor
Allah knows
Fiil
Ahzâb / 40
عَل۪يمًا۟
: ‘alîmâ(n)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Ahzâb / 50
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
biz biliyoruz
We know
Fiil + Zamir
Ahzâb / 51
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Ahzâb / 51
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knower
Sıfat
Ahzâb / 54
عَل۪يمًا
: ‘alîmâ(n)
bilmektedir
All-Knower
Sıfat
Ahzâb / 63
عِلْمُهَا
: ‘ilmuhâ
onun bilgisi
its knowledge
İsim + Zamir
Sebe’ / 2
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Sebe’ / 3
عَالِمِ
: ‘âlimi
bilen
(He is the) Knower
İsim
Sebe’ / 6
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Sebe’ / 14
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilseler
known
Fiil + Zamir
Sebe’ / 21
لِنَعْلَمَ
: li-na’leme
(ayırd edip) bilelim diye
that We (might) make evident
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Sebe’ / 26
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knowing
Sıfat
Sebe’ / 28
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Sebe’ / 36
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Sebe’ / 48
عَلَّامُ
: ‘allâmu
bilendir
(the) All-Knower
Sıfat
Fâtır / 8
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
biliyor
(is) All-Knower
Sıfat
Fâtır / 11
بِعِلْمِه۪ۜ
: bi-’ilmih(i)
O\nun bilgisi
with His knowledge
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Fâtır / 28
الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ
: l-’ulemâ(u)
bilginler
those who have knowledge
İsim
Fâtır / 38
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilendir
(is the) Knower
İsim
Fâtır / 38
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is the) All-Knower
İsim
Fâtır / 44
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knower
İsim
Yâsîn / 16
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir ki
knows
Fiil
Yâsîn / 26
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bilseydi
knew
Fiil + Zamir
Yâsîn / 36
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmedikleri
they know
Fiil + Zamir
Yâsîn / 38
الْعَل۪يمِۜ
: l’alîm(i)
ve bilenin
the All-Knowing
Sıfat
Yâsîn / 69
عَلَّمْنَاهُ
: ‘allemnâhu
biz ona öğretmedik
We taught him
Fiil + Zamir + Zamir
Yâsîn / 76
نَعْلَمُ
: na’lemu
biliyoruz
[We] know
Fiil
Yâsîn / 79
عَل۪يمٌۙ
: ‘alîm(un)
bilir
All-Knower
Sıfat
Yâsîn / 81
الْعَل۪يمُ
: l’alîm(u)
çok bilen
the All-Knower
Sıfat
Sâffât / 41
مَعْلُومٌۙ
: ma’lûm(un)
bilinen
determined
İsim
Sâffât / 79
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Sâffât / 87
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Sâffât / 158
عَلِمَتِ
: ‘alimeti
bilmişlerdir
know
Fiil
Sâffât / 164
مَعْلُومٌ
: ma’lûm(un)
bilinen
known
İsim
Sâffât / 170
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will know
Fiil + Zamir
Sâffât / 182
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Sâd / 69
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgi(m)
knowledge
İsim
Sâd / 81
الْمَعْلُومِ
: l-ma’lûm(i)
bilinen
well-known
İsim
Sâd / 87
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
bütün alemlere
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Sâd / 88
وَلَتَعْلَمُنَّ
: ve leta’lemunne
gayet iyi bileceksiniz
And surely you will know
Bağlaç + Lâm-ı Te'kid + Fiil + Nûn-u Te'kid
Zümer / 7
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) the All-Knower
İsim
Zümer / 9
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilen(lerle)
know
Fiil + Zamir
Zümer / 9
يَعْلَمُونَۜ
: ya’lemûn(e)
bilmeyen(ler)
know
Fiil + Zamir
Zümer / 26
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilselerdi
knew
Fiil + Zamir
Zümer / 29
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Zümer / 39
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Zümer / 46
عَالِمَ
: ‘âlime
bilen
Knower
İsim
Zümer / 49
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilgi(m)
knowledge
İsim
Zümer / 49
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Zümer / 52
يَعْلَمُٓوا
: ya’lemû
bilmediler
they know
Fiil + Zamir
Zümer / 70
اَعْلَمُ
: a’lemu
en iyi bilendir
(is the) Best-Knower
İsim
Zümer / 75
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Mü’min / 2
الْعَل۪يمِۙ
: l-’alîm(i)
alim (herşeyi en iyi bilen)
the All-Knower
Sıfat
Mü’min / 7
وَعِلْمًا
: ve ’ilmen
ve bilgi ile
and knowledge
Bağlaç + İsim
Mü’min / 19
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Mü’min / 42
عِلْمٌۘ
: ‘ilmun
bilgim
any knowledge
İsim
Mü’min / 57
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Mü’min / 64
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Mü’min / 65
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Mü’min / 66
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Mü’min / 70
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will know
Fiil + Zamir
Mü’min / 83
الْعِلْمِ
: l-’ilmi
bilgi-
the knowledge
İsim
Fussilet / 3
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bilen
(who) know
Fiil + Zamir
Fussilet / 9
الْعَالَم۪ينَۚ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Fussilet / 12
الْعَل۪يمِ
: l-’alîm(i)
bilenin
the All-Knower
Sıfat
Fussilet / 22
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez
know
Fiil
Fussilet / 36
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Fussilet / 47
عِلْمُ
: ‘ilmu
bilgisi
(the) knowledge
İsim
Fussilet / 47
بِعِلْمِه۪ۜ
: bi-’ilmih(i)
O\nun bilgisi
with His knowledge
Harf-i Cer + İsim + Zamir
Şûrâ / 12
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Şûrâ / 14
الْعِلْمُ
: l-’ilmu
ilim
the knowledge
İsim
Şûrâ / 18
وَيَعْلَمُونَ
: ve ya’lemûne
ve bilirler
and know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Şûrâ / 24
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Şûrâ / 25
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and He knows
Bağlaç + Fiil
Şûrâ / 32
كَالْاَعْلَامِۜ
: kel-a’lâm(i)
dağlar gibi
like [the] mountains
Harf-i Cer + İsim
Şûrâ / 35
وَيَعْلَمَ
: ve ya’leme
ve bilsinler
And may know
Bağlaç + Fiil
Şûrâ / 50
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Zuhruf / 9
الْعَل۪يمُۙ
: l-’alîm(u)
çok bilen
the All-Knower
Sıfat
Zuhruf / 20
عِلْمٍۗ
: ‘ilm(in)
bilgileri
knowledge
İsim
Zuhruf / 46
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Zuhruf / 61
لَعِلْمٌ
: le-’ilmun
ilmidir
surely (is) a knowledge
Lâm-ı Te'kid + İsim
Zuhruf / 84
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Zuhruf / 85
عِلْمُ
: ‘ilmu
bilgisi
(is the) knowledge
İsim
Zuhruf / 86
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilerek
know
Fiil + Zamir
Zuhruf / 89
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bileceklerdir
they will know
Fiil + Zamir
Duhân / 6
الْعَل۪يمُۙ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Duhân / 14
مُعَلَّمٌ
: mu’allemun
öğretilmiştir
One taught
İsim
Duhân / 32
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bir bilgiye
knowledge
İsim
Duhân / 32
الْعَالَم۪ينَۚ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Duhân / 39
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmiyorlar
know
Fiil + Zamir
Câsiye / 9
عَلِمَ
: ‘alime
öğrendiği
he knows
Fiil
Câsiye / 16
الْعَالَم۪ينَۚ
: l-’âlemîn(e)
alemler
the worlds
İsim
Câsiye / 17
الْعِلْمُۙ
: l-’ilmu
bilgi
the knowledge
İsim
Câsiye / 18
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmeyen(lerin)
know
Fiil + Zamir
Câsiye / 23
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bir bilgi-
knowingly
İsim
Câsiye / 24
عِلْمٍۚ
: ‘ilm(in)
bilgileri
knowledge
İsim
Câsiye / 26
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Câsiye / 36
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
bütün alemlerin
(of) the worlds
İsim
Ahkâf / 4
عِلْمٍ
: ‘ilmin
bilgi-
knowledge
İsim
Ahkâf / 8
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
İsim
Ahkâf / 23
الْعِلْمُ
: l-’ilmu
bilgi
the knowledge
İsim
Muhammed / 16
الْعِلْمَ
: l-’ilme
bilgi
the knowledge
İsim
Muhammed / 19
فَاعْلَمْ
: fa’lem
bil ki
So know
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Muhammed / 19
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Muhammed / 26
يَعْلَمُ
: ya’lemu
biliyor
knows
Fiil
Muhammed / 30
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Muhammed / 31
نَعْلَمَ
: na’leme
bilinceye
We make evident
Fiil
Fetih / 4
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
(is) All-Knower
İsim
Fetih / 18
فَعَلِمَ
: fe-’alime
bildi
and He knew
Bağlaç + Fiil
Fetih / 25
تَعْلَمُوهُمْ
: ta’lemûhum
bilmeyerek
you knew them
Fiil + Zamir + Zamir
Fetih / 25
عِلْمٍۚ
: ‘ilm(in)
bilginiz
knowledge
İsim
Fetih / 26
عَل۪يمًا۟
: ‘alîmâ(n)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Fetih / 27
فَعَلِمَ
: fe’alime
böylece bildi
But He knew
İsti'nafiye Edatı + Fiil
Fetih / 27
تَعْلَمُوا
: ta’lemû
sizin bilmediğiniz
you knew
Fiil + Zamir
Hucurât / 1
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Hucurât / 7
وَاعْلَمُٓوا
: va’lemû
ve bilin ki
And know
Bağlaç + Fiil + Zamir
Hucurât / 8
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Hucurât / 13
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Hucurât / 16
اَتُعَلِّمُونَ
: etu’allimûna
siz mi öğreteceksiniz?
Will you acquaint
Soru Eki + Fiil + Zamir
Hucurât / 16
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Hucurât / 16
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Hucurât / 18
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Kâf / 4
عَلِمْنَا
: ‘alimnâ
biz bilmişizdir
We know
Fiil + Zamir
Kâf / 16
وَنَعْلَمُ
: ve na’lemu
ve biliriz
and We know
Bağlaç + Fiil
Kâf / 45
اَعْلَمُ
: a’lemu
biliyoruz
know best
İsim
Zâriyât / 28
عَل۪يمٍ
: ‘alîm(in)
bilgin
learned
Sıfat
Zâriyât / 30
الْعَل۪يمُ
: l-’alîm(u)
bilendir
the All-Knower
Sıfat
Tûr / 47
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Necm / 5
عَلَّمَهُ
: ‘allemehu
onu öğretti
Has taught him
Fiil + Zamir
Necm / 28
عِلْمٍۜ
: ‘ilm(in)
bilgileri
knowledge
İsim
Necm / 30
الْعِلْمِۜ
: l-’ilm(i)
bilgi-
knowledge
İsim
Necm / 30
اَعْلَمُ
: a’lemu
iyi bilir
knows best
İsim
Necm / 30
اَعْلَمُ
: a’lemu
iyi bilir
knows best
İsim
Necm / 32
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing about you
İsim
Necm / 32
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
knows best
İsim
Necm / 35
عِلْمُ
: ‘ilmu
bilgisi
(the) knowledge
İsim
Kamer / 26
سَيَعْلَمُونَ
: se-ya’lemûne
onlar bilecekler
They will know
Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Rahmân / 2
عَلَّمَ
: ‘alleme
öğretti
He taught
Fiil
Rahmân / 4
عَلَّمَهُ
: ‘allemehu
ona öğretti
He taught him
Fiil + Zamir
Rahmân / 24
كَالْاَعْلَامِۚ
: kel-a’lâm(i)
koca dağlar gibi
like mountains
Harf-i Cer + İsim
Vâkı’a / 50
مَعْلُومٍ
: ma’lûm(in)
belli
well-known
İsim
Vâkı’a / 61
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilmediğiniz
you know
Fiil + Zamir
Vâkı’a / 62
عَلِمْتُمُ
: ‘alimtumu
bildiniz
you know
Fiil + Zamir
Vâkı’a / 76
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûne
bilirseniz
you know
Fiil + Zamir
Vâkı’a / 80
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Hadîd / 3
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
All-Knower
Sıfat
Hadîd / 4
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Hadîd / 6
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knower
İsim
Hadîd / 17
اِعْلَمُٓوا
: i’lemû
biliniz ki
Know
Fiil + Zamir
Hadîd / 20
اِعْلَمُٓوا
: i’lemû
bilin ki
Know
Fiil + Zamir
Hadîd / 25
وَلِيَعْلَمَ
: ve li-ya’lema
ve bilsin diye
and so that Allah may make evident
Bağlaç + Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Hadîd / 29
يَعْلَمَ
: ya’leme
bilsinler
may know
Fiil
Mücâdele / 7
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Mücâdele / 7
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knower
Sıfat
Mücâdele / 11
الْعِلْمَ
: l-’ilme
ilim
the knowledge
İsim
Mücâdele / 14
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bilerek
know
Fiil + Zamir
Haşr / 16
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Haşr / 22
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilir
(the) All-Knower
İsim
Mümtehine / 1
اَعْلَمُ
: a’lemu
bilirim
most knowing
İsim
Mümtehine / 10
اَعْلَمُ
: a’lemu
daha iyi bilir
(is) most knowing
İsim
Mümtehine / 10
عَلِمْتُمُوهُنَّ
: ‘alimtumûhunne
anlarsanız
you know them
Fiil + Zamir + Zamir
Mümtehine / 10
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
İsim
Saff / 5
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûne
biliyorsunuz
you know
Fiil + Zamir
Saff / 11
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûn(e)
biliyor(lar)
know
Fiil + Zamir
Cum’a / 2
وَيُعَلِّمُهُمُ
: ve yu’allimuhumu
ve onlara öğreten
and teaching them
Bağlaç + Fiil + Zamir
Cum’a / 7
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is) All-Knowing
İsim
Cum’a / 8
عَالِمِ
: ‘âlimi
bilen\e
(the) All-Knower
İsim
Cum’a / 9
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilirseniz
know
Fiil + Zamir
Münâfikûn / 1
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir (ki)
knows
Fiil
Münâfikûn / 8
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilmezler
know
Fiil + Zamir
Teğâbun / 4
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
He knows
Fiil
Teğâbun / 4
وَيَعْلَمُ
: ve ya’lemu
ve bilir
and He knows
Bağlaç + Fiil
Teğâbun / 4
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilendir
(is) All-Knowing
İsim
Teğâbun / 11
عَل۪يمٌ
: ‘alîm(un)
bilendir
(is) All-Knowing
İsim
Teğâbun / 18
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilendir
(The) Knower
İsim
Talâk / 12
لِتَعْلَمُٓوا
: li-ta’lemû
bilesiniz diye
that you may know
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil + Zamir
Talâk / 12
عِلْمًا
: ‘ilmâ(n)
bilgice
(in) knowledge
İsim
Tahrîm / 2
الْعَل۪يمُ
: l-’alîmu
bilendir
(is) the All-Knower
İsim
Tahrîm / 3
الْعَل۪يمُ
: l-’alîmu
bilen
the All-Knower
İsim
Mülk / 13
عَل۪يمٌ
: ‘alîmun
bilir
(is the) All-Knower
İsim
Mülk / 14
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez mi?
know
Fiil
Mülk / 17
فَسَتَعْلَمُونَ
: fe-seta’lemûne
bileceksiniz
Then you would know
İsti'nafiye Edatı + Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Mülk / 26
الْعِلْمُ
: l-’ilmu
bilgi
the knowledge
İsim
Mülk / 29
فَسَتَعْلَمُونَ
: feseta’lemûne
yakında bileceksiniz
So you will know
İsti'nafiye Edatı + Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Kalem / 7
اَعْلَمُ
: a’lemu
en iyi bilen
(is) most knowing
İsim
Kalem / 7
اَعْلَمُ
: a’lemu
en iyi bilen
(is) most knowing
İsim
Kalem / 33
يَعْلَمُونَ۟
: ya’lemûn(e)
bilseler
know
Fiil + Zamir
Kalem / 44
يَعْلَمُونَۙ
: ya’lemûn(e)
bilmedikleri
they know
Fiil + Zamir
Kalem / 52
لِلْعَالَم۪ينَ
: lil-’âlemîn(e)
alemler için
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Hâkka / 43
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
Hâkka / 49
لَنَعْلَمُ
: lena’lemu
elbette biliyoruz
surely know
Lâm-ı Te'kid + Fiil
Me’âric / 24
مَعْلُومٌۙ
: ma’lûm(un)
belli
known
Sıfat
Me’âric / 39
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûn(e)
bildikleri
they know
Fiil + Zamir
Nûh / 4
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûn(e)
bilenlerden
know
Fiil + Zamir
Cin / 24
فَسَيَعْلَمُونَ
: fe-seya’lemûne
bileceklerdir
then they will know
Sonuç Edatı + Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Cin / 26
عَالِمُ
: ‘âlimu
bilendir
(The) All-Knower
İsim
Cin / 28
لِيَعْلَمَ
: li-ya’leme
bilsin diye
That He may make evident
Ta'lîl (Sebep) Edatı + Fiil
Müzzemmil / 20
يَعْلَمُ
: ya’lemu
biliyor
knows
Fiil
Müzzemmil / 20
عَلِمَ
: ‘alime
bildi
He knows
Fiil
Müzzemmil / 20
عَلِمَ
: ‘alime
bilmiştir
He knows
Fiil
Müddessir / 31
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez
knows
Fiil
İnsan / 30
عَل۪يمًا
: ‘alîmen
bilendir
All-Knower
İsim
Mürselât / 22
مَعْلُومٍۙ
: ma’lûm(in)
belirli
known
Sıfat
Nebe’ / 4
سَيَعْلَمُونَۙ
: seya’lemûn(e)
yakında bilecekler
(soon) they will know
Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Nebe’ / 5
سَيَعْلَمُونَ
: seya’lemûn(e)
yakında bilecekler
(soon) they will know
Gelecek Zaman Eki + Fiil + Zamir
Tekvîr / 14
عَلِمَتْ
: ‘alimet
bilir
Will know
Fiil
Tekvîr / 27
لِلْعَالَم۪ينَۙ
: lil-’âlemîn(e)
alemlere
to the worlds
Harf-i Cer + İsim
Tekvîr / 29
الْعَالَم۪ينَ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
İnfitâr / 5
عَلِمَتْ
: ‘alimet
bilir
Will know
Fiil
İnfitâr / 12
يَعْلَمُونَ
: ya’lemûne
bilirler
They know
Fiil + Zamir
Mutaffifîn / 6
الْعَالَم۪ينَۜ
: l-’âlemîn(e)
alemlerin
(of) the worlds
İsim
İnşikâk / 23
اَعْلَمُ
: a’lemu
biliyor
(is) most knowing
İsim
A’lâ / 7
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilir
knows
Fiil
Alak / 4
عَلَّمَ
: ‘alleme
öğretti
taught
Fiil
Alak / 5
عَلَّمَ
: ‘alleme
öğretti
Taught
Fiil
Alak / 5
يَعْلَمْۜ
: ya’lem
bilmediği
he knew
Fiil
Alak / 14
يَعْلَمْ
: ya’lem
bilmedi mi (o)?
he know
Fiil
Âdiyât / 9
يَعْلَمُ
: ya’lemu
bilmez mi?
he know
Fiil
Tekâsür / 3
تَعْلَمُونَۙ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Tekâsür / 4
تَعْلَمُونَۜ
: ta’lemûn(e)
bileceksiniz
you will know
Fiil + Zamir
Tekâsür / 5
تَعْلَمُونَ
: ta’lemûne
bilseydiniz
you know
Fiil + Zamir
Tekâsür / 5
عِلْمَ
: ‘ilme
bilgi ile
(with) a knowledge
İsim



Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.